• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

İslam Medeniyet Havzaları

Bilal AKGÜL

Medeniyet olarak maruz kaldığımız şiddetin dozajı gittikçe artmaktadır. Ülkenin bağımsızlaşma, manevi değerleriyle barışma, toplumuyla kaynaşmaya yönelik attığı her adım karşı bir atakla boşa çıkarılmaya, adeta ülkeye ayar verilmeye çalışılmaktadır.

Mücadele sahası olan cephe sayısı günden güne artmakta, nerede ise günübirlik savaşın cephe sayısında artma meydana gelmektedir. AP‘nin aldığı müzakere sürecinin dondurulması kararı, Avusturya’nın silah satışı konusunda aleyhimize aldığı karar, Almanya’nın verdiği nota, son bir haftada hatırladığım gelişmeler…

Mensubu olduğumuz medeniyet “Zorlukla beraber kolaylık vardır, zorlukla beraber mutlaka kolaylık vardır” sözünün altını çizen bir medeniyet.

Batılın her tür ayak oyununa karşı Müslümanların ellerinden gelen gayreti göstermeleri tabii-zorunlu görevleridir.

Bizler, Batılın her türlü hile ve saldırılarına karşı, sağlam ”fikir mevzileri“ inşa etmeyi, Hakkın galip gelmesinin olmazsa olmazlarından görüyoruz. Yusuf Yavuzyılmaz Hocamızın vurgusu ile “sömürülmeye açık olma”yı,  mevcut geri kalmışlığımızın temel etkenlerinden biri olarak görmekteyiz. Fiili sömürülmenin ilk nüvesini oluşturan, zihni olarak sömürülmeye açık olmaktır. Ve zihni açıdan batıla karşı mevzilenmeden, sağlam mevzilere sahip olmadan sömürmenin hiçbir çeşidinin ortadan kalkması mümkün değildir.

Bu minvalde İbn Haldun’un, ”Geçmişin geleceğe suyun suya benzemesi gibi benzediğine“ dair ifadesinin altını çizmek gerekir.  Sağlam fikir mevzilerinin inşasında geçmişle sağlıklı yüzleşmenin hayati bir rolü vardır.

Toptancı bir yaklaşıma tenezzül etmeden, eleştirel bir yaklaşımla, medeniyet birikiminden istifade etmek bir medeniyetin yeniden dirilişinin olmazsa olmazıdır. İslam medeniyetinin hâkim medeniyet konumunda olduğu dönemlerde özellikle Yunan-Grek medeniyetinden istifadesini, eleştirilebilecek yanları ile birlikte, “açılımın” temel verileri arasında saymak mümkündür. Yine Avrupa medeniyetinin hâkim medeniyet konumuna yükselme sürecinde İslam medeniyetinden fazlasıyla istifade ettiğini görmekteyiz.

“Eğitimle Diriliş Panelleri “ ismiyle geçen sene düzenlenen “Âlimlerimizin Şahsiyeti ve Eğitim Anlayışı” panellerini bu sene “İslam Medeniyet Havzaları “ adıyla sürdürme niyetindeyiz. Nitekim bu panellerin ilki olarak yöneticiliğini Mehmet Saydam’ın yaptığı, konuşmacı olarak Yusuf Yavuzyılmaz ve Mehmet Suat Dilek’in katıldığı “Hint Havzası” panelini 19 Kasım’da gerçekleştirdik. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun.

Nasip olursa bundan sonraki aylarda da Mısır Havzası, Kazan Havzası, Bağdat ve Endülüs Havzası’nı da İslam Medeniyet Havzaları üst başlığında panel olarak düzenleme düşüncesindeyiz.

Fikir mevzilerimizin güçlenmesinde ilk adım olarak geçmişin bir muhasebesini yapmada, geçmişi kendi medeniyet dinamiklerimizle, oryantalist bakıştan arı bir şekilde ele alma elzemdir. Belki bu sağlıklı yüzleşmeden sonra mevcut durumu, günümüzü artıları ve eksileri ile değerlendirmek mümkün olacaktır.

Öyle ki, ancak geçmişi ve mevcut durumu değerlendirdikten sonra yeni, medeniyet köklerimizden neşet eden, vahiy ve sünneti merkeze alan, zamanı okuyan yeni bir medeniyet perspektifi inşaa edilebilir, medeniyetimizin yeniden dirilişi yolunda bir mesafe kat edilebilir.

Rabbim yolunda ayaklarımızı sabit kılsın, şeytan ve dostlarının hile ve desiselerinden uzak kılsın.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr