• BIST 108.953
  • Altın 144,293
  • Dolar 3,4840
  • Euro 4,1157
  • İstanbul 27 °C
  • Adıyaman 37 °C
  • Ankara 26 °C

‘İslam Bilgeleri Zirvesi’

Bilal AKGÜL

Geçen hafta Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri Şanlıurfa‘da ‘Uluslararası İslam Bilgeleri Zirvesi’ düzenlendi. Şanlıurfa Valiliğinin organize ettiği ve dünyanın değişik ülkelerinden 50 yi aşkın konuşmacının katıldığı programın cumartesi oturumuna katılmak nasip oldu.

Dünyanın değişik ülkelerinden Müslümanların bir araya gelip hem dünya hem de kendi meselelerini konuşmaları, bilgi alışverişinde bulunmaları muazzamdı. Hele hele oturum aralarında gerek katılımcılarla gerekse konuşmacılarla fikir alışverişinde bulunmak etkileyiciydi.

Prof. Bedri Gencer’in ‘Keşf’i Kadim’in Dört Kapısı: Fıtrat, Din, Hikmet, Sünnet ‘ başlıklı sunumunda sünnetle ilgili açıklamaları çarpıcı idi: ”Kültür, sünnetin seküler karşılığıdır. Sünnetin genel adı, edeptir. Sünnet, edebin Nebevi forma dönüşmüş adıdır”. İçimizdeki sıkıntılara vurgu yaparken Said Halim Paşa’nın kullandığı ‘buhran’ kavramının karşılığı olarak ‘fitne’ kavramını kullanması bir diğer çarpıcı anekdot olarak görülebilir.

Programda çarpıcı gördüğüm konuşmalardan birini Litvanya Müftüsü yaparken, diğerini Rusya Federasyonundan katılan konuşmacı yaptı.

Litvanya Müftüsü Romas Jakubauskas, ‘Terör ve İslamofobi Gölgesinde Müslüman Azınlıkların Durumu’ başlıklı sunumunda azınlık olmanın yarattığı risklere ve asimilasyon tehlikesine vurgu yaptı. Özellikle asimilasyon tehlikesini Müslüman azınlıklar için en önemli tehlike olarak vurguladı. 11 Eylül saldırılarına kadar ülkelerinde herhangi bir dışlanma ile karşılaşmadıklarını, 600 yıllık birlikte yaşama tecrübesinin bunda etkili olduğunun altını çizdi. Fakat özellikle 11 Eylül saldırılarının akabinde, İslamofobinin adeta hortladığını ve bunun yaşam koşullarını zorlaştırdığını dile getirdi. Bunun zeminini güçlendiren etkenlerin ise uzun bir süre ateizmin dayatılması ve İslamla ilgili bilgi eksikliği olduğunu ifade etti. Azınlık problemi olarak dile getirdiği bazı hususların bir kısım İslam ülkesinde halen reel bir olarak yaşanıyor olması trajiktir.

Mütfü Romas Jakubauskas, bu ve benzeri sorunların uzun vadede çözüm kaynağı ise eğitimden geçiyor. Jakubauskas’ın bu ifadeleri aslında yapılan bir eylemin küresel etkilerini anlama ya da bir eylemle ilgili dar anlamdaki bir değerlendirmenin yaratacağı ufuk problemini anlama açısından da çarpıcı idi. 11 Eylül’ün arkasındaki aklı anlamada da bu ifadelerin altını çizmek gerek.

Rusya Federasyonundan katılan konuşmacı Rusya Federasyonundaki İslamofobinin kaynağının Avrupa merkezli kanallar olduğunu dile getirdi.1500-1600’lara kadar Müslümanların bulundukları coğrafyada hâkim medeniyet konumunda olduklarını dile getiren konuşmacı, belli aralıklarla yapılan asimilasyon ve yıkım çalışmalarının İslam medeniyetinin bu topraklardaki izlerini önemli oranda ortadan kaldırdığını dile getirdi.

Oturum arasındaki muhabbetimizde ise özellikle komünizm sonrasında Stalin’in Müslümanlara, kültür ve medeniyetine adeta savaş açtığını, kıyımdan geçirdiğini ve günümüze kadarki tahribatın önemli bir oranda Stalin merkezli olduğunu dile getirdi. Özel konuşmadan ilginç bir not ise 1900’lere kadar Rus nüfusu ile Müslüman nüfusu arasında ciddi bir fark olmadığını; ancak bu yıllardan sonra Müslüman nüfusu yerinde sayarken Rus nüfusunun hızla arttığını dile getirdi.

Prof.Dr Azmi Özcan, Doç Dr.Selim Argun, Doç. Dr. Hikmet Atan, Prof. Dr. Ahmet Yıldırım, Prof.Dr. Saffet Mustafa Haliloviç gibi değerli birçok konuşmacının olduğu programa katılımın az olması doğrusu üzüntü verici idi.

Bu ve benzeri programları ümmet şuurunun oluşması, gelişmesi açısından birer kıvılcım olarak görüyor, programın düzenlenmesinde emeği geçen başta Şanlıurfa Valiliği olmak üzere herkese teşekkürü borç biliyorum.

Selam ve dua ile.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr