• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 30 °C
  • Ankara 20 °C

FETÖ, Bâtınilik, İmam Gazali vs.

Bilal AKGÜL

FETÖ operasyonu derinleştikçe örgütün ahtapot gibi hayatın birçok alanına hâkim olan yapısı da gün yüzüne çıkıyor.

Bu veriler, korkunç yapılanma ile ilgili birçok gizemli özelliği ortaya çıkarırken, yapının kullandığı birçok İslami kavramın da olumsuz bir toplumsal algıya maruz kalmasına sebebiyet vermektedir.

Örgütle mücadele edilirken toplumsal birliğimizin, değerlerimizin çimentosu olan birçok kavramın da dejenere olmasının ciddi tahribatlara sebebiyet verebileceğini belirtmek isterim.

İmam Gazali’nin kendi döneminde bilhassa Bâtınilik ve felsefecilerle yaptığı ilmi mücadele bu anlamda üzerinde durulmaya değerdir.

Bâtınilik hareketi, 11. yy’da İslam dünyasında önemli tahribatlara sebebiyet vermiş, gözü kulakta olan dış saldırılara İslam dünyasını açık hale getirmiş, düşünsel durgunluğun ilk emarelerinin filizlenmesine etkide bulunmuştur.

Bu dönemde İslam dünyasında düşünsel akımlara rengini vermeye başlayan ve nerede ise ilmi çalışmaların merkezine yerleşen genelde Batı, özelde Yunan felsefesi, Gazali’nin sorunla ilgili çıkışı ile farklı bir mecra kazanmış ve hala günümüzde de etkisini belli bir oranda devam ettiren bir düşünce ekolünün gelişmesine vesile olmuştur.

Felsefenin kendi zamanındaki hâkimiyeti ile ilmi mücadeleye girişen Gazali, bu mücadelede önemli oranda başarı kazanmış ve toplumun o dönemde revaçta olan uç felsefe anlayışlarına ilgisinin azalmasına katkıda bulunmuştur.

Bunun geçmişten günümüze kadar birçok canlı örneğini vermek mümkündür.

Peki, o zaman sorun ne?

Sorun şu: Kendi dönemindeki şartlara ve soruna göre bir mücadele tarzı belirleyen, bir düşünsel yoğunlaşmaya giren âlimlerimizin bu çizgilerinin, tarzlarının zaman ve şartlar dikkate alınmadan, genelleştirilerek uzun süre devam ettirilmesi, değişen şartlar ve sorunlar dikkate alınmadan aynı usulün devam ettirilmesidir.

Kendi döneminde ciddi inanç problemlerine neden olabilecek ifrat düzeyindeki felsefi anlayışlarla mücadele, o dönem için elzem iken, sonraki dönemlerde bu mücadelenin felsefe ile topyekûn bir savaşa dönüşmesinin, İslam dünyasının düşünsel gelişimine ciddi bir darbe vurduğu kanaatindeyim.

Günümüzün Bâtınileriyle mücadeleye gelince…

Şüphesiz, her dönemde Kur’an-sünnet eksenini saptırmaya çalışan, batıl anlayışların vücuda sızmasına neden olan hareketler olmuştur. Bundan sonra da olacaktır.

Bu ve benzeri sapkın anlayışlarla mücadele edilirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, mücadelenin İslam’ın temel kavramları ve şiarları ile ilgili olumsuz bir algının oluşmamasına dikkat edilmesidir. Sapkın anlayışı ifşa ederken, asli kavramların yozlaştırılmamasıdır.

Genelde ilgi çekmek ve sempati uyandırmak için Kur’ani kavramları ve peygamberimizin uygulamalarını, slogan düzeyinde de olsa, merkeze koyan bu sapkın anlayışlar, çoğu kere pirinçle taşın karışmasına sebebiyet vermektedirler. Bunlarla mücadele edilirken pirinçle taşı ayırmaya özen göstermemek, toplumun İslam algısını olumsuz etkileyecektir.

FETÖ ile mücadele edilirken temel İslami kavramlar olan cemaat, hizmet, himmet, infak, tebliğ vb kavramların toplum nezdinde olumsuz bir algı oluşturmaması için azami özen gösterilmeli, ıslah amaçlı toplumsal organizasyonlara karşı ön yargı oluşturacak bir dilden uzak durulmalıdır.

Bu konuda başta Diyanet olmak üzere, tüm toplumsal kesimlere önemli görevler düştüğü kanaatindeyim.

Yeni Türkiye’nin birçok konuda olduğu gibi düşünsel atılımda da atak yaptığı bir dönemde, çok rahat bir şekilde bazı temel İslami kavramlara olumsuz bir anlam yüklenilmesi, önümüzdeki dönemin en çok risk teşkil eden, hassas olunması gereken konularından biridir.

Aksi durumda İmam Gazali’nin kendi döneminde uç felsefi anlayışlarla haklı olarak yaptığı mücadelenin çok farklı mecralara kaymasının benzeri sonuçlarla karşılaşmamız işten bile değildir.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr