• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

Fetö İle İmtihanımız

Adem Ballı

Şu dünya hayatında çeşitli şekillerde Rabbimiz bizleri imtihan eder. Sabrımızı ölçer; doğru yolda Sebat edip etmeyeceğimizi belirlemek adına başımıza çeşitli musibetler, hastalıklar gönderir. Kimimizi canıyla, kimimizin malıyla. Kimimizi evladıyla imtihan eder.

 İmtihan olgusunun insanoğlunun şu hayattaki en önemli varoluş sebebi olduğunu biliyor ve biz buna inanıyoruz. Ümmet olarak birkaç asırdan beridir çeşitli şekillerde saldırılara uğramakta ve aynı zamanda zulümlere maruz kalmaktayız.

 İslam ümmetinin hangi coğrafyasına bakarsanız bakın çeşitli şekillerde imtihanın olduğunu göreceksiniz. Afrika'ya baksanız zulmün adı açlıktır, sömürgedir. Ortadoğu’ya baksanız kandır gözyaşıdır.

İmtihanda olduğunun bilincinde olarak yaşamak insana birçok artı değer katar. Bir kere imtihanda olduğunu bilmek Allah her daim hatırda tutuluyor demektir. Allah'ı her daim aklında tutan bir zihin diridir, canlıdır, uyanıktır. Her türlü insi ve cinni şeytanlara karşı mücadele içindedir. Şeytan'ın en sevdiği Müslüman tiplemesi imtihanda olduğunu unutan Müslümanın tiplemesidir. Çünkü imtihanda olduğunu unutan Bir Müslüman her daim  gaflet içerisindedir.

Evet, Ümmet olarak bölünmüş, parçalanmış olsak da bu halimizle bile küffarın gözünde korkulacak durumdayız. Çünkü küffar bilir ki Müslümanın azı ya da çoğu değil inancı durduğu müddetçe kendisi için her zaman potansiyel bir güçtür.

 Bu yüzden olmalıdır ki ümmet coğrafyasında başını kaldıran her halka bir şekilde sopa indirir ve onun tekrar yere düşmesini sağlar. Ülkemizde defaatle gördüğümüz bir durumdan bahsediyorum. Bizler ta Abdülhamid’den bu yana çeşitli darbelere uğramış, dışarıdan güdümlü işbirlikçilerin eliyle birçok ihanete uğramışız. İttihat ve Terakki'nin yaptıklarını hatırlayın.

En son yaşadığımız ve Fetö ihanet şebekesinin gerçekleştirmeye çalıştığı darbe bu saldırıların son halkasıdır.

Elbette bu saldırılar devam edecektir Mühim olan bu saldırılar olduğunda ve sonrasında istikamet üzerinde ne kadar sebat ettiğimiz veya etmediğimizdir mesele…

 Eğer istikamet üzerinde sebat etmezsek sonrasında gelecek olan saldırılara karşı da direnişimiz kırılır gücümüz zayıflar.

Bu ülkede bizler 15 Temmuz gibi bir felaket yaşadık ve elhamdülillah millet olarak birlik içerisinde bu felaketi engelledik.

Nice canlar kaybettik, nice bedenler yarım kaldı, nice aileler büyük hüzünler büyük acıları yaşadı; eşler kocasız, çocuklar babasız, annesiz kaldı. Ortada bir savaş vardı, bu savaşın zayiat olacaktı ve nitekim zayiatımız büyüktü fakat elde ettiğimiz zafer de büyüktü. Karanlık bir gecenin sabahında nurlu bir aydınlık olmuştu. Bilimum küfür ve bu küfrün işbirlikçileri kaybetmişlerdi. Fakat dedim ya imtihan devam edecekti. Nitekim üzerinden neredeyse bir sene geçmiş olan o darbeden geriye döndüğümüzde yer yer imtihanı verme noktasında zaafiyete düştüğümüzü gördük

En önce şunu gördük fetö ihanet şebekesinin bir cemaat kisvesine bürünmesinden dolayı bütün cemaatlere mesafe koyma gibi bir gaflette bulunduk.

 Çocuklarımızı Kuran'la buluşturan, Resulullah (as) ile tanıştıran bu rahmet halkalarına fetö bahanesiyle göndermedik. Peki, göndermediğimiz bu çocuklarımızı ne yaptık?

Çocuklarımızı ve kendimizi neye mahkum ettik? Maalesef tamamen azgın nefislerimizin eline bıraktık. Evde saatlerce televizyon izledik, kahvehanelere gittik. Saatlerce boş lakırdılar yaptık. Çocuklarımızı, gençlerimizi sosyal medyanın pardon asosyal medyanın esiri yaptık.

Zaten her taraftan kuşatılmış olan gençlerimizi iyice hedef tahtası haline getirdik.

 Neymiş efendim fetö bir cemaatti. Bakın başımıza neler getirdi. O halde hiçbir cemaate çocuklarımızı göndermememiz gerekiyor öyle mi… Aslında nefislerimiz çok iyi biliyordu ki bu bir aldatmaca idi ama kolay olan bu idi.

Peki, Rabbimiz bize sap ile samanı birbirinden ayırt etme feraseti vermemiş miydi?  İşyerimizde zarar ettiğimizde hemen kepenkleri indiriyor muyuz? Bilakis mücadeleye devam ediyoruz.

 O halde sevgili kardeşlerim, ne olur fetö ihanet şebekesine bakıp gençlerimizi emperyalizmin asosyal medyanın esiri yapmayın. Tabii ki sadece gençlerimizden bahsetmiyorum. Her nefis için bu geçerlidir.

 Bizler şeytan ile tek başımıza mücadele edemeyiz ancak birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılırsak mücadele edebiliriz. Birlikte sımsıkı sarılabilmenin en önemli yollarından biri ise Allah rızası için çalışan Kur’an’ı ve sünneti düstur edinen cemaatinin değil İslam'ın üstünlüğü için mücadele eden topluluklar ile bağımızı kesmemeliyiz.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr