• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Adıyaman 16 °C
  • Ankara 8 °C

Gazeteciler, Mercan Tv’de Ülke Ve Yerel Gündemini Değerlendirdi

Gazeteciler, Mercan Tv’de Ülke Ve Yerel Gündemini Değerlendirdi
Mercan TV ekranlarından Mustafa İlik’in hazırlayıp sunduğu Söz Sizde Programının bu haftaki konukları gazeteciler oldu.
 
Son aylarda ülkenin birinci gündemi olan akil insanlar, çözüm süreci, akil insanların Adıyaman’ı ziyareti, yerel seçimler, yerel gündem ile ilgili önemli konuların işlediği programda Mustafa ilik’in konukları gazeteci yazar Mehmet Emin Danış, ASU Tv Haber Müdürü Erdal Özkaynar ve gazeteci yazar Baykan Sarıkaya oldu.
 
Ülke ve yerel gündeme önemli açıklamaların yapıldığı programda gazete yazar Mehmet Emin Danış öncelikle çözüm süreci ile ilgili akıllardaki sorunların devam ettiğini söyleyerek şunları söyledi: “Çözüm süreci ile ilgili akıllardaki soruların devam ettiğini düşünüyorum. Vatandaşlar çözüm süreci ile ilgili Türkiye’de neler olacağı ile ilgili sorularına cevap bulmuş değil. Akil adamlar 45-50 gündür toplumda nabız yoklaması yapıyorlar. Genelde magazinsel etkinlikler oluyor. Akil insanların popüler olanları ile insanlar fotoğraf çektiriyorlar. Yalnız fotoğraf çektirirken sorunlarını dile getirmeyi, taleplerini söylemelerini akıl edemiyorlar. Etmeye çalışanlar da provokasyon korkusu ile uzak tutuluyor. Keşke insanlar karşı olsalar dahi konuşturulabilseydi. Geçen hafta Adıyaman’a da geldiler. Bildiğim kadarı ile Şehitler Derneği başkanı içini dökebilmiş. Onunda üç tane sorusu varmış, sorunusun bir tanesini sorabilmiş ve o da yarım cevaplanabilmiş. Sorusu ülke bölünecek mi. Bu soru üzerine komisyon başkanı çok basit ama bir o kadar da endişe verici bir cevap vermiş. Bölünecek mi bölünmeyecek mi bilmiyorum olmuş. Bu da şehit ailelerimizin ve milliyetçi muhafazakar vatandaşlarımızın endişelenmesine vesile oluyor. Zaman zaman başbakan ve bazı bakanlar endişelenmeyin böyle bir şey olmaz diyorlar ama AK Parti dışındaki vatandaşlar bu cevapların politik olduğu görüşündeler.
 
Çözüm süreciyle amaçlanan şey güzel bir şey. Kanın durması, silahların susması, terörün bitmesi, anaların ağlamaması, doğu ve güneydoğudaki sosyal sorunların bitmesi, ekonomik sorunların bitmesi, Türkiye’nin şaha kalkması, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olması gibi hedefler güzel hedefler. Başlangıçtan bu yana Reyhanlı dışında büyük bir sorun yaşanmadı.
 
Mecliste Çözüm sürece komisyonunda CHP’nin de MHP’nin de desteklememelerine rağmen en az birer üyelerini olmasını isterdim. O komisyonda neler konuşuluyor dinlerlerdi, seçmenlerine anlatırlardı. Sayın Kılıçdaroğlu’nun muhalefet sistemini ben beğenmiyorum. CHP’nin oyunu artıracak bir davranış olduğunu da görmüyorum.
 
Aynı şekilde MHP’li Oktay Vural’ın konuşmalarını da beğenmiyorum, aynen Kamer Genç gibi kaba konuşmuyorlar. İnsanların bam teline dokunacak kelimeler kullanmaya gerek yok. Daha uyumlu cümleler kullanarak da muhalefet yapılabilir.
 
Adıyaman ile ilgili sağlıkta hastanelerin birleştirilmesi ile ilgili sorunlar daha devam ediyor. Bir o binada, bir bu binada doktor bulamıyoruz. Eğitim noktasında ne yazık ki son sıralardayız halen. İnsanlar Adıyaman Milli Eğitimde 20 yıldır aynı insanlar yöneticilik yapıyor, onların değişmesi ile belki sorun çözülebilir görüşünde. Taşeron işçiler ile ilgili bir kalıp hazırlanıyor. O kalıpta kendisi ile aynı işi yapan kamu da çalışan ile aynı haklara sahip olacak. Büyük bir ekonomik ve sosyal hak almış olacaklar. Yapılan çalışma bu. İşçiler de işten atılma korkusuyla seslerini çıkarmıyorlar.
 
Üniversite rektörün değişmesi ile başlayan sorunlar ile Hastanelerde Hüseyin Şen’in göreve başlamasıyla başlayan sorunlar birbirine benziyor.
 
Adıyaman Belediye Başkanlığı için süreç başladığında aday adaylık ile ilgili düşüncelerimizi paylaşacağım. Aday aday olmam halinde mevcut belediye başkanı Necip Büyükaslan’ın başarılı veya başarısız olması ile ilgili olmadığını belirtmek isterim. Ben Adıyaman’a hizmet edebilmek adına yeterli olgunluğa eriştiğime inanıyorum. 33 yıl hizmet ettiğim memleketime yönetici olarak hizmet istiyorum. Çözüm bekleyen sorunlarına projelerimle gazeteci olarak katkıda bulunurken artık nasip olursa kendi projelerimi, kendim yöneterek, kendim çözeceğim düşüncesiyle aday adayı oluyorum.”
 
ASU Tv Haber Müdürü Erdal Özkaynar ise çözüm sürecinin iyi gittiğini bazı provokasyonların olmasına rağmen sürecen iyi devam ettiğini belirtti. Özkaynar şunları söyledi: Ben çözüm sürecinin iyi gittiği kanaatindeyim. Ağır yürüse de, bazı provokasyonlar olsa da ben sürecin iyi devam ettiği kanaatindeyim. Böyle devam etmesi halinde zannediyorum başarılı olur. Akil adamların Adıyaman’ı ziyaretlerinde davete çağırılanların Mazlumder tarafından listelendiğini bizde duyduk. Böyle bir şey varsa bunu Mazlumder’in tek başına çözüme kavuşturma isteği doğru ve mümkün değil. Bu işin tarafları var. Çağıracağınız insanlar, hesabınıza gelede bilir, gelmeye de bilir. Bu süreçte sadece bir tarafı dinleyerek, çözüm sürecini iyi bakan, destekleyen bir kesmi dinlemeye kalkışırsanız, akil insanlar boyutunun çok da etkili olacağı kanaatinde değilim. Eğer siz yüksek güvenlikli olarak, TPAO da bu toplantıyı düzenlerseniz, üstüne üstlük gelen insanların birde üstlerini ararsanız, o zaman insanlar neyden korktuklarını sizlere sorarlar. Siz halktan yana insanlar olduğunu söylemenize rağmen neden bu kadar halktan kaçıyorsunuz. Siz her iki tarafı dinlemedikçe, sizin ismini akil insan olmaz. Bırakın insanlar sorsunlar. Aklındaki sorularını soran insanlara provokate ediyor demeyin. Çözülmesi istenen hadise sıradan basit bir hadise değil. 30 yıldır çatışılan, kan dökülen bir hadisenin ortadan kaldırılması için mücadele veriyoruz. Biz, askere evladını gönderdiğinde bir anne ve babanın her telefon çaldığından yüreği ağzına gelmesin diye çabalıyoruz. Bölünme illa toprakların ayrılması değildir. Örneğin Milliyetçi Hareket Partisi doğu ve güneydoğu da siyaset yapamıyor. Bu bir siyasi bölünmedir. Zaten 30 yıldır bu ülkede bir bölünme var zaten. Nasıl diyeceksiniz, insanlar istedikleri gibi seyahat edemiyorlar, evlatlarını askere gönderemiyorlar, yaylalarına gidemiyorlar. Bu işi çözmek istiyorsanız, şehit analarını dinleyeceksiniz,  pkk’lıların analarını dinleyeceksiniz. Çatışmasızlık olduğu için kendi ülkemizde bayram ediyoruz. Şunu da söylem istiyorum, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun çözüm süreci ile ilgili söylemiş olduğu sözler bir genel başkana yakışacak sözler değildir. Çözüm sürecini insanlar anlamayabilirler, zaten sizin görevini insanlara çözüm sürecini anlatmak. Eğer siz çözüm sürecini hayvanlara anlatmışsanız, demek ki siz de hayvanlarla aynı dili konuşmuşsunuz demektir. Bu akil insanlar, çözüm sürecinin önüne geçmemeli. Çözüm sürecinde MHP’nin tavrını yadırgamıyorum çok da uçta durmuyorlar. Desteklemiyorlar ama baltalamak için büyük bir gayret içerisinde değiller. Sayın Bahçeli şiddet yanlısı bir genel başkan olmadığını hepimiz biliyoruz. Çözüm sürecinin destekleme kaygı duymamak anlamına gelmemeli. Ben bir Kürt genel başkanın çözüm sürenin başarılı olması için elinden geleni yapmasına bir anlam veremiyorum. Bütün siyasi partilerin üslup noktasında biraz daha dikkat etmelidir.
 
AK parti iktidarını en büyük hizmeti kuşkusuz sağlıktır. Sağlıkta AK parti hükümetlerinden önce neler çektiğimiz kimse unutmasın. Ben Recep Akdağ’dan sonra, Recep Akdağ’ın atadığı KHB genel sekreterleri ile bir rövanşın oynandığını hissediyorum. Buna bence basiretli yöneticilerin gelmemesi gerekir. KHB’de sancıları ile birlikte devam ediyor. Asansör sorun, taşeron işçilerin maaşlarını alamama gibi birkaç hadise medyaya yansıdı. Bence en önemli sorunlardan bir tanesidir taşeron işçilerin maaşlarını alamamaları. Ben sayın KHB genel sekreteri Hüseyin Şen’in bunları çözecek basirette bir insan olduğunu biliyorum. Siyasi iradenin bu konuya el atması gerekmektedir yoksa vatandaşlara bunu anlatamazlar. Taşeron işçiler için milletvekilin aradım, milletvekili doğru söylediğine inandığım biri olarak sen söyledin ben duydum dedi. Bu çok hazin bir durum. Sendikalar taşeron işçilerin sorunlarını dile getirmiyorlar, getirmezler. İktidara yakın sendikaların söz sahipliği var. Ben böyle bir sendikalardan bir şey görmedim, bir şey beklemiyorum da zaten. MHP’nin iktidar olduğu dönemde Türk Sağlık Sen, CHP’nin iktidar olduğu dönemde SES, AK Parti dönemlerinde Sağlık Sen ön plandalar. Yani beraber çalıştıkları için vatandaşın sorunlarını haykıramazlar. Sendikalar hangi görüşte olursa olsun doğruya doğru, yanlışa yanlış demelidir. Bir işçinin bir ayda 4 sefer giriş çıkışı yapılıyor. Bunu nasıl izah edeceksiniz, yazık günah değil mi o işçilere.
 
Üniversitenin çok iyi yönetilmediğini belirtmek istiyorum ama bu eski rektör Mustafa Gündüz’ü arıyoruz anlamına da gelmemeli. Ben Mustafa Gündüz’ü çok arayan bir insan değilim ama takdir ettiğim yanları çoktur.
 
Yeni rektör ile ilgili daha hiçbir şey yazılmadı. Daha rektör Talha Gönüllü bir şey yaşamadı. Örneğin Yeniyol Gazetesi’ndeki bir haberde okumuştum ve çok çirkin bir ifade kullanmıştı gazetecilere. Tamam siz haberi beğenmeyebilirsiniz, o haberci size hakaret etmediği müddetçe siz tahammül etmek zorundasınız. Yöneticinin hazmetme kapasitesinin yüksek olması lazım. Hazmetme kapasiteniz yüksek değilse yöneticilik yapmayacaksınız o zaman. Siz yapılan bir habere abuk subuk gibi cümleler sarf ederseniz bu doğru bir şey değildi. Adıyaman Üniversitenin sitesine girdiğinizde rektörün 6 adet danışmanı olduğunu göreceksiniz. Bu da işin diğer ilginç tarafını gösteriyor.  
 
Seçimlerde adaylık veya aday adaylık her medeni ve cesaretli insanın demokratik hakkıdır. En büyük haklarıdır ama aday, genel başkanların iki dudağı arasındadır. Bu nasıl bir demokrasidir, bu nasıl bir haktır. Adaylığınız genel başkanın iki dudağı arasında olan bir sistemde aday adayı olmanın ne gibi bir faydası bunların irdelenmesi lazım.”
 
Gazeteci yazar Baykan Sarıkaya ise çözüm sürecinde akil insanlarınMevlana gibi, Hacı Bektaş-ı Veli gibi, Necip Fazıl gibi düşünen insanların olması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Hiç kimse kanın akmasını istemez. Ancak insan olmayan insanlar kanın akmasına destek verirler. Elbette bu süreçte kanın akmaması, silahların susması insanlara bir rahatlık vermiş ama geçmişten bugüne kadar evlatlarını şehit veren annelerde bir burukluk var. Bunun yanında kandırılmış, eğitimden uzak tutulmuş, kendileri zevk-ü sefa içinde yaşarken yörenin insanımızın çocuklarını kandırarak akrabaları ile çatıştıran zihniyete ne oldu da bir anda durdu. Hem de o can veren çocukların ailelerini düşünmeden. Bunun bir de Allah’ın yanında hesabı var. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı imparatorluğunun bıraktığı büyük bir mirasçısıdır. Bizim içimizde başka eller mi acaba çekil dediler de çekildiler. Çekildikten sonra nereye gideceğiz. Akil insanların Adıyaman ziyaretini bende tasvip etmiyorum. Adıyaman güneydoğunun en sakin, temiz ilidir. TPAO’da yapılan toplantıda belli fikre ve ideolojiye sahip insanları çağırarak toplantı yapmak elbette hoş bir şey değildi. Akil insanların toplantısına giden listede olan arkadaşların üstlerinin aranması kimlik sorgulanması, bu kadar üst seviye güvenlik tedbirlerinin alınmasını Adıyaman için hoş bulmadım. Bu zaman kadar akil insanlar mı sağlamış Adıyaman’ın huzurunu, güvenini bu kadar üst seviye güvenlik tedbirleri alınıyor. Akil insanlar Adıyaman’daki arkadaşlarımızdan daha akıllı insanlar değildir. Sırrı Süreyya Önder, Marksist, Leninist, sosyalist fikre sahip bir adam. Kesinlikle Kürtlükle bir alakası yoktur. Sadece kendine orada bir yer bulmuş, milletvekili olmuş, sözde Kürtlerin bu haklarını savunan biri olarak gösteriyor ama hiç alakası, ilgisi yok. Bu ülke de herkese her hak verilmiştir.  Türkiye’de terörün bitmesine yönelik herkes destek verir ama bölünmesine yönelik herkes destek vermez.
Kamu hastaneler birliğini kurulması ile birlikte orada daha önce görev yapan müdürler, yöneticiler görevlerinden alındı, uzmanlık dallarında başka yerlere gönderildiler. Hastaneye kimin baktığı belli değil. Vatandaş kime gidecek.
Eski rektör Mustafa Gündüz gittiğinden bu yana Adıyaman Üniversitesinde neler yapılmış? Söylesinler bakalım. Adıyaman üniversitesini üniversite yapan eski rektör Mustafa Gündüz’dür.”
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr