• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Adıyaman 18 °C
  • Ankara 7 °C

İslam Sosyolojisi

Şevket TATAR

Sosyoloji ve dinler tarihi üzerine doktorasını tamamlayan Ali Şeriati sorumluluk bilinci ile artık susamazdı. Kendi itirafı ile Şeriati, sessiz kalmaya ve hiçbir şey söylememeye tahammül edemem, susacağım ama kendimi ölümcül acılarla kıvranan, hayatın bin bir zorluğundan ötürü iyice yorgun düşmüş, gözünde bütün bir ömür boyu süren bir bekleyişten başka bir şey olmayan bir insan gibi hissederek susacağım.

Bir şehit huzur içinde büyük bir mutlulukla ölür... Görmüyor musunuz? Gündelik hayatın hay huyuna alışmış insanlar için ölüm, her şeyin korkunç bir biçimde sona ermesi ve müthiş bir trajedidir... Yokluğa karışıp gitmektir. Buna karşılık, kendinden hicret etmeye niyetlenen kişi, işe ölümle başlar 'ölmeden önce ölünüz' bu harikulade buyruğu dinleyip ona göre davrananlar ne büyük insanlardır.

Dr. Ali Şeriati'yi iyi tanıyan herkes, çalışmalarını incelemenin, kitaplarını okumanın, düşüncelerini öğrenmenin ne kadar faydalı olduğunu bildiği gibi; nasıl inancından kaynaklanan bir hayat yaşadığını da çok iyi bilir. Burada, kendini inancına adamış şuurlu bir insanın, baştan sona çalışma, çabalama, inanç, aşk ve sorumlulukla dolu hayatını.

Şeriati babasına yazdığı bir mektupta Allah'ın inayeti ile öyle bir yola koyuldum ki, ömrüm bir anını bile kişisel mutluluğum için harcayamam. Mademki Allah'ın yardımı benim zayıflıklarımı telafi ediyor ve mademki bu ömür bir gün nasıl olsa bitecektir öyleyse ömrümü bu uğurda harcamamdan daha büyük mutluluk ne olabilir.

Bütün ömrümce, yalnız kendi atalarından devir aldığı emanet yükünü değil, tarih boyunca hep ezilmişler, hor görülmüşler mahzun edilmişler tarafından taşınan, Hz. Adem'in varisi Hz. Hüseyin tarafından gün gibi aşikar kılınan Hz. Zeynep tarafından Şam'a Yezid'in önüne kadar taşınan, her gün biraz daha ağırlaşarak Allah yolunda savaşanların omuzlarına çöken yükü de taşıdı.

Kan deryasına dönmüş çölde, yalnızlık, sürgün, yenilgi, umutsuzluk ve acının sureti bürünecekti. Kıpkızıl şehadet ummanından başını yükseltti, sessiz ve yalnız, öylece durdu.

Şeriati atalarının yaşadığı hayattan çok yararlanmıştır, özellikle ''hayatın çirkefe battığı, insan olarak kalmanın çok güçleştiği, her gün cihad etmenin kaçınılmaz olduğu ve cihad edilmediği bir dönemde insanlığını muhafaza etmeye'' onlardan öğrenmiştir.

Sosyoloji de diyalektik üzerine kurulmuştur. Toplumda, tarih gibi Habil'in sınıfı ve Kabil'in olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır. Kaldı ki tarih toplumun zaman içinde aldığı yoldan başka bir şey değildir. Bu yüzden, tarih içinde belirli bir zaman dilimine tekabül eden bir kesittir. Eğer bir halkın tarihinde zaman kavramını çıkarırsak, geriye toplum kalır.

''Şimdi İslam sosyolojisine göre tartışmak istediğim konu, hem sosyolojinin hem de tarih biliminin en büyük çıkmazıdır. Toplumların değişmesini ve kalkınmasını sağlayan temel etken nedir? Bir toplumun ansızın değişmeye ve kalkınmaya başlamasına veya çürümeye ve çökmeye başlamasına, bir-iki yüz yıl içinde bir toplumun bütün niteliklerini, ruhunu, amacını, biçimini, bireysel ve toplumsal bütün ilişki türlerini değiştirmesine yol açan temel etken nedir? ''Bu nedenleri, öğrenmek ve keşfetmek ancak Şeriati'yi iyi tanımaktan geçer. Şeriati, derin bilgi sahibi, ufku açık; insan basiretini açan ve insanı bambaşka dünyalara götüren yegane bir şahsiyettir. Bilgisi, mücadele azmi, çağının sorunlarını dünyanın ve İslam dünyasının sorunlarını iyi keşfeden aydın. Son yüzyılın en mümtaz şahsiyetlerinden biridir.

ALİ ŞERİATİ

BİRLEŞİK YAYINCILIK

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr