• BIST 94.516
  • Altın 144,265
  • Dolar 3,5471
  • Euro 3,8707
  • Adıyaman 25 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

İslami Değerlerden Yoksun Ailelerdeki İhtiyarlarımız

Gül Hicran Kılıç

Sonlu olan âlemi dünyada doğum, ölüm gibi yaşlılık da ilahi kanunun bir gereğidir. Yaşlılık ömrün erzeli’l umuru, yani insan yaşamının en güç çağıdır. Efendimiz (sav) Allah her hastalık için bir deva vermiştir. Ancak bir dert müstesna; o da ihtiyarlıktır, buyurarak Allah’ın varlığını ispat eden Ademoğlunun doğumundan sonra ömrü olursa onun yaşlanmasının kaçınılmaz olduğunu ve bunun çaresinin olmadığını vurguluyor.

Her doğan büyür, yaşlanır ve ölür. Önemli olan bizlere verilen bu hakkı yani kulluğu yerine getirmek ve zamanı iyi değerlendirip gök kubbede hoş seda bırakmaktır. İslam dini, büyük-küçük her insanı saygıya layık görmüş, yaşlılara hürmet etmeye ise ayrı bir önem vermiştir. Bugünün gençleri, yarının ihtiyarlarıdır. Bu nedenle bir Müslümanın, kendinden yaşça büyük olanlara hürmet etmesi gerekmektedir. İman etmek ve hayırlı ameller işlemek her insanın vazifesidir.

İslâm dininde hayırlı amellerin en güzellerinden birisi de yine anne ve babaya iyi davranmak olarak vaaz edilmiş yaşlılara saygı ahlâkî bir kural olarak ortaya konulmuş ve onların yalnızlığa terk edilmeden çevreleri ile diyaloglarını koparmadan hayatlarına devam etmelerini sağlamak için gereken tedbirlerin alınması istenmiştir. Onların deneyimlerinden istifade edilmesi, geçmişle gelecek arasında köprü vazifesi yapmalarına zemin hazırlanması gerekmektedir. Fakat bugün inançtan, değerlerden yoksun ailelerde ihtiyarlar bir sığıntı gibi değersiz, desteksiz, ilgisiz bırakılmaktadır. Huzur evlerine giden yorgun ve solgun yaşlılar her geçen gün artmaktadır. Dünyaya tamah eden daha çok mal daha çok yaşam daha müreffeh bir hayat isteyen nesiller bu tatlı rüyanın devam etmesini arzulayıp kendilerini uykudan uyandıracak ne kadar çok dış etmen varsa onu yok saymakta ve görmek istememektedir. İşte bedenin yaşlanması da bu rüyanın son bulacağını belirttiği için gönüllerde, evlerde, yer bulmamakta ve toplumdan tecrit edilmektedir.  Ne kadar botoks yapılsa ne kadar estetikle hayata tutunmaya çalışılsa da ömür olursa yaşlılık kaçınılmazdır. Ve sonlu hayat son bulacaktır.

Ne mutlu kendini bilen ve kalben Yaratan'ı ile buluşmuş ihtiyarlara... Ve ne mutlu yaşlılarının değerini bilip, onlara sevgi ve saygı gösteren kimselere!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr