• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 30 °C
  • Ankara 20 °C

HDP barış isteyebilir mi?

Abdullah YEKTA

Artık güvenin bittiği bir noktadayız. Birlik –beraberlik, eşitlik, insanlık, din kardeşliği, demokrasi ve insan hakları gibi kavramların bir anlam ifade etmediği bir dönemdeyiz. Söz, yerini itimatsızlığa, güvensizliğe bırakmıştır. “Dün dündür, bugün bugündür” mantığı yerleşmiştir, dilimize. Her türlü yalan sipariş edilebiliyor. Daha düne kadar bir hizmet cemaati olarak faaliyette bulunan dini bir grup, bugün şer odaklarıyla bir olup bin bir bahane ile terörizmi savunabilmektedir.

Erdoğan karşıtlığı üzerine sürdürülen seçim kampanyası halen Erdoğan aleyhtarlığı olarak devam etmektedir. PKK ve KCK, Ak Parti hükümetinin kendilerine(PKK’ya) pozitif ayrımcılık tanıyarak devam ettirdiği çözüm sürecini ve çatışmazlığı bitirdiğini duyurdu. Şu ana kadar sözde bir ateşkes vardı fakat bu süre içinde PKK’nın gerçekleştirdiği eylemlerin sayısını dahi bilemiyoruz.

Seçimin ertesi günü öldürülen Aytaç Baran başta olmak üzere HDP’ye  oy vermeyen insanların sorguya çekilmesi, HDP’den bir milletvekilinin seçim kutlamalarında  kendilerinden(partilerinden) olmayanlara  “siz burada defolup gideceksiniz” gibi nezaketsizce tehditler, Güneydoğuyu kalkındıracak olan yol ve baraj şantiyelerinin yakılması, nakliyecilik yaparak geçimini sağlayan insanların arabalarının PKK tarafından yakılması ve en son rakamlarla beraber 20’ye varan şehit cenazeleri. Bütün bunlar bir barış ortamının olmadığının göstergeleridir.

Sahiden askeri baraj, askeri yol ne anlam ifade ediyor, bunlar. Gerçekten bu söylemlere hala inanan var mı? Baraj hizmet için yapılır. Barajın başka bir amacı mı olur? Yapılan barajla bölge insanın tarlası sulanacak. Yapılan yolda insanlar seyahat edecek. Bütün bunlardan yine istifade edecek olan bu bölgenin insanıdır.     Ama acı olan şudur ki; bu gün hiç kimse sesini yükseltip de, bütün bu yapılan hizmetlere, ne diye engel oluyorsunuz. Ve hükümete dönüp de bir teşekkür de bulunamıyorlar.

Bütün siyasi partiler halka hizmet esası üzere hareket eder ve propagandalarını da bunun üzerine bina ederler. HDP, bu gaye ile halktan oy almadı mı? Yoksa bana oy verin, ben sizin, yapılan yollarınızı bozacağım, yapılan barajları yıkacağım ve sizin için yapılan köprüleri yıkacağım mı, dedi? Dağa çıkıp sizin adınıza adam öldüreceğim, yol keseceğim, araba yakacağım mı, dedi. Çok tuhaf insanlarımız buna tepki veremiyorlar. Bu konuda cesaretlerini toplamaları gerek. Bu medeni cesaretlerini göstermeleri gerek.

Bu son olaylarla anlaşılan o ki, depoladıkları silahlarla, önümüzde aylarda PKK ve HDP, ülkeyi kana bulamaya çalışacaklardı.20‘ye yakın şehit cenazeleriyle zaten kana bulamışlar. Fakat daha kötü olabilirdi.

Bugün HDP, PKK’nın emrinde çalışmaktadır. Çıkıp ben ülkenin bir siyasi partisiyim. Altı milyon insan bana oy vermiş. Şu elinizdeki silahı indirin, artık siyaset zamanıdır, silahın gölgesinde demokrasi olmaz, diyemiyorlar. Demeleri de mümkün değil. Çünkü bu partide, kimin aday olacağı dahi Kandil tarafından belirlenmiştir. Bölgeye en çok hizmet eden iş adamı, asker ve görevlileri şehit ettiriyorlar.

Bugün HDP’in söylemleri hep yanıltmalarla devam etmektedir. PKK ve HDP gerçekten bu ülkeyi seviyorlarsa bir tek insan kanı için dahi “ kardeşkanının aktığı yerde biz yoğuz. Bu ülkede kardeş kanı akmasın, derlerdi. Ama maalesef bu hakkaniyeti bunlarda bulamıyoruz.

Barış ve huzurun hâkim olacağı yarınlar dileğiyle.

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr