• BIST 107.202
  • Altın 145,420
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 25 °C
  • Ankara 21 °C

Hizbullah lideri Nasrallah: Esad'a destek verebili

Hizbullah lideri Nasrallah: Esad'a destek verebili

 Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, "Suriye'deki duruma müdahale edip Esad'a destek verebiliriz" dedi

Uzun sürenin ardından iki gün önce İran'da ortaya çıkan Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrullah, Suriye ile ilgili mesajlarını televizyon aracılığıyla verdi.

Nasrullah, el-Menar ve el-Meyadin televizyonları tarafından canlı olarak yayımlanan konuşmasında Lübnan’ı ve bölgeyi ilgilendiren konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

Suriye'de muhalif güçlerin Esad'ı deviremeyeceğini savunan Hizbullah lideri, Beşşar Esad'a açık destek verdi.

Nasrallah, "müttefikleri, Suriye'nin Amerika, İsrail ve aşırı güçlerin eline düşmesine izin vermeyecek" dedi.

 

Hizbullah lideri, "gerekirse militanlarımız Esad'ın tarafında yer alarak Suriye isyanına müdahale edebilir" ifadelerini kullandı.

İşte Nasrallah'ın konuşmasından bazı satırbaşları:

İsrail:

Birkaç gün önce İsrail Lübnan’dan gelen bir insansız hava aracını imha ettiğini iddia etti. İsrail medyası insansız hava aracının gönderilmesinden dolayı doğrudan Hizbullah’ı sorumlu tuttu. Bu, bizim açımızdan bir izzettir.

Lübnan’daki bazı siyasi gruplar da İnsansız hava aracı gönderilmesinden dolayı Hizbullah’ı sorumlu tuttular ve suçlamalarda bulundular. Hizbullah şimdiye kadar bu tip bir uçak göndermemişti, bölgedeki durumun hassasiyetinden dolayı herhangi bir insansız hava aracı göndermediğine ilişkin bir bildiri yayımladı.

Bu durumda sorulması gereken en önemli soru şudur: Hizbullah uçak göndermemişse, bu işi kim yapmıştır? İsrailliler şimdiye kadar imha ettiklerini söyledikleri uçağa ilişkin herhangi bir görüntü veya fotoğraf yayımlamadılar. Şimdiye kadar basında da uçağın enkazının bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir bilgi yer almadı.

Hizbullah yaptığı bir eylemin sorumluluğunu üstlenecek cesarete sahiptir. Özellikle de bu eylem düşmana karşı yapılmışsa hiçbir suçlamadan da çekinmez. Kaldı ki Hizbullah, Dimona nükleer reaktörünün yakınlarına kadar giden “Eyyub” isimli insansız uçağı bundan daha önemliydi ve Hizbullah bunu üstlenmişti.

Şimdiye kadar Hizbullah’ın yapıp da üstlenmeyi reddettiği hiçbir eylem söz konusu değildir. Yaptığımız açıklamalara inanmak ya da inanmamak kişilerin kendisini ilgilendirir.

Böyle bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini söylemiyorum; ancak bu uçağın girdiğine ilişkin bir delil mevcut değil.

İsrailliler sahip oldukları onca gelişmiş radara güçlü güvenlik sistemlerine rağmen hala uçağın nereden gönderildiğini belirleyemedi.

Bazıları Hizbullah’a yönelik suçlamalar üzerinden bir hesap yapmıştır; ancak bu yanlış bir hesaptır.

Filistin

Amerika ve Körfez’deki Arap ülkelerinin, Filistin davasını tasfiye etmek için Filistinlilere yeni şartlar dayatması endişe vericidir. Bu doğrultuda Filistin’e yapılacak her saldırı öncesinde Filistinlilerin cesaretini kıracak şartlar dayatmaktadırlar.

Ben, Gazze’deki yetkililerden bu konuya dikkat etmelerini istiyorum.

Eğer bölgedeki veya Lübnan’daki birileri, İslami Direniş’in Suriye, Irak veya bölgedeki isyanlardan ve İran’a yapılan baskılardan dolayı zaaf ve tereddüt içinde olduğunu sanıyorsa ciddi bir yanılgı içindedir.

İsrail ve sizin yanınızda yer alanlar, Lübnan’a yönelik bir aptallık yapmaktan sakınmalıdır. Çünkü Direniş, meşguliyet diye söz edilen her şeye rağmen uyanıktır ve vatanı olan Lübnan’ı savunma iradesine sahiptir.

Suriye

Suriye’de iki yıldır yaşanan gelişmeler insanı şu sonuca götürüyor: Bu olayların hedefi yalnızca Suriye’yi Direniş ekseninden çıkarmaya yönelik değildir. Bu, Arap İsrail savaşının sadece bir kısmıdır.

Suriye’ye yönelik saldırıların arkasında olanların hedefi, Suriye devletini, ordusunu ve halkını tahrip etmek ve Suriye’yi artık güçsüz ve aciz bir ülke haline getirmektir.

Suriye’de yaşananlar hepimiz için büyük önem taşıyor. Artık Lübnanlıların Suriyeliler için dilekte bulunmaları veya bir bildiri yayımlayarak kendilerini masum saymaları dönemi bitmiştir. Lübnan dışındaki devletlerle ve hükümetlerle ilişkide olanların tek bir ses duyması gerekiyor o ses de Suriye’deki savaş bitirilmelidir.

Bazı silahlı gruplar, ülkeye hakim olduklarında Hz. Zeyneb’in türbesini yıkmakla tehdit ettiler ve bunların bu tutumdan geri adım atmadıklarına da tanık oluyoruz. Bu, tekfircilerin Irak’ın Samerra kentindeki imamların türbelerine yönelik saldırısı gibi tehlikeli sonuçlar doğuracak tavırlardır.

Hz. Zeynebin türbesini savunanlar, onu savunurken şehit olanlar, bir fitneyi önlemektedir.  

 



  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr