• BIST 104.123
  • Altın 145,449
  • Dolar 3,4885
  • Euro 4,1695
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 32 °C
  • Ankara 22 °C

Genç İş Adamı Orhan Güzelaydın İle Bir Başarı Öyküsü

Genç İş Adamı Orhan Güzelaydın İle Bir Başarı Öyküsü
Adıyaman'nın saygın iş adamlarından ve İstanbulda özellikle çiğköfte sektöründe adından söz ettiren Kahta Çiğköfte Yönetim Kurulu Başkanı, Sincikli Orhan Güzelaydın ile başarı öyküsünü konuştuk. İstanbuldaki bürosunda bizi misafir eden Güzelaydın, sektör ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Gazetemize konuşan Güzelaydın, Adıyaman'a vefa borcunun olduğunu söylereke hedeflerini açıkladı.
Orhan Güzelaydın, sizi takip ettiğimiz kadarıyla saygın ve çok genç bir iş adamısınız. Adıyamanlı olmanız nedeniyle muhakkak sizi birçok kişi tanıyordur.  Biz daha çok sizi, sizden tanıyıp sizi biraz daha tanımak ve tanıtmak istiyoruz.
ORHAN GÜZELAYDIN KİMDİR?
1981 Adıyaman Sincik Düdan doğumluyum. İlkokulu Sincik Düdan’da, orta okulu İstanbul Fatih’te okudum. Evli 5 çocuk babasıyım. İstanbul Sultangazi’de ikamet ediyorum. Liseyi dışardan okuyorum.
NEDEN ÇİĞ KÖFTE?
İstanbul’a 11 yaşımda geldim. Ortaokula gidiyordum. O zamanlar amcamda kalıyordum. Amcamın bir lokantası vardı. Çiğköfte haftada bir gün yapılırdı. Orda ben de bir gün kendime dürüm çiğköfte yaptım ve bunları kahvelerde satmaya başladım. Küçük olmam avantajdı çünkü bayağı sempati kazanmıştım. Sabahları okula öğleden sonra çiğköfte satmaya başladım. İyi para kazanıyor ve amcama da kazandırıyordum. Okul bittikten sonra o yıllar aile sıkıntılarım yüzünden okula devam edemedim. Kendime bir el arabası yapıp sokaklarda çiğ köfte satmaya başladım. Yaklaşık 6-7 yıl böyle sürdü askerlik görevimden sonra artık bu işin el arabasıyla olmayacağını anladım. Büyük bir risk alarak ilk çiğ köfte dükkanımı Esenler son durağa açtım. Hiç unutmam mal sahibim iki defa paramı geri getirdi. Oğlum 'iş yapamazsın. Çiğköftenin dükkanı mı olur' diye bana nasihatlerde bulundu. Ama çiğ köfte dükkanını açınca onun da sırada beklediğini gördüm. Ve bu kararımın verdiği sonuç beni mutlu etmişti. Daha sonra İstanbul'un elit yerlerinde dükkan açmaya devam ettim.  Alt yapımı hazırladıktan sonra bayilikler vermeye başladım.
ÇİĞ KÖFTE SEKTÖRÜNDE BELLİ BİR AŞAMA KAYDETTİNİZ. MARKA DEĞERİNİZ ARTMIŞ DURUMDA. ÇİĞ KÖFTE HARİCİNDE BAŞKA SEKTÖRLERE DE EL ATTIĞINIZI DUYDUK. BAŞKA HANGİ SEKTÖRLERDE TİCARET YAPIYORSUNUZ?
Evet çiğköfte sektör oldu. Hem de iyi bir sektör. Biz de şu an çiğköfte sektörün sayılı firmalarından biriyiz. Yaklaşık 200 bayiimiz 30’a yakın kendi yerimiz var. 100'ün üstünde personelimiz var.  Bayilerde çalışanlar hariç bunu da katarsak çalışan sayısı 500’ü bulur. İstihdama ve ülke ekonomisine ciddi katkılar sağladığımızı düşünüyorum.
Küçük iş yerlerinde büyük işler başarmanın en püf noktası profesyonelce düşünmektir. Daha sonra aynı işin değişik kollarında çalışmanın artılarını ve eksilerini analiz ettim. Bu bağlamda açık hava reklamı işi yapıyorum. Tabela ve dijital baskı bunu da hem firmamın hem de sektörün büyük ihtiyacı dükkan açmak isteyen herkesin mutlaka bir tabelaya ihtiyacı oluyor. İkitelli'deki ötelyem 800 metre kare üstüne kurulu ve 20 çalışanımız var. Ayrıca Sakarya’da sera işi yapıyorum. Bu da sektörün büyük ihtiyacı göbek marul maydanoz yetiştiriyorum.
GENÇ YAŞTA BU KADAR SORUMLULUĞUN ALTINDAN NASIL KALKABİLDİNİZ? BU KADAR ENERJİNİN BİR NEDENİ OLMALI. NEDİR BU NEDEN?
Evet yaşım genç ama hep tecrübeli insanlardan çok ders aldım. Onların hayat hikayelerini dinledim. Ona göre yol aldım. Çok tecrübe kazandım. Dürüstlük ve azim başarıyı getiriyor. Bir iş yapıyorsanız o işi çok seveceksiniz. Ben de bütün enerjinin kaynağı da işime olan sevgime bağlıyorum. Açılan her bayii bir ailenin ekmek kapısı oluyor. Buna vesile olmak beni çok sevindiriyor. Onca insana ekmek kapısı olmak ve bunun bilinciyle çalışmak azmimi ve enerjimi daha da artırıyor .
YOĞUN İŞ HAYATINIZIN YANINDA, BİR DE STK'LARLA İLİŞKİNİZİ DE BİLİYORUZ. ADIYAMAN STK'LARI İSTANBUL'DA NE DURUMDA? SİZİN BU STK'LARDAN BEKLENTİLERİNİZ NELERDİR?
Evet STK'larla iç içe yaşıyorum. Çünkü STK'larda iş hayatı gibi hayatın bir parçası konumundadır. İyi niyet elçileri olarak düşündüğüm AKYAD, ÇİĞDER, DÜDAN DERNEĞİ, ADIFED gibi STK'larda çeşitli görevlerim var. Bu noktada elimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum. Çünkü benim de bu topluma bir vefa borcum var. İnsan yetiştirme ve insani değerler noktasında çaba gösteren faaliyetlere duyarsız kalmak doğru değil. Bu noktada sorumluluklarımı yerine getirirken adeta köprü görevi yapan bu iyi niyet elçisi derneklerin benim için büyük bir önemi var. İstanbul gibi büyük bir metropol şehirde yaşıyoruz. İnanın dernekler olmasa kimse kimseyi neredeyse tanımayacak. Bu konuda dernekler çok önemli ama yeterli değil. Dernekler, toplumsal olaylarda biraz daha aktif rol almalı.
İSTANBUL'DA YAŞAN BİR ADIYAMANLI OLARAK, ADIYAMAN İLE İLGİLİ BİR PROJENİZ VAR MI? ADIYAMAN İLE ALAKALI BİR HAYALİNİZ VAR MI?
Adıyaman ile ilgili bir hayalim var. 1991 yılında Adıyaman’dan çıktım. Elimde bir çanta dahi yoktu. Hiç unutmam ayağımda zile tepe ayakkabıyla çıkmıştım bu umut yolculuğuna. Ama hamdolsun umduğumuzun kat kat fazlasını bulduk. Adıyaman'a vefa borcumuz var. Adıyaman'da bir fabrika açma gibi bir projem var. Bu projenin son aşamalarına gelindi. İnşallah Adıyaman'da bir fabrika açacağım.
BİZE DEĞERLİ ZAMANINIZI AYIRDIĞINIZ İÇİN KÂHTA DİYALOG GAZETESİ ADINA TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Bize böyle kendimizi tanıtma fırsatı verip gazetenizin sayfalarına yer verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum. Ayrıca röportajımızı okuyan değerli hemşehrilerime de saygılarımı sunuyorum.
Röportaj: Hüseyin TÜRKOĞLU / KÂHTA DİYALOG


  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr