• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

İnsanı Yaşatmak

Abdullah YEKTA

         

           

…‘’Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere ) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur.  Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur…’’Maide-32

  Bir insanın hayatına kast eden bütün insanlığa kastetmiş olur. Tehlike esnasında, bir saldırı anında bir insanın hayatını kurtaran, bütün insanlığı kurtarmış olur.

   Bir insanın islama girmesine sebep olan onu diriltmiş olur. Bir insanı islamla, dinle tanıştıran ona hayat vermiş olur. Bir insana hayat veren, bütün insanlığa hayat vermiş olur.

   ‘’ Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız.’’  İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak bu ümmetin en belirgin vasfıdır. Bu, mü’minlere verilen bir emirdir. Mü’min bu emri yerine getirmekle hem Allah’ın emrini yerine getirmiş olur, hem de Allah katında sevapların en büyüğünü kazanmış olur. Gerçekten iman edenler için, Allah’ın emrini yerine getirmek bir şereftir. Ama Allah Teâlâ buna ilaveten, mü’mine en büyük mükâfatı veriyor. Yine Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:

  ‘’Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emreder kötülükten sakındırırlar.’’ (Tevbe-71)  ‘’Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir..!’’(Hicr:94)

Mü’min inancı gereği merhametlidir. İnsanların ateşte yanmalarına gönlü razı olmaz. Kötülüklere engel olmaya çalışır. Bu, onun için bir görevdir.  İnsanlara, tebliğde bulunurken, nasihat ederken hep bu inançla hareket eder. Bana ne? deme lüksü yoktur. Vicdanı buna tahammül etmez. İyilik karşısında sevinir, kötülük karşısında daralır, huzursuz olur. Peygamber (s.a.v.) bu hususta, yükümlülüğümüzü şöyle dile getirmektedir:  

    ‘’Sizden kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin (o konuya el atsın). Eğer buna gücü yetmezse, onu diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye gücü yetmezse, kalbiyle o kötülükten nefret etsin ki, bu (tavır) da imanın en zayıf derecesidir.’’ (Riyazüs-Salihin-186)

   Bu imani görevle beraber mü’min bir davetçidir. O bir tebliğcidir. İnsanları doğru yola çağırır. Çünkü doğru yola çağırmak bir çığır açmaktır. Bu çağrıyla imana gelen kurtuluşa gelmiştir. Peygamber (s.a.v.) Hz. Ali’ye nasihatinde:

‘’…Vallahi, senin vasıtanla Allah’ın bir tek kişiye hidayet vermesi, senin için kırmızı tüylü develere sahip olmaktan daha hayırlıdır.’’ (Riyazüs-Salihin-177) diye buyurmuştur. O yine başka bir hadisinde şöyle buyurmuştur:

 ‘’ İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların sevaplarından da hiçbir şey eksilmez. Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye de, kendisine uyanların günahı gibi günah verilir. Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez.’’

  Allah bizi, doğru yola çağıran ve doğru yolu takip eden kullarından eylesin.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr