• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Gözlerimi Kapatıp Bir Siyasetçi Gibi Düşündüm

Şinasi İnan

Biz toplum olarak duygusal yönlerimizi her zaman ön plana çıkartırız. Bir yakınımız vefat ettiğinde acısını uzun süre çeker, etrafta hep onu ararız. Evimiz yandığında oturup ağlar, komşumuzun evi yandığında ise canımız pahasına söndürmeye çalışırız. Şehiriçi dolmuşunda hiçbir zaman gideceğimiz yere oturarak varmayız. Yanımıza gelen bayan ya da yaşlılara yerimizi verip ayakta yolculuk ederiz. İnsanlar bir yana sokak hayvanları üşüdüğünde, aç kaldığında hemen yardımına koşarız. Türkiye’nin herhangi bir ilinde bir annenin yüreğine düşen acı bizim gözlerimizde yaş olup akar. Elektrik kesildiğinde, su kesildiğinde kızar ama hiçbir zaman karşımızdakini kırıp üzmeyiz, her zaman onlara, yani görevlilere de hak veririz. Çabuk kızar, çabuk ikna olur, çabuk unuturuz. Vaatlere kanmayız ama bir umut diyerek sabırla bekleriz. Biz böyle bir halkız.

           
Bir söz vardır “ Sen kötüler gibi düşünmediğin için kötülük yapamazsın, onlarla aynı olamazsın, onlarla aynı olamadığın için de onlar gibi kazanamazsın” diye. Biz iyiyiz, biz iyinin de kazanabileceğini bilenlerdeniz. Hem de bunu çok iyi biliriz. Bir dostum bana “ Bazen bir siyasetçi gibi düşünmek gerek. Siyasetçi gibi düşünürsen kazanırsın” derdi. Ben de bir siyasetçi gibi düşünmeye çalıştım ve kanepeye uzanıp bir hayal kurdum.

Beni arayanlara meşgul olduğumu ve sonra arayacağımı söyledim. Benden bir talebi olana “ Biraz sabret, kesin halledeceğim” dedim. Su akmadığı zaman buz tuttuğunu, çamur aktığında ise yağmur yağdığını söyledim. Hiçbir zaman bu suyu temizleyeceğimi söylemedim. Yol isteyene, yapacağımı ama kilitli parke taşı mı yoksa asfalt mı yapacağım konusunda kararsız olduğumu söyledim. İş isteyene ise bolca keseden iş sözü verdim. Bir lira alacağım yerden 10 lira aldım. Banka hesaplarımı doldurdum. Başka yerlere hizmet yapıldığında çevremdekilere “ Biz de yapacağız” dedim. İki saat boyunca hayallerimin arkası gelmedi. Ara vermeden bir siyasetçi nasıl davranıyorsa hepsini hayalimde gerçekleştirdim. Her şey boldu. Çevremde binlerce insan vardı. Krallar gibi bir hayatın tam ortasındaydım. Bir dediğim iki olmuyordu. Sonra hafiften bir ses duydum. Önce o sese kulak vermedim. Bir daha aynı ses geldi ama bu defa daha yüksekti “ Baba uyan”. Gözlerimi açtığımda uyuyakaldığımı anladım. Yaklaşık üç saat uyumuştum. Kızım bana “Baba uyan ve çoraplarını çıkart, çok kokuyor” dedi. Öyle ya, hayal de olsa şu siyasetin her zaman bir yerlerinden pis kokular yükselir. Gözlerimi ovdum, çoraplarımı çıkartıp lavaboya gittim. İlk önce yüzümü, sonra da ayaklarımı yıkadım. Sonra kendi kendime gülümseyerek “ Siyaset buraya kadarmış” dedim ve sembolik de olsa elime aldığım ekmek kırıntılarını bahçedeki kuşlara verdim.

Hayal kurarken siyasetin kirinden, pis kokusundan böyle kolay kurtulabiliriz ama gerçekte bu hiç de kolay değil. Her sözümüzün bir karşılığı olması gerekiyor. Eğer karşılığı yoksa ömür boyu onunla karşılaşırız. İş sözü verdiğimiz insanlar muhakkak bir gün o sözü yüzümüze vurur. Siyasetten elimizi çektiğimiz zaman daha sıkıntılı bir hayat başlar bizim için. Kimse bizi adam yerine koymaz. Karşımızda el pençe duranlar artık yanımızdan geçtiğinde selam bile vermezler. Bir dönemki zevk ve sefa “Uyan” sesiyle son bulur ama uyan diyenler çevrenizdekiler değildir, uyan diyen senin kaybettiklerindir.

Bu yüzden siyaset bize göre değil. Bir siyasetçi gibi düşünmek de bize göre değil. Dedim ya, biz iyiyiz ve iyinin de kazanabileceğini düşünenlerdeniz. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr