• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 21 °C
  • Ankara 17 °C

Hangi Mesajlar

Adem Ballı

24 Haziran seçimlerini kazasız belasız ölümsüz bir şekilde geçirdiğimiz için öncelikle rabbimize hamd ediyoruz. Çok kısa bir zaman da yapılan seçim yoğun bir propaganda döneminin sonunda neticelerini verdi. Herkesin malumu olduğu üzere resmi olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan yeni sistemin ilk başkanı olarak seçilmiştir. Hem de ezici bir çoğunlukla…

Öte yandan partisi için aynı şeyi söylemek mümkün gözükmüyor.

Gerek seçim süreci gerek seçim öncesinde toplum tabanından gelen belirgin rahatsızlıklara rağmen bu rahatsızlıkların giderilebileceğine dair somut söylemlerin ifade edilmemesi neticesinde Ak Partinin tek başına mecliste salt çoğunluğu elde edememesi neticesini doğurmuştur.

Klasik olarak her seçim sonrasında partiler aldıkları oy oranlına bağlı olarak kendileri açısından seçmenin vermek istediği mesajları anlamak üzere sorgulama yaparlar. (Gerçi bunu Türkiye de yaygın olarak yapan genelde Ak Partidir.)

-Halkımızın mesajı alınmıştır.

-Gerekli dersimizi bu sonuçlardan çıkaracağız.

Yollu sözler sarf edilir. Evet tabiidir sandığa giden 50 küsür milyon insanın her biri bir amaçla sandığa gitmekte sesini normalde duyuramadığı! Siyasilere ancak bu yolla duyurabilmektedir.

Burada biz daha çok Ak Parti ağırlıklı, mesajlar üzerinden yoğunlaşacağız. Ak parti seçmeni salt çoğunluk vermeyerek Ak Parti’ye nasıl bir mesaj ya da mesajlar vermiştir.

Seçimin ilan edilmesiyle beraber “İllaki adalet” başlığıyla kaleme aldığımız yazıda belirttiğimiz bazı hususlar vardı ki bu hususlarla ilgili Ak Parti yukarıda da ifade ettiğimiz gibi tatmin edici bir söylem geliştirmedi. Bunun neticesinde biraz da muhalefete tarafından da iyi kullanılan “Reise evet vekile hayır” söyleminin de etkisiyle bir önceki seçimlere oranla yaklaşık olarak yüzde 7’lik bir kayıp yaşandı.

Evet mesajlar net sevgili dostlar. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra yerlerde sürünen adalet mekanizmasının yeniden dizaynı öncelikli hedef olmalı. Özellikle Fetö’ye yönelik yapılan operasyonlarda dikkat edilmeli, mağdur edilenlerin durumu ivedilikle düzeltilmeli.

Sonrasında eğitim sisteminde ki yap-boz anlayışının terkedilmesi gerekiyor. Beraberinde öğretmenler ve diğer memur alımları için getirilen mülakat ucubesi derhal kaldırılmalı.

Vekillerin, valilerin, kaymakamların ve belediyelerin bulundukları yerlerde tabiri caizse devlet imkanlarını kullanarak karunlaşmalarının önüne geçilmeli.

Sosyo ekonomik adaletsizliklerin “bolluk bereket” sözünün bir gereği olarak giderilmesi, daha çok zenginden alan vergi sisteminin acilen oturtulması gerekmektedir.

Özellikle cumhur ittifakı şeklinde vücut bulan uyuşmanın devam ettirilmesi, parti çıkarları uğruna ayrılığa gayrılığa düşülmemesi arzulanandır. Birlikte birbirini denetleyerekte ülke yönetilebilmelidir.

Bu ülkenin zırt pırt seçime tahammülü yoktur. Herkes bilir oyun bozanlık yapan vatanın menfaatlerini değil partilerinin menfaatini düşünenleri akıbeti bellidir. Halktan gerekli tokat vakidir.

Yani özetle dilimize pelesenk olan ama bir türlü başaramadığımız “uzlaşma” ortamı daim kılınmalıdır.

Yeni bir sistemin içine girdik şimdiye kadar teorik olarak duyduğumuz okuduğumuz sistemin yaşamsal etkilerini pratik olarak tecrübe edeceğiz. Öncelikle umarız hayırlı olur.

Beşer düzlemindeki her sistemin beşerden kaynaklı zaten sıkıntılı olduğunun bilinciyle Müslümanlar olarak ideal olan ilahi sitemin ikamesi için gece gündüz çalışmak boynumuzun borcudur.

Toplumsal ihya hareketleri sadece siyaset eliyle oluşabilecek hareketler değildir. Komple bir çalışmanın neticesinde ancak asırlık hayallerin gerçekleşebileceği aşikardır.

Köklerimiz İslamdır. Yaşadığımız bütün sancıların sebebi bu köklere olan bağlılığımızdaki zayıflıklardır. Bu zayıflıkları kuvvetli hale getirmediğimiz sürece yapacağımız her iş yırtığa yama olmaktan öteye geçmez.

Müthiş bir genç potansiyelin olduğu ülkemizde sorumluluğumuz büyüktür. Üstad Karakoç’un şiarlaştırdığı “Diriliş” kavramı ekseninde bu gençlerimizle irtibatımız kuvvetli olmalıdır. İtikadını bilen ahlakını bu itikat eksenin inşa eden bir nesil inşa edersek “yasaklamaya gerek kalmadan müşteri bulamayan meyhane, kumarhane, fuhuş evleri, gece kulüpleri vs.” bütün pislikleri kapanacaktır.

Özetle mesaj önce nefislerimizedir. Yani dirilişi nefsimizden başlatırsak Allah’ın izniyle muvaffak oluruz.

Kalın selametle…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr