• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

İşid modern haricilik midir?

Abdullah YEKTA

Daha önceleri nerelerde kullanılmış, onu bilmiyoruz ama Afganistan cihadıyla beraber el-Kaide türü örgütlerin ABD ve Batılı ülkeler tarafından Ruslara ve daha sonra Müslüman ülkelere karşı kullanıldığını gördük. Rusya’ya karşı Çeçen savaşçıları,  Komünist Afgan hükümetine karşı da Mücahitler etkin bir şekilde kullanılmıştı. Mücahitlerin davasının İslamiliği konusunda kimsenin fazla bir şüphesi olmadı ama daha sonra el-Kaide bağlantılı Taliban Hareketi şimdilerde de İŞİD, ABD tarafından gerektiği zaman kullanılan örgütler olduğu pekâlâ bilinen bir şeydir.

İslam tarihinde bazı devletler yeni ortaya çıkan grup ve mezhepleri kullanmışlar. Örneğin Safevîler Şiayı, Osmanlılar Sünnîliği kullanmışlardı. Fakat modern devletler,  mezhep ve grupları daha fazla etkin bir şekilde kullanmaktadırlar. Irak’ta, daha sonra Arap Baharında işler, ABD, İngiltere  başta olmak üzere Batılı ülkelerin istedikleri gibi gitmedi. Suriye iç savaşında da batılı anlamda bir sonuç alınamayınca karşı devrim bir örgüt kurdular. Bu örgütü kurmak zor değildi, çünkü Ortadoğu ve Kafkaslarda el-Kaide benzeri yapılar mevcuttu. Zaten İŞİD bu şekilde kurulmuş bir örgüttür. Kanada’dan tutun da Endonezya’ya kadar her unsuru içinde barındırmaktadır.

Büyük devletler her zaman bu tür örgütleri menfaatleri doğrultusunda kullanırlar. Kimisini peçete gibi tek kullanımlık olarak, kimisini de kullandıktan sonra başkalarına devrederler. Her türlü kirli işler, bu örgütlere yaptırılır. Etrafımızdaki örgütlere dikkatlice bakarsak bu hususu daha net anlama imkânımız olur, sanırım.

İslamî duyarlılığı olan örgüt ve yapılar; ABD, İsrail ve İslam’a düşman ülkelere karşı mutlaka bir tavırları olur. İŞİD bu ülkelerden daha ziyade İslam ülkelerini hedef alıp, tehdit etmektedir. İslami kimliği konusunda hiç şüphemiz olmayan Hamas’ı dahi tehdit etti, geçtiğimiz günlerde. İŞİD’in şu ana kadar İsrail’in aleyhine bir demeç verdiği görülmemştir. Aynı durum Suriye PKK’sı olan PYD için de geçerlidir. Şu ana kadar Suriye’deki Kürtlere herhangi bir hak verdikleri söz konusu değildir. Türkiye’nin Kürtlere verdiği haklarla Suriye’nin verdiği hakları mukayese ettiğimizde PKK’nin  sabah akşam oturup Türkiye’ye teşekkür etmesi gerekir. Ama maalesef PKK’nin şu ana kadar Suriye’ye karşı hiçbir eylemi olmamıştır. Hatta bu günlerde yok olmakta olan Suriye ye personel yardımında bulunmayı dahi vaat etmektedir.

İŞİD Suriye’ye karşı savaşması gerekirken Muhaliflerle savaşıp, onların gücünü kırmaktadır. İŞİD nedir? Nasıl bir İslami anlayışa sahiptir?  İslam adına hareket eden bir örgüt, nasıl böyle kan dökebilir, bu anlaşılan bir şey değildir. İslam dünyasında bu konuda itikadî, sosyolojik ve psikolojik bir araştırma yapılmış değildir. Çok değişken ve seyyal bir yapıya sahip olduğu için de İŞİD’in tanımlanması zor bir durumdur. Kendi sitelerinde ve yayınlarında kendilerini en iyi ve saf Müslüman bir grub olarak tanımlayabilirler. Bu bir ölçü değil elbette. Dışarısı onları nasıl tanımlıyor? Ona bakmak gerekir. Uluslararası bir örgüt niteliğinde olduğundan, kimlerin güdümünde olduğu pek kestirilmediğinden çok farklı tanımlanmaktadır. Şu an birçok ülke veya parti birbirlerini suçlarlarken karşısındakinin İŞİD’ci veya ona destekleyen olmakla suçlamaktadır. Tabii kimi zaman bir milli görüşten olan biri veya İhvanı Müslümin’den biri İŞİD’ci olarak lanse edilebilmektedir. Bu tür damgalamalar ya siyasidir ya da menfaat için yapılan damgalamalardır. PKK’lıların kendilerinden olmayanlara hemen İŞİD’ci damgasını vurmaları gibi.

İŞİD saldırılarında toplu kıyımlarda bulunuyor. Fakat intihar saldırılarını kendi elemanlarının ölümüyle gerçekleştiriyor mu? Yoksa başka örgüt elemanlarını mı kullanıyor? Bu henüz net olmayan bir durumdur. Çünkü İŞİD düşüncesine sahip olan birinin intihar etmesi inançlarıyla ters olan bir şeydir. Bu   örgütte,1980’lerde meşhur olan “et-Tekfir ve’l-Hicre”nin söylemleri var. Yine bu örgütte Vahhabilerin Hareket ve refleksleri var. Gözlerini kırpmadan adam öldürmeleri Hz. Ali (ra) dönemindeki Haricilere benzemektedir.

İŞİD’in hareket ve eylemlerinde de bir sorun var. Çünkü büyümek ve bölgede tutunmak istiyorsa öncelikle batılı hedeflere yoğunlaşması ve saldırması gerekir. Ayet hadisleri zahiri mantıkla okuyup mutaala etmektedirler. Biz dışarıdan bir okumayla “Ameli imanın bir parçası” olarak görüyorlar.

Kimin güdümünde olduğu doğru dürüst belli olmayan İŞİD’in hangi grub veya mezhebe bağlı oldukları pek fazla önemli olmamakla beraber Hz. Ali dönemindeki Haricilere az çok benzediklerini söyleyebiliriz. Hz. Ali safında olmalarına rağmen daha çok Muaviye’ye faydalı olmuşlardır. Sıffın savaşında Hakem olayını Hz. Ali’ye dayatan, daha sonra da niye hakemlerin hükmüne razı oldun; Kur’an’ın hükmüne aykırı davrandın, dolaysıyla sen büyük günah işledin ve sen kâfir oldun diye tekfir etmişlerdi. İŞİD, en son Hz. Ali şehit eden bu grub gibi modern bir harici harekettir, diyebiliriz. Bu hareketle ilgili şimdilik düşüncelerimiz bunlar.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr