• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Adıyaman 15 °C
  • Ankara 7 °C

Hz. Hüseyin: bir sembol

Abdullah YEKTA

                           

‘’O zulmedenler yakında hangi inkılabla devrileceklerini bileceklerdir.’’ (Şuara,227)

İnsanlar daha yarım asır önce Peygamberin önderliğinde Arap yarımadasında ki zalimlerin zulmüne son verp, putperestliği ortadan kaldırmışlardı. Allahın hükmü hâkim olmuştu. Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın ilk dönemleri İslami yönetim hâkim idi. Hz. Alinin hilafetiyle beraber patlak veren olaylar nihayetinde O’nun hayatına mal olmuştu.

Hz. Ali’yi bir takım ayak oyunlarıyla ekarte eden Muaviye, beytülmalin statüsünü ve İslami yönetimin temel ilkelerini değiştirmişti. Şura prensibini kaldırmıştı. Peygamber ve halifeler döneminde var olan düşünce özgürlüğünü kaldırmış, kanun egemenliğine son vermiş, islamdaki kardeşlik ilkesini ihlal etmişti.En önemlisi emribil-maruf ve nehyu anil-münker görevini yapan Müslümanlar da baskı altında tutulmaya başlanmıştı.Yeni Müslüman olan insanlar cizyeye bağlanmışlardı. Hrıstiyanlık’ta olduğu gibi sanki Müslüman olmak onların iznine bağlıymış.

İslamın anlatılıp yayılmasının önüne bir takım engeller konulmuştu. Şura heyetinin üyeleri Muaviye’nin ve Yezidin emriyle atanmış dalkavuklar,eyalet valileri ve askeri komutanlar olmuştu. Saltanata giden yol adım adım takib ediliyordu. Monarşik bir yönetim hakim kuruluyordu. Allah’ın hükümleri, peygamberin sünneti ayaklar altına alınmıştı. Zorla biat almaktan vazgeçin diyen imam Malik’in kolları (ceza olarak) omuzlarından kesilmişti.

 Kur’an hafızları her gün çoğalıyorlardı. Yüz binlerce hadisi ezbere bilen muhaddisler ortaya çıkmıştı. Fakat ne Kur’anın ve nede hadislerin hükmü uygulanmıyordu. Fıkhın konuları belirlenmişti. Namaz, oruç ,zekat v.s.   Yönetimden bahseden bir fıkıh yoktu. Emeviler kendi kötü yönetimlerini insanların kaderi olarak lanse ediyorlardı ve diyorlardı ki ‘’ Bu sizin kaderiniz, iyi olsaydınız Allah iyi yöneticiler başınıza getirirdi.’’

Evet böyle bir ortamda, yarım asır önce ortaya çıkan ceddi gibi, şahadet aşığı, cennet gençlerinin efendisi, peygamberin torunu ortaya çıkar. O şekil değiştiren putperestliği yeniden ortadan kaldırmaya gelmişti. Mekke’yi, Medine’yi, Şam’ı, Bağdad’ı , Mısırı yeniden özgürlüğüne kavuşturmaya gelmişti.

Hz. Hüseyin, bütün bunları yapamayacağını biliyordu. Ama O, bu yolun yolcusuydu. Zalimlere gerçeği hatırlatmak gerekiyordu. Hz. Hüseyin de bunu yaptı. O , zalimlerin uykusunu kaçırmaya niyetliydi. O ceddi İsmail gibi gönüllü bir kurbandı.

İkbal’in deyişiyle;

Bir adam göründü, milletler içinde en iyi bir adam

Sanki yağmur yüklü bir bulut, gelen doğudan

Bu bulut bir an için yağdı Kerbelâ üzerinde

Geçip gitti çiçek açtırdıktan sonra çölde.

Toz ve kana bulandı hakkı korumak için

 Temel taşı oldu ‘’Lâ ilahe illellah’’in

……..

Suriye ve Bağdat’ın görkemi hayal artık;

Gırnata’nın sesi uzak bir masal artık.

Ey rüzgar, ey elçisi insanların uzak,

Göz yaşlarımızı ilet onun toprağına pak.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr