• BIST 90.787
  • Altın 254,429
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • İstanbul 26 °C
  • Adıyaman 28 °C
  • Ankara 20 °C

“HAYAT PAHALILIĞI” OYUNU

İrfan Çelenk

Darbe yapılan ülkelerde halkın ayaklandırılmasında temel olarak görülen sorun “hayat pahalılığı” olgusu olmaktadır. Medya organlarının haber yayınlarda şahit olduğumuz İran, Venezuella ve Sudan’da meydana gelen eylemlerde “hayat pahalılığı” medyada işlenen temel tema olmaktadır. Özellikle Amerika’nın hedef aldığı ülkelerde her ne hikmetse “hayat pahalılığı” olgusu meydana gelmektedir.

O halde burada irdelenmesi gereken temel sorun şu: “Hayat Pahalılığı” kendiliğinden mi oluyor yoksa emperyalizmin o ülke halkını bıktırarak hükümeti hedef almasını sağlamak ve böylece darbeye zemin hazırlamak için yaptığı bir oyun mu? Eminim ki siz de benim düşündüğümü düşünüyorsunuz “bu emperyalizmin oyunu” diye.

Hatırlayın İran’da geçen yıl meydana gelen eylemlerde ne deniliyordu: “halkın alım gücü düşmüş, halk hayat pahalılığından şikâyetçi vs.” söylemlerle sokaklar ateşe veriliyordu. Her gün medyada boy boy eylem görüntüleri flaş haber olarak sunuluyordu. Ancak İran halkının, oyunları görmesi ve çapulculara karşı sokaklara inmesi ile Amerika’nın kuklaları sıvışıp kaçtı. Tüm dünya bilir ki İran’daki ekonomik sorunların baş aktörü Amerika’ydı ve İran halkı bu oyunu görüyordu ve tuzağa da düşmedi.

Venezuella’da da aynı senaryo. Amerika, dışarıdan yaptığı ambargolarla ve içerdeki piyonları ile kur ve faiz üzerinde oynayarak enflasyon oranlarının yüzde 2 milyonu aşmasına neden oldu ve böylece halkın alım gücünü zayıflattı. Medyasında da yaptığı haberlerle ülkede “hayat pahalılığı” olduğunu ve halkın yönetimden huzursuz olduğu senaryosunu oynamaya başladı. Venezuella halkı da yıllardır ülkelerine yapılan kur ve faiz oyunlarını gördü ve hükümetine sahip çıkarak ülkelerini leş kargalarına yem etmedi.

Sudan’da da aynı senaryo devreye sokuldu. Sudanda da “hayat pahalılığı” senaryosu oynandı ve maalesef başarılı oldu. Halk sokaklarda güle oynaya hükümeti devirmenin mutluluğunu yaşıyordu. Oysaki halk darağacında kendi sandalyesini devirmişti. Bundan böyle Sudan’da halkın memnun olacağı bir yönetim kesinlikle oluşmayacaktır. Halk, ferasetsizliğin bedelini belki de Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Libya’da olduğu gibi canı ile ödeyecektir. Hayat pahalılığını bahane edip sokağa dökülen Sudanlılar bundan sonra belki kuru bir ekmeği bile arayacak.

Peki, İran ve Venezuella’da başarılı olamayan “hayat pahalılığı” oyunu neden Sudan’da başarılı olmuştu. Halklar olarak karşılaştırdığımızda İran ve Venezuella halkının kültür seviyesi Sudan halkına göre daha iyiydi ve dolaysıyla da daha bilinçliydi, bu nedenle de emperyalizmin oyununa gelmedi. Görünen şudur ki İran ve Venezuella’da içeriden herhangi bir darbe yapılamaz, belki emperyalizm dış müdahale ile hedefine ulaşabilir. Böyle bir müdahale olması halinde de bu savaşta Amerika da en az bu ülkeler kadar zarar görür. Amerika bunu bildiği için uzaktan uzağa tehdit etmekten öteye gidememektedir.

“Hayat Pahalılığı” senaryosu bizde de devrede. Son iki yılda kur ve faiz üzerinde yapılan operasyonlarda her alanda ürünlerin fiyatları yükseldi buna bağlı olarak halkımızın alım gücü düştü. Açık konuşalım ki halk olarak bu senaryonun arkasında Amerika ve avenesi olduğunu biliyoruz. Bir papazı bahane ederek yaptıkları kur operasyonu ile dolar karşısında paramız değer kaybetti. Dolar yükselince haliyle dolara endeksli ürünler de zamlandı. Bu zamlar fırsatçıların da katkıları ile maalesef artış gösterdi. Oyun bu, ne eksik ne fazla. Amerika darbe yaptığı veya yapmaya çalıştığı her ülkede “hayat pahalılığı” senaryosunu devreye koyuyor. Feraseti yüksek olan halklar oyunu yemedi, düşük olanlar da akılsızlığın bedelini canlarıyla ödedi ve de ödemeye devam ediyorlar.

Peki, oyunları görme hususunda biz ne durumdayız? Halk olarak çoğunlukla oyunu göremediğimizi üzülerek söyleyeyim. Kur diyoruz, faiz diyoruz, zamlar diyoruz, soğan diyoruz, patates diyoruz ancak tüm bu ekonomik sorunları bize reva gören iç ve dış mihrakları maalesef göremiyoruz. Tüm bu operasyonların arkasındaki emperyalizm ve uşakları, medyalarında, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, tüm bu sorunların müsebbibi olarak hükümeti suçlamaktadır. Ve üzülerek söylüyorum ki biz de yavuz hırsızlara inanıyoruz.

Arkadaşlar bazı şeylerin telafisi olmaz, tıpkı Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Yemen’de, Libya’da olduğu gibi.

O halde bize oyun kuranları tanımalı ve dikkatli hareket ederek onların oyunlarını bozmalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr