• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Hangi Muhammede İnanacağız?

Abdullah YEKTA

            Kutlu doğum haftası/kutlamaları sanırım sadece Türkiye’de yapılan etkinliklerdir. Başka ülkelerde bu tür kutlamalar yoktur. Peygamberimizin doğum günü etkinlikleri olsa dahi bu kadar görkemli değildir.

            Kutlu doğum haftası ilk kez 1989 yılında Türk Diyanet Vakfı tarafından daha önceleri kutlanan mevlidin yerine kutlanmaya başlanmıştır.  Ali Bulaç’ın de belirttiği gibi “ilk defa 1989 da DİB tarafından kutlanmaya karar verildi. Aslında İslam Devriminden sonra İran’ın Peygamber(sav)i anma ve Kudüs Haftası kutlamalarına bir alternatif olarak kutlanmaya başlanmıştır.(1)

            Aynı dönemde başörtüsünü yasaklayan,  hatta o dönemde ibadetleri bile engellemek isteyen bir zihniyetin desteğiyle kutlamalara başlanmıştır.

              Kutlu Doğum, Mevlidin modernize edilmiş halıdır. Peygamber(sav)in cihad eden, zulme ve şirke karşı mücadele eden kişiliğinin yerine etrafa gülücükler dağıtan bir derviş, bir sevgili imgesinin ikamesidir. Mevlitte de anlatıldığı gibi artık O, bir nurdur, İnsanüstüdür. Bütün Felek(Evren) onun için yaratılmıştır. O olmasaydı âlemler yaratılmazdı. Dolaysıyla O, evrenin varlık sebebidir. Vesaire.

              Aslında bütün bunlar Hıristiyanlıktaki Noel veya Mesih’in mucizevî kutlamalarına benzer rahatlamalardır. Kur’an’daki örnek insan modeli yerine kutsal-ruhani bir şahsiyet üretme çabasıdır. Hrıstiyanların Hz. İsa için biçtikleri bir konumdur. Yönetimler karşısında son derce mülayim, sağında tokat yediğinde, solu gösteren uysal bir insan imajı.

            Sokaklarda yürüyen, acıkan, yorulan, fakirlik çeken Savaşlarda darbe yiyen ve bunun sonunda kendisinden kan akan, düşmanın karşısında kimi zaman yenilgi tadan, (hendek savaşında) hendek kazan ve bundan dolayı da günlerce yorgunluk hisseden. Eşine iftira edildiğinde günlerce sinirleri bozulan ve bunun için Allah ayetler gönderene kadar ne yapacağını bilemeyen bir insan peygamber yerine nurdan yaratılmış; önünü görebildiği gibi arkasını da gören, bir bakış ve dua ile karşıdaki insanın elini işlemez hale getiren, Susadığında parmaklarından sular akıtan bir peygamber imajı. Her nedense hendek kazısı esnasında sahabesiyle beraber sıcak bir yemek hasreti çeken peygamber parmaklarından sular akıtabiliyor.

            Diğer peygamberlerle yarıştırılan bir peygamber! Hz. Musa, Hz. İsa (as)  ile yarıştırılan bir peygamber. Bizim peygamberimiz bütün Peygamberlerden üstündür, mucizeleri en çok olan peygamberdir yarıştırmaları. ‘Afife olan Hz. Meryem’i dahi kendisine nikâhlayan bir peygamber. Aynı zamanda Ruh(Ruhul kuds ) da olabilen bir peygamber.’(2)   

            Kızı Fatımaya  “sakın ha bana umut bağlama, seni ancak Salih amellerin kurtarabilir. Benden sana bir fayda yok diyen peygamber yerine her türlü günahkâr, zalim ve dinden çıkmış (sadece lafla ben Müslüman’ım diyen) herkese şefaatçi olan bir peygamber tasavvuru ile karşı karşıyayız.

            O günün şartlarında giymiş olduğu elbisesi için, ona ait olup olmadığı bilinmeyen bir saç teli veya sakalı için gözyaşı akıtan, ama onun asıl emanetiyle hiç uğraşmayan insanların ürettikleri olağanüstü bir peygamber. YGS imtihanına giren öğrencilerin, imtihanı kazanmaları için hırkası sakalı ziyaret edilen ve medet umulan bir peygamber. Sakalı Şerifi ziyaret eden kişinin yoksa çocuk sahibi olacağı, evde kalmışsa evleneceği ve kısmetinin açılacağı v.s.gibi batıl düşünceler.  Bu kadar olağanüstü hale getirilmiş bir peygamber Kur’an’da var mıdır? 

            Sakalı şerifi ziyaret ettiğinde çocuğu olacağını düşünen; bu sayede kısmetinin açılacağı, imtihanı kazanacağı gibi düşünen insanlar peygamberi putlaştırmış olmuyorlar mı? İnsanlar, Nuh (as)den sonra “yüce olan şahsiyetleri” bu şekilde putlaştırmamışlar mıydı?

            Hz. Muhammed (sav)in Mucizesi olan Kur’an’dan ne haber?

            Kutlu Doğum Törenlerinde ne kadar O’na yer veriliyor?  Herhalde, “güzel sesli gençler okuyor”, “Bak her sene güzel Kur’an okuma yarışmaları düzenleniyor”; “Semazenler gösteri de yapıyorlar.” Bu etkinlikler yetmez mi?  Bir de dört beş bin lira para verip Dursun Ali’yi de getirdik mi, bu sene görevimiz tamam. İnsan kendini nasıl da kandırıyor? Hayret!

             “ Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çokça zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.”(Ahzab-21)

            Allah bir peygamberi ancak ve ancak örnek alınsın ve ittiba’(uyulsun) olunsun diye gönderir. Başka bir amaçla göndermez.

              Evet, hangi Muhammed’e inanacağız?

            Nurani bir varlık olarak görülen, olağanüstü bir peygambere mi?

            Vahiy getirdikten sonra görevi biten bir potacıya mı?  Yoksa Ahzab -21 de ve Mumtehine-4 belirtildiği gibi örnek ve Model kişiliği olan bir insan peygambere mi?  Evet, Kur’an hangi Peygamberi bize öneriyor?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr