• BIST 108.518
  • Altın 153,497
  • Dolar 3,8453
  • Euro 4,5175
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

İnsan En Çok Da Kendisine Uzaktır

Ayhan ŞİMŞEK

En tehlikeli anlar insanın kendisiyle baş başa kaldığı zamanlardır. Bu anda beyninizin içinde bir mahkeme kurulur ve işin en zor tarafı yargılayanın da yargılananın da kendinizin olmasıdır. Birden içindeki seni tanımadığını anlarsın. Bedenin içinde yer alan ruh firaridir. Aynaların arkasında bir yerde kaybolur gidersin. Artık görüntüler yok, sesler çok uzak.

Sadece hisler var.

Kalbimin üzerinden ağır yüklü bir duygu treni geçiyor. Kendimle karşı karşıyayım. Kendime söyleyecek tek kelime bulamıyorum. En yalnız zamanlarında bile bu kadar çaresiz değilim aslında. İnsanın içini görmesi ne garip! Şuradakiler, dün düşündüklerim, kararlarım… Bunları şimdi söyledim, şurada duran kapalı sandık yarın yaşayacaklarımın sonunda söyleyeceğim sözler…

Kalbimin kılcal damarlarında gezerken kanımın içinde boğulan duygularımın cesetlerini bir bir kıyıya sürüklüyorum. Beynimin acımasız gülüşleri arasında kurban ettiğim benden olup bana yabancılaşan duygularımla yüz yüze geliyorum.

Ve bir an anladım ki yanından hızla geçerken eline sadaka bırakmadan geçmediğim hırpani görünüşlü adamın ucuz bir oyuncu olduğunu düşünerek acıma duygumu öldürmüştüm.

Ekranda seyrettiğim bir televizyon haberinde ölen insanın bizden biri olmadığını anlayarak rahatladığımda, sevgi duygumu öldürmüştüm. Mazeretini dinleme ihtiyacını duymadan arkadaşımı kara defter listeme eklediğimde, dostluk duygusunu öldürmüştüm. Bütün kötü şeyler niye benim başıma gelir dediğimde, inanç duygumu öldürmüştüm. Müşterinin verdiği paranın sahte olup olmadığını anlamak için parayı yukarı tuttuğumda güven duygusunu öldürmüştüm. Karlı havada trafiğe kızıp söylendiğimde, güzellikleri görme yetimi öldürmüştüm. Bir seri katil olmuştum içimde ve en sonunda sıra kendime gelmişti…

 

Ve aklıma bir şiir düştü;

 

Uçurumun kenarındayım Hızır

Ulu dilber kalesinin burcunda

Muhteşem belaya nazır

Topuklarım boşluğun avucunda

Derin yar adımı çağırır

Dikildim parmaklarımın ucunda

Bir gamzelik rüzgâr yetecek

Ha itti beni, ha itecek

Uçurumun kenarındayım Hızır

Civan hazır

Divan hazır

Ferman hazır

Kurban hazır (Ömer Lütfi Mete-1981)

Bu cesetler arasında gezerken aradığım bir şey vardı. Umut… Her şeyi düzeltebilecek, sevdiklerime sevdiğimi söyleyebileceğim, beyaz karın süzüle süzüle inişini seyredebileceğim, dostlarımın muhabbetlerini uzatacağım, dilencilerin ellerin sadakalarla dolduracağım, bir gün gelecektir elbet. Yakındır elbet yarının güzel günleri…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr