• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Fazilet ve Marifet Abidesi: Mehmet Akif (1883-1936

Ahmet İNAN

27 Aralık’ta düzenlenen etkinliklerle vatan şairi Mehmet Akif  rahmet ve minnetle anıldı. Akif, Batılıların Osmanlı’yı hasta adam ilan ettiği ve bu görüşün dönemin devlet adamlarına ve aydınlarına uğursuz bir hastalık gibi bulaştığı bir dönemde doğdu. Daha küçük yaşlarda önemli bir dini eğitim almıştır. Çocukluğunda Doğu klasiklerinden Mesnevi, Hafız Divanı, Gülistan, Leyla ile Mecnun (Fuzuli); Batı klasiklerinden Victor Hugo, Lamartine, Zola, Daudet okudu.  Bediüzzaman Hazretlerine Rüyada Bir Hitabe'de, "Ey felaket ve helaket asrının adamı!" diye hitap ediliyor. Gerçekten o asır  felaket ve helaket asrıydı. Osmanlı, Batı tarafından dişleri ve tırnakları çekilmiş yaşlı bir aslan muamelesi görüyordu. Avrupa, Afrika ve Ortadoğudaki taprakları üzerinde işgalci kapitalist ülkelerin emelleri Birinci Dünya Savaşının patlak vermesiyle kendisini açıkça göstermiştir.
 
Akif doğruluk, samimiyet, ahde vefa, haksızlık karşısında susmamak, ilimlere gönülden bağlanmak, merhametli ve metin olmak; cehalet, nefret ve zorbalıktan uzak kalmanın çok önemli bir örneğiydi. Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Akif isimli kitabında:
"Otuz üç senedir Mehmet Akif'in bir tek bayağı halini görmedim. Onun iç yüzüne baktığım vakit gökyüzüne, denize bakar gibi ferahlardım.  
 
 SAFAHAT’ın ASIM bölümünde Akif, yakın bir dostunun oğlu olan Asım’a nasihatlarda bulunur. Çünkü Asım ve arkadaşları, bir takım meselelerimizi kaba kuvvetle halledeceklerini sanan iyi niyetli fakat ilimden, irfandan uzak delikanlılardı. Akif, Asım’a: "Asım"der “Bu yol yanlıştır. Kaba kuvvetle meselelerimizi hal edemezsiniz. Milletlerin kalkınması için, iki temele dayanmaları gerekir: Bunlardan birisi fazilet, ötekisi marifettir. Fazilet bir milletin inancı, gelenekleri, görenekleri ve güzel sanatlarıdır. Marifet ise ilimdir, tekniktir. Biz, bu temellerden uzak yaşarken Berlin’de ilim adamları,  atomu parçlamaya çalışıyorl. Batı ilmi, atomu parçaladı mı bir damla kömürden namütenahi (sonsuz) güç elde edecekler. Siz de vatana hizmet etmek istiyorsanız, hemen Berlin’e gidip o ilmi öğrendikten sonra vatana döneceksiniz. Batının ilmini bize taşıyacaksanız. Bu şekilde millete hizmet etmiş olacaksınız. Yoksa bu kaba kuvvetle hiçbir netice alamazsınız.”  Asım, bu nasihatı aldıktan sonra  “Yarın akşam yola arkadaşlarla birlikte çıkacağız.”der. Akif de: “-Berhudar olun!” der. Asım Neslini görmek arzusuyla…
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr