• BIST 91.387
  • Altın 213,483
  • Dolar 5,3390
  • Euro 6,0627
  • İstanbul 7 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -1 °C

Hepimizin Karneler Günü

İsmet YILMAZ

Yaklaşık dokuz ay sürecek maratonun ilk döneminin sonuna geldiğimiz bu haftada toplum olarak hepimiz karnelerin dağıtılacağı güne kilitlenmiş durumdayız. Öğrencisiyle, eğitimcisiyle, velisiyle, kantincisiyle, servisçisiyle, esnafıyla ya da anne, baba, dayı, amca, dede, nine olarak toplumdaki rolümüz veya statümüz ne olursa olsun hepimizin yolu bir nevi eğitime düşüyor. Bu yüzden belki de toplum olarak siyasetten sonra en çok konuştuğumuz, tartıştığımız konu da eğitim oluyor. Her birimiz kendi cephesinden bakmakta ve ona göre eğitim ve öğretim faaliyetlerini değerlendirmekteyiz.

Gerçi hangi konumda olursak olalım sanırım ilkin en yakınımızdaki öğrenciyi değerlendiriyor dahası yargılıyoruz. Her birimiz kendi çapında birtakım değerlendirmeler yaparken öğrencimizin içinde bulunduğu psikolojiyi çoğu zaman ya unuturuz ya da önemsemeyiz. Her ne kadar bazı anne ve babalar karneler gününde öğrencisinden daha çok heyecanlansa da o günün en çok etkisinde kalan tabi ki çocuklardır.

Karneler günü, çocuklarımızın birçok duyguyu bir arada yaşadıkları önemli bir gündür. Her ne kadar E - Okul Sistemi önceden bize ve öğrencilerimize bir fikir verse de… Çocuklarımızla yaptığımız görüşmelerde onlar da bu güne ayrı bir değer biçiyor. Öğrenciler emeğimizin nasıl değerlendirildiğini görmek, öğretmenlerimizin bizler hakkında ne düşündüklerini öğrenmek heyecan ya da mutluluk veriyor, diyor.Bazılarıbeklediği sonucu alamadığı için üzülmekte bazıları da verdiği emeğin karşılığını aldığından sevinmektedir. Yine öğrencilerde gözlemlediğimiz bir diğer nokta, bir çatışma içinde olmalarıdır. Yani bir tarafta sevinirken diğer taraftan kaygılanabiliyor ya da üzülebiliyorlar. Bazıları karnesi istediği gibi olmadığı için üzülürken diğer yandan o gün kendisine karşı ayrı bir ilgi olduğu için sevinebiliyor. Ya da karnesi çok iyi olan bir öğrenci bir taraftan sevinirken diğer taraftan acaba ben bu başarıyı ikinci dönemde sürdürebilecek miyim, düşüncesinden dolayı içinde bir çatışma yaşayabiliyor. Bundan dolayı karneler gününde çocuklarımıza yaklaşımımızda onların bu ruh hâlini düşünerek dikkat etmeliyiz. İstediği bir sonucu alamamış öğrenciye bunu daha sonra telafi edebileceğini, bu konuda onun elinden geleni yaptığını söylemeliyiz. Diğer taraftan başarıyı sürdürebilme stresini yaşayan öğrencilere de bu şekilde planlı çalıştıkça başarının kendiliğinden geleceğini anlatmalıyız. Ama bütün çocuklarımıza asıl söylememiz gereken ise onların her durumda bizim için çok değerli olduklarını ifade etmemizdir.

Bilinmelidir ki bir öğrencinin karne başarısı onun akademik başarısı kadar sisteme uyum sağlama başarısıdır da. Çünkü eğitim sistemleri her bireye hitap etmeyebiliyor.  Bir öğrenci bir derste başarısız olduğu vakit diğer derslerin hepsinde yüzlük olsa da başarısız sayılıyor. Ya da bir çocuk bir alanda üstün yetenekli olsa da başka bir alanda başarısız oldu mu yine de istediği liseye veya üniversiteye yerleşemiyor.

Karneler günü öğrenciler kadar öğretmenler için de güzel ve farklı bir gün oluyor. Aslında onlar da bu süreçte öğrenciler gibi bir çatışma yaşıyor. Çünkü bir taraftan emek verdiği öğrencilerin bir kısmından güzel dönütler aldığı için mutlu; diğer taraftan bazılarından beklediği performansı göremediği için de mutsuzdur. Hele ki sınıfa gidip karneleri dağıttığı zaman her öğrenci için farklı bir duygu yaşayabiliyor. Bir öğrenciye takdir belgesini uzatırken çok mutlu ancakakabinde gelen öğrenciye başarısız derslerin olduğu karneyi uzattığı zaman da aynı derecede mutsuz olabiliyor.

Veliolarak eve karnesiyle gelen çocuğumuza karşı olan tutum ve davranışlarımıza dikkat etmemiz gerekir. Öncelikle çocuğumuzun başarılı olduğu yönleri konuşup çocuğun özgüvenini sarsmamalıyız. Ayrıca başarısız olduğu dersler varsa bunun önümüzdeki süreçte düzeltebileceğini ya da bir insanın her alanda başarılı olmasının şart olmadığı güzelce kendisine anlatılmalıdır. Kesinlikle başarısız olana ceza verilmemelidir. Aynı zamanda başarılı olana da abartılı ödüller verilmemelidir. Çocuğa karşı yargılayıcı ve suçlayıcı bir dil kullanmadan, onları başkasıyla kıyaslamadan ayrıca özellikle ergenlik dönemindeki çocukların içindeki bulundukları psikolojiyi düşünerek çocuklarımızın başarılarını ön planda tutmalıyız.Elbette anne ve baba olarak çocuğumuza olan sevgimizi onların karnesindeki başarısı belirlememelidir.

Eğitim, bireyde istendik yönde davranışlar oluşturma veya istendik olmayan davranışları istendik yönde değiştirme sürecidir. Ayrıca eğitim, bir ömür boyu devam eden bir süreçtir. Çocuğumuzun bu hafta alacağı karne onun sadece bir dönemini değerlendirmektedir. Çocuklarımız zaman ilerledikçe kendilerini daha iyi tanıyacak, başarısızlarını telafi etmeleri için kendilerine daha çok şans verilecek, onların önlerine daha güzel fırsatlar çıkabilecektir.

Önemli olan,  teknoloji ve medyanın adeta ağlarına aldığı günümüz gençliğine güzel bir ahlâk kazandırmaktır.Çevremizde bir sürü okul bitirmiş, çeşitli makamlara gelmiş, meslek sahibi olmuş ancak milli ve manevi değerlerini unutmuş, yanına gidip bir çay içemediğin, büyüğüne saygıda kusur eden, yardıma muhtaç olan bir yakınına el uzatmayan ve odasına girdiğinde bir an önce çıkmak istediğin,  insanlığı öğrenememiş nice kişi vardır. O yüzden bütün velilerimizden naçizane istirhamım şudur: Lütfen, çocuğunuzun okulunu ziyaret ettiğinizde öğretmenlerden önce çocuğunuzun ahlâkını, terbiyesini sorun. Akademik başarısını en sona bırakın. Yoksa bir genç  okulda öğretmenine el kaldırıyorsa, ağza alınmayacak sözler sarf ediyorsa hatta eline silahı alıp okul basıp öğretmenini öldürüyorsa  o öğrencinin bütün dersleri yüz olsa ne yazar!..

Çocuklarımıza bu ara tatilde dinlenmeleri için fırsat verelim. Ders çalışmaları için kesinlikle baskı uygulamayalım. Çocuklarımızı imkânlar ölçüsünde çeşitli kültür sanat programlarına yönlendirelim. Sözgelimi bir sinemaya ya da tiyatroya gidebilirler. Ailecek çevredeki iller ya da yakın yerler gezilebilir. En güzeli de onların kitaplardan alıp çocuklarımız okumaya teşvik edilebilir.En güzeli de onların sevdiği kitaplardan…

O halde hepimize iyi tatiller...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr