• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

İnançlarımızın Kaynağı

Abdullah YEKTA

                             

Bizi akıllı bir varlık olarak yaratan, peygamberleri aracılığıyla bizi  vahye muhatap kılan ve hidayet yolunu  gösteren Allaha hamd olsun. Allah, bizi  sıratı müstakim üzere daim kılsın. Kur’anı kendisine rehber edinenlerden eylesin.

Her şeyin  bir ilki vardır. Bir köşe yazısı benim için  ilktir. Eksik tarafları olabilir. Şüphesiz  hata etmeyen Allah’dır.Sizlerle bu köşede  inançlarımız hususunda hasbihal etmeye çalışacağız.

Allah muvaffak eylesin.

Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru olana iletir.

İnançlarımız neye göre şekillenmiştir? İmanın esasları, inançlarımız diyoruz. Neye göre  bunlar tespit edilmiştir? İnançlarımızın kaynağı  nedir? Hangi esaslara göre inançlarımız belirlenmiştir?

Ehli sünnet, Haricilik, Mutezililik v.s.  Ehli sünnetin inançları , mutezilenin inançları diyoruz. Bütün bunların kaynağı nedir? Bunlar tarihsel midir? Tarihin bir döneminde düşünülmüş bizleri fazla bağlamayan düşünceler mi yoksa sürekli olarak değişmeyecek inançlarımız mıdır?

Bugün mezhep ve tarikatlar arasında oluşan kindar tutumlar nasıl giderilecek? Ülkemiz ve dünyada bu mesele fazla gündemde olmayabilir. Fakat  bu mesele,  her zaman kaşınacak bir yaramızdır.

Çağımız müslümanı   bu olumsuzluklardan kendisini  nasıl kurtaracak? İlk dönemden günümüze kadar İslam alimleri inançlarımızın kaynağının, Kur’an’ın muhkem (açık)  ayetleri  ve mütevatir hadisler olduğunu belirtmişlerdir. Tarihte mezhepler arasında cereyan eden  güncel tartışmalar elbette ki inançlarımız için belirleyici olamaz. Bugün, ehli sünnetin  tarihte savunduğu ‘’el-cüz-ü la yetecezza=atomların parçalanamayacağı’’ düşüncesi müslümanların bir inancı olabilir mi? Ya da mutezilenin Kur’an-ı Kerim  mahluktur, şeklindeki tartışmasının bizim için bir önemi var mı?  Elbette ki hayır.

   ‘’Onlar Kur’anı düşünmüyorlar mı? Eğer o,  Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.’’ (Nisa-84)

       Kur’an-ı Kerim  kendi içinde tutarsızlık ve yanlış inanç barındıran bir kitap değildir. O halde  mezhep ve grupların farklı düşüncelerinin kaynağı  Kur’an değildir. Peygamber(s.a.v.)’in sünnetinde de böyle tefrika, birbirlerini tutmayan unsurlar olmadığına göre müslümanların  bir takım ihtilafları, farklı inançları hoş görmeleri  yerine Kur’an’dan  beslenmeleri  gerekir.

 Bugün, müslümanların birtakım yalan yanlış inançlardan kendilerini muhafaza edebilmeleri  için  yegane kaynak Kur’an’a dönmeleri ve sağlıklı bir şekilde ondan yararlanmaları gerekir. Bugün yeni bir dönüşümü gerçekleştirecek Kur’an okumaları yapmalıyız.  Aksi takdirde Kur’an ölüler için, mezarlıklarda okunan bir kitap hüviyetini taşır ve bu yanlış anlayış ile birlikte Allah’ın huzuruna gideriz.

Oysaki bu Kur’an dirilerin okuması için nazil olan bir kitabdır. Dirilere şifa  veren bir kitab. Mü’minlerini  kötülüklerden koruyan bir kitab. Allah, okuyup onunla amel etmeyi nasip eylesin.

 

                                                                                                

                                                               

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr