• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Hz. Hüseyin’i Anlamak

Adem Ballı

Ümmeti Muhammed, tarih sahnesindeki yerini aldığı günden bugüne tarihin seyrini değiştirmiş, toplumlara yön vermiş ve adil düzenler kurmuştur. Biz yeni nesiller bu tarih bilinci ve şuurundan kopartıldık.Bundan dolayıdır ki savrulmalar yaşadık.Ve geleceği okuma noktasında tarihten kopuk yaklaşımlarımızdan dolayı son iki yüzyıldan bu yana hezimetler silsilesi ile muhatap olduk.

Ve bildiğimiz tarihi de ümmetin vahdeti için değil ya ayrıştırmak, ötekileştirmek için kullandık ya da yanlış değerlendirerek yanlış okuyarak bu sonucun ortaya çıkmasına sebep olduk.

Muharrem ayındayız. Bu ayın ümmet hafızasındaki yeri başka.Ümmetin tarihindeki birçok olayın bu ayda gerçekleştiği rivayet edilir.Hz Nuh’un kavminin başına gelen tufan, Hz İbrahim’in ateşten kurtuluşu, Hz Yakub’un gözlerinin açıldığı ve Peygamber Efendimizin “cennet çocuklarının efendileri” diyerek övdüğü Hz Ali ve Hz Fatıma’nın ciğerparelerinden biri olan Hz. Hüseyin’in şehit edildiği aydır Muharrem…

Kerbela bildiğimiz ama özüne halen vakıf olamadığımız mahzun bir olay. Ne oldu Kerbela’da? Yezid’in emri ile hareket eden ordu hicri 61. yılın 10 Muharrem’inde bugün Irak sınırlarında olan  Kerbela denen yerde Hz. Hüseyin’i  aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu birçok masum güzide insanı  şehit etti. Ve tarihin hiç unutmayacağı ümmetin üzerinde asırlarca duracağı olay bu şekilde gerçekleşti.

Peki Hz Hüseyin’i anlamak için ne yapmak  gerekiyor? Onun göz göre ölüme gidişini nasıl okumak gerekiyor. Kerbela olayının öncesine baktığımızda, toplumsal  vaziyeti iyice irdelediğimizde herhalde Hz. Hüseyin’i anlamak daha da kolaylaşacaktır.

Muaviye ölmeden önce müslümanların tarihine kara bir leke olarak geçecek olan ve asırlarca sürecek olan İslam yönetim sistemini yerle bir eden “saltanat” sistemini yerine oğlu Yezid’i getirterek başlatmış bulunuyordu.Bu durum beraberinde birçok sıkıntıyı getiriyordu.Başta Hilafet olgusu büyük bir zedelenme yaşıyordu. Muaviye’nin yerine atadığı oğlu Yezid’in ahlaki bozuklukları, zevkine düşkünlükleri halk tarafından bilinen özellikleri idi.Bu durumdan rahatsız olan halk kitleleri farklı arayışlar içinde idi.

Abdullah b. Zübeyr ve Hz. Hüseyin bu arayışların merkezinde olan kişilerdi. Nitekim Hz. Hüseyin bu arayışlardan gelen taleplere cevap veriyordu.Bunlardan biri Kufe ahalisinin talebiydi.Kufe ahalisi Hz. Hüseyin’i Kufe’ye davet etmiş ve geldiği takdirde kendisine biat edeceklerini taahhüt etmişlerdi. Yaşadığı toplumun halini gören ve zaten bu halden rahatsız olan Hz. Hüseyin bu davete icabet edecek, bütün uyarılara rağmen yoluna devam edecekti.

 Kendisini uyaranlara bu eyleminin mesajını hem o günün insanlarına hem de bugünün toplumlarına şu sözleri ile mesajını davasının anlamını iletecekti.

“Eğer dedem  Muhammed’in (sav) dini benim öldürülmemle ayakta duracaksa o halde ey kılıçlar gelin saldırın üstüme.”

“Zillete karşı ölüm izzettir.”

“Haberiniz olsun ki ben kötü bir amaç için yola çıkmadım. Zalim de değilim bozguncu da değilim.Aksine ümmetin kötüye doğru giden yolunu düzeltmek için yola çıktım.Muhakkak ki Allah benimle kavmim ve milletim arasında bir hüküm verecektir.Şüphesiz ki o, hakkın ve haklılığın en iyisini bilir.”

Hz. Hüseyin asırlara mesajını bu şekilde açık net berrak bir şekilde iletirken maalesef müslüman toplumlar bu mesajı anlayamamışlardır.Anlayamadıklarından dolayıdır ki sadece bu mahzun olay etrafında dahi bin bir türlü ihtilaf oluşmuş; müslümanlar birbirilerini tahkir, tazyif etmişlerdir.Guruplara bölünmüş yukarıda ifade ettiğim gibi birbirilerini ötekileştirmişlerdir.

Ne acıdır ki Hz. Hüseyin için matem bağlayan, Kerbela’yı her an hatırda tutan,  oluk oluk gözyaşı döken müslümanlar bugün bilhassa Suriye coğrafyasında Yezitlerin safında yüz binlerce Hüseyin’in kanını dökmekteler.Ve yine ne acıdır ki bunu Hüseyince yaptığını dillendirmekteler.

Amacı Hz. Hüseyin gibi Allah’ın davasını yüceltmek olmayan her eylem Yezitlerin iktidarını güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Kerbela ümmetin ortak acısıdır. Bu ortak acıdan vahdet çerçevesinde aydınlık yarınlar inşa etmemiz dileği ile…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr