• BIST 83.675
  • Altın 250,181
  • Dolar 6,1048
  • Euro 6,8129
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 27 °C
  • Ankara 19 °C

Fark Ettirilmeden Uygulanan Dejenerasyon

Yasir Polat

Yaşadığımız dönem ve bir önce ki yüzyıl, halk olarak çalkantıların yanı sıra gençliğimizin yaşadığı buhran ve içinde bulunduğu araf günbegün daha da büyüyor. Oysaki genç nüfusu bakımından dünyanın en kalabalık ülkelerinden biriyiz. Bu genç kitle dini, kültürel ve ahlaki açıdan sağlıklı kanalize edilirse kendileri ile birlikte ülkelerini de çağlar üstüne çıkarabilecek bir sermaye haline gelirler.

Bugün gelinen nokta da görüldüğü kadarıyla gençliğimiz üzerine müthiş oyunlar oynanmakta. Kendi değerlerinden koparılma, dejenere etme ve dinsizleştirme planları eş zamanlı olarak icra edilmekte. Türkiye de uygulanmakta olan toplumsal mühendisliğin ana silahları; futbol, arabesk müzik, diziler, şans oyunları, pop star yarışmaları, para ve maddi kaynak dağıtan yarışma programları ve en önemlisi lüks hayat özentisi, buna bağlı olarak alış veriş hastalığı ve sürekli bir tüketim sevdası… Harcama, doymama hastalıkları da getirisi… Bunlar milli ve kültürel değerlerimizi zaman ile birlikte bilinçaltı psikolojisinin yardımı ile yok ediyor. Bizim değerlerimizi ve kültürümüzü yok edip yerine kendi istedikleri gibi yaşayan bir ülke üretmektir amaçladıkları, kısmen de olsa başarmış sayılırlar. Bu da onların istediklerini almak, yemek ve yaşamak anlamına geliyor.
Bu şekilde yapılan bir çalışma sonucu, kökünü unutan, zayıflatılmış, hafıza kaybı geçirmiş bir genç nesil demektir ki o da faciadan başka bir şey getirmez.

Bunların hepsi bir kenara demek elbette ki doğru değildir. Ancak öncelik sıralarına göre irdeleyip düşünmek daha doğru olur. Ve yukarı da saydığımız unsur ve etkilerinden daha ehemmiyetli olanı, toplumun çekirdeği olan ailedir. Bu toplumsal mühendisliğin saldırı cephelerine karşın doğru bir savunma taktiği üretilmezse eğer, ailede kuşaklar arasında çatışma çıkarmak, aile içi gerilimi artırmak, gençlerin aile büyüklerinden şikâyetçi olmasını sağlamak gibi hastalıkların daha da artıp, öksünmeden çoğaldığını göreceğizdir… Buda, aile içi güveni sarsacağı gibi sevgi ve saygıyı da yitirtecektir. Pervası olmayan bir nesil türeyecektir. Toplumun yapı taşı olan bu kurum yitirildiğinde, toplum namına bir şey kalmayacaktır.
Ve tüm bu psikolojik saldırıların etkileri tarumar edilmiş, harabe bir beden veya bedenler topluluğu olacaktır.
Değerler sistemi bozulan, Geleceğinden endişe duyan, kendine güvenmeyen, zahmetsiz rahmet peşinde olan, akıllı telefon ve bilgisayar mahkumu, arkadaşı olmayan, iletişim sorunları yaşayan, birbirine güvenmeyen, ruhsal sarsıntılar geçiren ve bunlara bağlı olarak uyuşturucu ve eğlence kültürünü kendisine uydu haline getiren bir birey veya topluluk türeyecektir.

Eğer kendimize gelmez isek!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr