• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • İstanbul 28 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Ankara 34 °C

İfsadla Islah Arasında

Bilal AKGÜL
İfsad, kavram olarak bozmak, yozlaştırmak, aslî/tabiî halini değiştirmek anlamlarında kullanılır. Islah ise iyi duruma getirme; bozuk, eskimiş taraflarını düzeltme; iyileştirme anlamlarında kullanılır.

İfsad, toplumları yozlaştıran etkenlerin arasında en belirgin olan özelliklerden biridir. Kişinin gelişimine çomak sokan, kâmilleşme yolunda mesafe kat etmesini engelleyen, alelade bir yaşamı teşvik eden bir özellik…

Bazı kavramları kullanma ya da bazı davranışlarda bulunma şeklimiz, niyeti sorgulamadan, kaş yapayım derken göz çıkarmamıza neden olabilmektedir. Evet, niyeti sorgulamadan diyoruz; çünkü ifsada kaynaklık edenlerin bariz vasfı, amaçlarının ıslah olduğunu ifade etmeleridir.

Kuranı Kerim’de konuyla ilgili: “İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine rağmen Allah'ı şahid getirir; oysa o azılı bir düşmandır.“ (Bakara 204) ve  “ O, iş başına geçti mi (ya da sırtını çevirip gitti mi) yeryüzünde fesad çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise, fesadı (bozgunculuğu ve kışkırtıcılığı) sevmez. “(Bakara 205) ifadeler dikkate değerdir.

Konuyla ilgili Peygamber (as) şöyle buyurmaktadır: “ Bedende bir et parçası vardır ki, o salih olduğu zaman bütün beden salâh bulur; o fesad bulduğu zaman bütün beden fesada gider. Dikkat edin! O, kalptir.” ( Buharî, Müslim, vd .)

Yine başka bir hadiste Peygamber (as): “ Size, namazın ve sadakanın birçoğundan daha efdal bir ameli haber vereyim mi?” Orada bulunanlar “evet” deyince, Efendimiz (s.a.v.) şöyle devam etmiştir: “İnsanlar arasındaki ilişkiyi ıslah etmektir…” (Muvatta, Ebu Davud) buyurmaktadır.

Ayet ve hadislerden şunu çıkarabiliriz: Biri birimizle ilişkilerimizin temelinde ifsaddan uzak tutma, ıslah etme amacının olması gerekir. İlke edineceğimiz iletişimin temel niteliği düzeltmek (ya da inşa) olmalıdır, bozmak değil.

İçinde yaşadığımız ortamlarda da ayetin ifadeleriyle örtüşen uygulamalara rastlamak mümkündür.

Kişinin İslami gayretini ve fedakârlığını azaltan, nefsini ıslah etmekten uzaklaştıran, zihnini geliştirmeye ket vuran her davranış ifsaddır. Bunların tersi ise ıslah…

Benliğin istikamet kazanmasını önleyen, mücadele azmini körelten, nefsini okşayan her söylem, her davranış ifsada kapı aralayacaktır. Kişinin olgunlaşmasının önünü kapatacaktır.

Islah etme düşüncesine sahip kişilerin kullandığı dil, ıslahta önemli bir rol oynar. Tabi ki, vasatı aşan konulardaki eleştirinin yeri farklı. Nitekim Peygamber (as)döneminde oruç tutma, namaz kılma gibi ibadetlerde aşırıya gidildiğinde Efendimiz (as) kendisinin örnek görülmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Tamam, tefridden uzak duralım; ama günübirlik bir yaşama kendini kaptıran bizler Peygamber (as)’in mücadele azminin, kararlılığının, fedakârlığının neresindeyiz? Ya da İslami değerler günlük yaşantımızın ne kadarını kuşatabilmekte, ona yön verebilmektedir.

Toplumun her yönüyle yozlaştığı bir durumda kullanılması gereken dil, medeniyetimize bağlılığı arttıracak, kültürel dinamizmimizden istifadeyi esin kaynağı olarak görecek bir dil olmalıdır. Kullanılacak seküler bir dil, dünyevi hırsı körükleyecek bir üslup, buna muhatap olanı yozlaştıracak, nefsini körükleyecek, bozacaktır.

Suriye’den göç etmek zorunda kalan insanlara yaklaşımımız buna örnek olarak verilebilir. Yaşanan birkaç olumsuz örnekten hareketle bu mazlumlara yapılacak yardımları kesecek bir yaklaşım, bir üslup olsa olsa ifsaddır, insanların iyilik yapma duygularını istismar etmektir.

Buradan şöyle bir sonuç çıkarmak mümkün: Müslüman birey için örneklik yitik hikmet mesabesindedir. Bunu yansıtacak her davranış, kim tarafından yapılırsa yapılsın alınması, uygulanması gereken bir değer hükmündedir.

Başta da söyledik, asıl olan kullanılan dilin kişiyi nereye sürüklediği, ıslah mı ettiği yoksa ifsad mı ettiğidir. Bu anlamda dikkat edilmesi gereken, farklı nefsi beklentiler yoksa (ki varsa durum daha da trajiktir), ıslahla ifsad arasında ince bir farkın olduğudur. Islah etmenin medeniyetimizdeki kıymeti ne ise ifsadın yarattığı tahribatın vebali de o minvalde büyüktür.

Sorunun nedeni olarak Kur’an kavramlarının yerli yerinde anlaşılmamasını ve bu kavramların günlük hayattaki tatbikinin düşük olmasını gösterebiliriz. Doğru anlaşılmamış bir kavramın günlük hayattaki karşılığının ıslah etmesinden bahsetmek çok zordur. Ya da asıl ıslah, Kuran kavramlarının yerli yerinde anlaşılmasını sağlayacak bir eğitim sürecidir. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr