• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

Gündemimiz

Abdullah YEKTA

İnsanlık, bugün bir travma yaşamaktadır.  Radyo, tv, medya ve internet yoluyla evlerimizin içine kadar gelen, enformatik cehalet duvarına çarpan insan beyni bir travma yaşamaktadır.  Genelde bütün insanlığın maruz kaldığı bu durumdan Müslümanların daha fazla etkilendiği görülmektedir.  Yüz yıldan bu yana sömürülen ve sömürgeleştirilen İslam coğrafyası daha yeni gözünü açması gereken bir dönemde tekrar karanlığa gömülmek istenmektedir.

Müslüman halkalar bilgi üreten,   bilgi yapan unsurlara sahip olmadıklarından ve bu alanda egemen güçlere bağımlı olduklarından dolayı kendi evlerinde başkalarına mahkûm olmuşlardır. Bugün Malezya ve Türkiye gibi birkaç ülkenin çırpınışlarını saymazsak Müslüman halklar uyumaktadır.  Bugün gazetelerimiz var, radyo ve tv’lerimiz, haber sitelerimiz var fakat etkin değiller. Bilgi, belge ve haber oluşturma hususunda Batının medya papazlarının oyuncakları durumundalar. İşi yapan değil, birer figürdürler.  Özne değil, nesnedirler. 

 Müslümanların kendi başlarına, kendilerine bir gündem belirleme becerileri dahi kalmamıştır. Batıya mahkûm olmak, onun teknolojisine bağlı kalmak bizim kaderimiz değildir.  Bizim elimizin, kolumuzun bağlı olması beceriksizliğimizdendir.  Kur’an okuyan Müslüman’ın zihin dünyası Batıya mahkûm kalmaz.  İbrahim’i(as),  Yusuf’u, Hz. Peygamber’i (sav) okuyan; Kur’an’la beslenen Müslüman bilgelerin hayat hikâyelerini okuyan Müslüman, olaylara ve birtakım suni kuşatmalara mahkûm olmaz.  Bugün İslamî eğitim yaptıklarını iddia eden cemaatlerden tutun da laik kesime kadar kendi içinde bir gündemi olan, kendi gündemini kendisi tayin eden ve bu gündem üzere bir hayat sürdüren maalesef yoktur.  Hepimiz Batının medya papazlarının belirlediği gündemlere bağlı kalarak bir hayat sürdürüyoruz. Kendi aramızdaki tartışmalara gelince gıybet ve dedikodudan öteye gidememektedir. Çok basit, ehven ve yüzeysel gündemlerimiz var.  Geleceğe dair, insanlığı idame etmeye yönelik bir Müslüman gündemi bulunmamakta ve maalesef kimse önünü görememektedir.  Bu gündemsizlik geleceğimizi ipotek altına alacak bir beceriksizliktir.

Batının basın, medya ve internet teknolojisine mahkûm oldukça gündemimiz Londra’da, Washington’da ve Paris’te belirlenecektir. Bir örnek olarak DEAŞ terör örgütüyle ilgili Türkiye aleyhine oluşturulan dezenformasyonu düşünebiliriz. Türkiye, bütün devlet imkânlarıyla DEAŞ’e karşı bir mücadele vermekte fakat Batının medya papazlarının aleyhte yaptıkları propagandalar yüzünden Türkiye bir türlü DEAŞ’e destek veren bir devlet olmaktan kurtulamamıştır. Keçisi çalınan müftünün hırsız olarak cezalandırılması misali, hala suçlu pozisyonundadır.  Türkiye, Fırat Kalkanı Harekâtıyla dünyaya DEAŞ ile mücadele eden tek ülke olduğunu ortaya koymuştur. Fakat DEAŞ’ı maşa olarak kullanan ülkeler gözlerimizin içine bakarak yalanlarına devam etmektedirler. 

Türkiye’deki muhafazakâr ve İslami basın ve medya istediği kadar çırpınsın, başkalarının kendileri için biçtiği kaftanı giymek zorundadırlar. Neden bu hale geldiklerini tartışmanın bir anlamı yok sanırım. Çünkü kendi içinde bir birlik ve kardeşlikten eser yok.  Başkalarının her türlü olumsuzluklarına tahammülü var fakat Müslüman kardeşinin farklı bir düşünce ve fikrine hiç tahammülü yok. Biz birbirimizi sevmedikçe iman etmiş olamayız. Birbirimizi dinlemedikçe birbirimizi anlayamayız. Birbirimizi anlamadıkça başkalarının bizim için belirlediği gündemlere bağlı kalmak zorunda kalmaya mahkûmuz.

 Selam ve dua ile.   

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr