• BIST 106.239
  • Altın 160,357
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 11 °C
  • Ankara 8 °C

Gelincik Anaokulu Müdürü Psikolojik Danışman Mahmu

Gelincik Anaokulu Müdürü Psikolojik Danışman Mahmu
Okul Öncesi Eğitim Lüks ve Gereksiz Değildir
              Gelincik Anaokulunun Tarihçesinde Bahsedebilir Misiniz?
Öncelikle severek beğeniyle takip ettiğim, Kahta basınına farklı bir boyut getiren Diyalog Ailesine teşekkür ediyor, birinci yılını tamamladığı bu günlerde yayın hayatında başarılar diliyorum.
Gelincik Anaokulu 2010 Yılında eğitim öğretim başlamış olup üç sınıf ve iki idari odadan oluşmaktadır. Gelincik Anaokulu eğitimine her yıl yeni kazanımlar ekleyerek yoluna devam etmektedir. Temiz havası, doğal ortamı, ferah oyun parkı, uygulama bahçesi, hijyenik ortamı ve ideal sınıf mevcutlarında yapılan eğitimi ile yavaş yavaş tanınmaya başlamıştır.                Geçen yıl yapılan en çevreci okul projesinde jüri özel ödülünü ve kısa süre içerisinde beyaz bayrak alarak temiz, düzenli, hijyenik ve sağlıklı bir ortama sahip olduğunu ıspatlamıştır.
Geçen eğitim öğretim yılında sergilemiş olduğu sosyal faaliyetler (Uçurtma şenliği, El izi ile duvar boyama çalışması, yıl sonu sergisi, müzik dinletisi… gibi) ile beğeni toplamış olup bu etkinlikler geliştirilerek devam edecektir. Çevresinde yerleşim alanlarının tam oluşmaması, bulunduğu mahallenin ekonomik ve sosyal durumu, çevresindeki ilkokullarda ana sınıflarının çok olması ve bulunduğu mevkiinin güzergah olmaması Anaokulumuzu etkileyen nedenler olarak sıralayabiliriz.
 
 
 
Okul Öncesi Eğitim Hakkında Neler Söylemek İstersiniz? Bir Çocuk Okul Öncesi Eğitim Alırsa Ne Gibi Kazanımlara Sahip Olur?
 En uzun yolculuklar atacağımız ilk adım ile başlar.  Okul öncesi de eğitimin ilk adımıdır. Başarılara, mutlu yarınlara, sağlıklı yaşantılara götürecek adımların ilkidir. Bu adımın sağlam atılması gerekmektedir.  Eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim başka bir benzetme ile gömleğin ilk düğmesidir ve bunun doğru iliklenmesi gerekir. Eğer ilk düğme doğru iliklenirse çocuk devamında sıkıntı yaşamayacaktır.
            Çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen yılları kapsayan ve çocukların daha sonraki yaşamlarında önemli rol oynayan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihin ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun devamlı olarak değiştiği bir süreçtir. Bu nedenle, çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi önem kazanmaktadır. Sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip çocuklar yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu özellikler doğrultusunda gereksinimlerinin neler olduğunu bilmeye bağlıdır. Erken çocukluk dönemindeki gelişmelerle, okul öncesi eğitim artık anne babanın yalnız başına başarabileceği bir konu olmaktan çıkmış durumdadır.
            Kritik 0-6 Yaş Dönemi Çocuğun Hangi Gelişmeleri Açısından Önemli Bir Dönemdir
0-6 yaş dönemi çocuğun her türlü gelişimi açısından önemli bir dönemdir. Uzmanlar kişilik gelişiminin büyük bir bölümü bu dönemde şekillenmekte olduğunu belirtmektedirler. Bu dönemde çocuk, çevreden gelen bütün uyarıcılara açık durumdadır. Bu nedenle bu dönemde verilecek eğitim çocuk açısından çok önemlidir. Okul öncesi eğitim süresince çocuklar paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler. Okul öncesi eğitimin amacı çocuklarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun var olan yeteneklerini ortaya çıkartmaktır. Bu dönem, çocuğun yüksek öğrenme potansiyeline sahip olduğu bir dönem olarak görülmektedir. Uygun fiziksel ve sosyal çevre koşullarında ve sağlıklı etkileşim ortamında yetişen çocuklar, daha hızlı ve başarılı bir gelişim gösterirler. Kısaca bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihin ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun devamlı olarak değiştiği bir süreçtir.
Okul Öncesi Eğitim Çocuğu İlköğretime Nasıl Hazırlar?
İlköğretime başlamaya hazır olup olmamak kronolojik yaştan çok çocuğun gelişim düzeyi ile ilgilidir. İlköğretime başlayacak bir çocuğun basit geometrik şekilleri çizmesini, dili doğru konuşmasını, okuduğunuz bir metni dinleyip sorduğunuz soruları doğru yanıtlamasını, temel kavramları bilmesini, rakamları tanımasını ve yazmasını, basit toplama-çıkarma işlemleri yapmasını ve buraya sığdıramayacağımız daha birçok beceriyi geliştirmiş olmasını bekleriz. Okul öncesi eğitim kurumlarında değerlendirmeler yapılır ve aileler yönlendirilir. İlkokula başlamadan önceki yıl yapılan eğitim çocuğun zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikomotor alanlarında gelişimini arttırmaya yöneliktir. Okul öncesine düzenli devam eden öğrenci mezun olduğunda saydığımız alanlardan yeterli duruma gelmiş olup ilkokula hazır durumdadır. Zaten ilkokula başlandığında okul öncesi eğitim alan ile almayan çocuk çok belirgin olarak sınıf öğretmenlerimiz tarafından fark edilmektedir. Okul öncesi eğitim alan birey her yönüyle hazır hale gelip uyum sorunu pek yaşamamaktadır.
            Okul Öncesi Eğitimine Başlamak İçin En Uygun Yaş Nedir?
            Okul öncesi eğitime başlama dönemi 3-6 yaş arasıdır. Üç yaşını bitiren her çocuk okul öncesi eğitimi almalıdır. Okul Öncesi eğitim proğramı her yaşa uygun olarak hazırlanmış olup alacağı eğitim yaşına uygun olarak verilir. Üç yıl sonunda sadece annenin verdikleri çocuğa yetmeyebilir. Böylece çocuk dışarıya ihtiyaç duymaya başlar. Çocuğun ihtiyaç duyduğu profesyonel eğitim okul öncesi eğitim kurumlarında verilir. 3 yaşından 6 yaşına kadar her yaş için ayrı proğram verildiğinden dolayı bu yaşlar okul öncesi eğitimi için uygundur. Programları farklı olduğundan dolayı bir  yıl değil çocuk ilkokul dönemine kadar okul öncesi eğitim kurumuna devam etmeli.
Çocuğu Anaokuluna Psikolojik Olarak Nasıl Hazırlamak Gerekir? Onu Nasıl Motive Edebiliriz?
            Çocuk okul öncesi eğitime başlamadan önce psikolojik olarak hazır hale getirilmeli. Çocuğa somut, kesin ve net ifadeler kullanılmalı. Yapılmayacak sözler, yerine getirilmeyecek vaatlerde bulunulmamalı. Çocuk ile konuşarak kafasındaki okul imajını netleştirmeli. 
Okula seninle birlikte gideceğiz.
Okulda öğretmenin ve arkadaşların ile tanışacaksın.
Öğretmenin ve arkadaşların ile oyunlar oynayacaksın.
Ben bu eğitimi sana evde veremem. Senin okulda bu eğitimi alman gerek.
Okulda ben senin yanında olmayacağım; ancak yalnız da olmayacaksın. Yanında birçok arkadaşın ve öğretmenin olacak. Onların da anneleri yanlarında olmayacak.
Okuldan eve gitme saati geldiğinde, ben de seni almaya geleceğim.
Seni mutlaka almaya geleceğim. Ben geciksem bile, öğretmenin ben gelinceye kadar seni yalnız bırakmaz. Gibi cümleler kurarak somut açıklamalar yapmalarını öneriyoruz.
Çocuk Anaokuluna Gönderilirken Karşılaşacağımız Sorunlar Nelerdir? Okula Gitmek İstemiyorsa Neler Yapmalıyız?
            Okul fobisi her yaş için var olabilecek bir sorundur. Özellikle yeni ortamlara, farklı okullara gittiğinde ve aileden veya anneden ayrılmaya bağlı olarak gelişebilmekte. Bu durumda çocuğa nedenleri ile beraber somut açıklamalar yapılmalıdır. Çocuğun neden okula gitmesi gerektiği, gittiğinde veya gitmediğinde olabilecek sıkıntılar, okulda yapacağı etkinlikler, oyunlar tanıtılmalı. Çocuğun zihnindeki okul imajı olumlu hale getirilmeli. Bununla beraber;
Çocuk okula başlamadan önce, ailesi tarafından kısa bir süre başka bir yakınının yanında  kalmalı, anneye bağımlılığından biraz uzaklaştırılmalı, bağımsız hareket edebilmesi desteklenmelidir. Bu süre yavaş yavaş arttırılabilir.Yakınını yanına  bırakılan çocuğa annesi, ne zaman kendisini almaya geleceğini söylemelidir. Birkaç denemeden sonra çocuğun çocuk uyum sağlamaya başlayacaktır.
 Çocuk ilk defa aileden uzak kalacaksa somut gerçeklerden söz edilmelidir.
Doğal olarak çocuk gireceği yeni ortama uyum sorunu yaşayabilir. Aileden ve özellikle anneden ayrılmaya hazır olmayabilir. Bu yeni çevre ve ayrılık çocukta kaygı meydana getirebilir. Bu konularda somut ve net cümleler kurarak çocuğun okul hakkındaki düşünceleri     olumlu hale getirebiliriz.
Okula ne zaman gideceği,
Okulda neler yapacağı,
Okulda edineceği arkadaşlıkları,
Kendisinin okuldan ne zaman alınacağı açıklanmalı ve mutlaka sözü edilen zaman diliminde çocuk bırakıldığı yerden alınmalıdır.Bazı çocukların, annelerinden ayrılırken ağlayabilecekleri söylenmelidir. Ona karşılaşabileceği her şey anlatılırsa bu olaylar gerçekleştiğinde şaşırıp paniğe kapılmaz. Çocuğun gireceği yeni ortamda ne ile, kim ile karşılaşacağını öğrenebilmesi için öğretmeni ile tanıştırılmalı, sınıfını önceden görüp tanımalı.
İçsel zekâya sahip ve anneye bağımlı olarak yetişmiş bir çocuk, kendisini yeni sosyal hayatında yalnız hissedebilir. Bir saat çocukla okulda kalınmalı ve bu süre içinde ona rahatlatıcı sözler söylenmelidir. Yalnız kalacağı korkusunu yenmesi için güven ortamı yaratılması uygun olacaktır.
Okul Öncesi Eğitimin Ülkemizde Ve İlçemizde Önemsendiğini Düşünüyor Musunuz?
Türkiye’de okul öncesi eğitimin ortaya çıkışı özellikle kadınların çalışması ile olmuştur. Günümüzde bu gerçek devam etmektedir. Ayrıca çocukların oyun alanlarının daralması, arkadaşlarıyla birlikte olma imkanlarının azalması ve ailelerin bilinçlenmesiyle okul öncesi eğitime ilgi artmıştır. Çağdaş eğitim sistemlerinin amacı; yaratıcı, yapıcı güce sahip, sorgulayan bireyler yetiştirmektir. Bu sürecin ilk basamağı insan hayatının en önemli evresi olan okul öncesi dönemi ve eğitimi kapsamaktadır. Okul öncesi dönem çocuğun aileden sonraki ilk sosyalleşme denemesi olduğundan burada atılacak sağlam adımlar bir ömür boyu sürecektir.
Türkiye de okul öncesi eğitim batılı ülkeler ile kıyaslandığında son yıllardaki bütün çabalara rağmen kat edilmesi gereken  çok yolun olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye'de okul öncesi eğitime baktığımızda eğitim düzeyi gelişmiş ülkeler seviyesinde değildir. Dünya da 3-5 yaşlarında erken çocukluk eğitimi alanların oranlarına bakıldığında, ekonomik açıdan benzerlik gösteren ülkelerin gerisindeyiz. AB ülkelerin her birinde bu oran % 100’e yakındır. Ülkemizde okul öncesi eğitimi alanların sayısı her yıl artarak devam ediyor. Okul öncesi eğitim alanların oranı genel olarak % 60 civarında ama bölgeye ve ille göre büyük farklılıklar göstermektedir.
Türkiye de okul öncesi eğitim alan çocukların büyük bir kısmı eğitimli ailelerin çocuklarından oluşmakta. Anasınıfı dışındaki kurumların yeterli düzeyde olmaması ve  ücretli olması, her çocuğun erken çocukluk eğitim hakkından yararlanamadığını göstermektedir.
Ülkemiz de okul öncesi eğitim yeterli düzeyde değildir. Bunun nedeni okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması, ekonomik nedenler, erken çocukluk eğitimi bilincinin çocuğun gelişiminde ne kadar önemli rol oynadığının yeterince anlaşılamamış olması, okul öncesi eğitim kurumlarının nicelik ve nitelik olarak yeterli seviyede olmamasıdır.
İlçemizde de okul öncesi eğitim son yıllarda artış göstermesine rağmen Türkiye ortalamasının altındadır. İlçemizde dört bağımsız anaokulu ve ilkokulların bünyelerinde bulunan ana sınıfları tam kapasite ile eğitim verememektedir. İlçemizde okul öncesi eğitimin öneminin yeterince kavratılamaması, lüks bir eğitim olarak görülmesi,  ücretli olması, zorunlu olmaması servis sektörünün ve kültürünün tam oluşmaması gibi nedenlerden dolayı  istenilen düzeyde değildir. Ama son yıllardaki proje ve çabalar okul öncesi eğitimde de artışı beraberinde getirmiştir.
Yeni Eğitim Sistemi 4+4+4 İle Okul Öncesi Eğitim Olumsuz Etkilenir Mi?
            Zorunlu eğitim yaşının geriye alınması daha önce okul öncesi eğitim dönemindeki öğrencilerin zorunlu eğitime başlamasını öngörüyor. Bu yeni düzenleme ile okul öncesi eğitim çağında olan bazı öğrenciler birinci sınıfa başladığından mevcut sayı azalmış oluyor. Kalite olarak değil ama sayısal olarak etkilendiğini söyleyebilirim. İlçemizde okul öncesi eğitim tam olarak yaygınlaşmadığı gibi çocuğun sadece ilkokula başlamadan önceki  yıl eğitim almasının yeterli olacağı yaygın kanaati vardır. Yapacağımız bilinçlendirme çalışmaları ile okul öncesi eğitim sadece bir yıl değil ayrı ayrı proğramlar şeklinde üç yaşından ilkokula başlayıncaya kadar devam eden bir süreç olduğunu ailelere benimsetmemiz gerekiyor.
Velilerinize Çocuklarının Eğitimi Ve Dikkat Etmesi Gereken Noktalar Üzerine Neler Söylemek İstersiniz?
 Eğitim bir süreç işidir. Bu sürecin ilk basamağı okul öncesi eğitimdir. Okul öncesi eğitim bir eğitimcinin söylediği gibi eğitimin antrenmanıdır. Nasıl ki olimpiyatlara katılacak bir atlet yıllarca antrenman yapıyorsa, bir futbolcu haftada bir maç için her gün hatta günde iki defa antrenman yapıyorsa eğitimde de yıllarca sürecek bir başarı için, okul öncesi antrenman görevi görmektedir. Çocuk bu süreyi olumlu, başarılı ve sosyalleşerek atlatırsa diğer yaşam dönemlerinde de başarılı ve sağlıklı  ilişkiler kurar.
Çocuğun aslında ilk öğretmeni annedir ilk okulu ailedir. Çocuk ilk eğitimini ailede alır. Çocuğun ailede bu ilk yıllarda aldığı eğitim onun kişilik oluşumuna büyük bir katkı sunar.  Aile çocuğa gerekli sevgi, saygı ve değeri tam olarak vermeli ve okul öncesi dönem sağlıklı işlenerek atlatılmalıdır.
Çocuklar aynadır bizi yansıtır. Öncelikle bizim çocuklara olumlu rol model olmamız gerekiyor. Yaptıklarımız ile söylediklerimizin tutarlı olması gerekir. Kendimizin yapmadığı bir davranışı çocuktan beklememiz ne kadar kabul edilebilir acaba. Aslında çocuğın başarı ya da başarısızlığı, olumlu ya da olumsuz davranışları biz ailelere bağlıdır. Çocuğun sağlıklı bir ortamda huzur, güven ve sevgi içerisinde büyümesi onun geleceği açısından son derece önemlidir. Sağlıklı ve başarılı çocuk sağlıklı ailede yetişir.
            Biraz Da Sizden Bahsedelim. Kahta Ram’ In Kurucusu Olduğunuzu Ve Uzun Yıllar Farklı Eğitim Projelerinde Aktif Görev Aldığınızı BiliyoruzMahmut Yıldırım Kimdir Kısaca Tanıyabilir Miyiz?
            Adıyaman Kahta İlçesinde doğdum. Ailem çiftçilikle uzun yıllar uğraştı. Babam şimdi emekliliğin tadını çıkarıyor. İlk okulu Adıyaman Merkez de, ortaokul ve liseyi Denizli de yatılı olarak okudum. 1996 Yılında İnönü Üniversitesi PDR (Psikolojik Danışma Ve Rehberlik ) bölümünden mezun oldum. Aynı yıl Kars Alpaslan Lisesinde Rehber Öğretmen olarak göreve başladım. 1998 yılında Kahta Lisesi Rehber Öğretmeni olarak atandım. Buradaki görevim 2006 yılına kadar devam etti. 2006 Yılında İlçemizde açılan Kahta RAM’a (Rehberlik ve Araştırma Merkezi) Kurucu Müdür olarak atandım. Yaklaşık beş yıl bu görevim devam etti. Mart 2012 den beri Kahta Gelincik Anaokulu Müdürü olarak görevime devam etmekteyim. Evliyim dünya tatlısı üç çocuğum var.  Kahta da iki kurumun benim hayatımda çok özel anlamı var biri Kahta Lisesi değeri Kahta RAM.
            Kahta da ki bütün eğitim faaliyetlerinin içerisinde aktif olarak görev aldım. Eğitim ile ilgili bütün projelerde, seminerlerde üye olarak, eğitimci olarak veya koordinatör olarak içerisinde yer aldım.
Bireysel veya üye olarak içerisinde yer aldığım projelerden bazılarını şöyle sıralayabilirim:
-İdareci ve öğretmenlere rehberlik anlayışı kazandırma seminerleri,
-Tercih ve yükseköğrenim kurumları tanıtım ve yönlendirme çalışmaları,
-Aile içi şiddet seminerleri,
-Aile içi iletişim seminerleri,
-Engellilerin tespiti ve talepleri çalışması
-Çocuk hakları ve insan haklarının bilinirliliği anketi çalışmaları,
-Kahta da eğitim sorunları ve çözüm önerileri çalıştayı,
-Velim olur musun projesi,
-Sağlıklı iletişim başarılı nesil projesi,
-Değerler eğitimi projesi,
-Motivasyon ve başarı seminerleri…v.b gibi.
            Bize Zaman Ayırdığınız İçin Teşekkür Ederiz.
Bize bu fırsatı verdiğiniz için biz teşekkür ederiz.
Röportaj: Hüseyin TÜRKOĞLU/KAHTA DİYALOG GAZETESİ








  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr