• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

İstikametin Teminatı

Bilal AKGÜL

 Teminat dediğimiz şeyi bir nevi istikametin sigortası olarak görebilirsiniz. Kişinin ‘dosdoğru yol’ üzerinde kalmasında teminat olabilecek faktörler neler olabilir? Şöyle de sorabiliriz: Neleri teminat olarak gördüğümüzde istikamet üzere kalmamızda bize herhangi bir fayda sağlamaz.

Geçmiş uygulamaların ya da artı değerlerin mevcut durumda bulunulan istikametin doğruluğunun veya meşruiyetinin ispatı için kullanılması bana biraz işgüzarlık yapmak gibi geliyor. Tek başına, dün bulunduğu sathın çekiciliğini bu gün içinde bulunduğu sathın doğruluğunu ispat için delil olarak göstermek, meselenin ilkesel boyutu aşıp birey veya organizasyonun kutsallaştırılmasını beraberinde getirir ki bunun istismara açık, tepkisel sonuçlara gebe olduğu söylenebilir.

Bireysel açıdan da, toplumsal açıdan da bakıldığında değişimin sürekliliğini inkâr edemeyeceğimize göre, geçmişte tutarlı bir duruş sergilemenin, içinde bulunulan zamandaki tutarlılığın tek başına belirleyicisi olarak gö(ste)rmek, savrulmaya açık bir alanda, tutarlılığı ve işlevselliği müphem olan yaklaşımların bünyeye girme riskini arttıracaktır. Bu aynı zamanda İslam Dünyasının zihinsel savrulmalarının, başka medeniyetlerin figüranı olmaktan kendilerini kurtaramamalarının bir gerekçesi olarak da gösterilebilir.

Şunu söylüyoruz, hayatın cevvaliyeti, geçmişin değerlendirilmesinde ve istikametin tutarlılığında aynı cevvaliyeti zorunlu kılmaktadır.

Mesele, sabiteler (değişmezler ) için dile getiriliyorsa, ön şart olarak geçmiş sabitelerle, günün sabiteleri arasında tutarlılığın dikkate alınmasını gerektiriyor ki, burada da belirleyici olan uygulamalardaki tutarlılık olacaktır. Yoksa şekilsel birlikteliklerin veya ‘etiketi kullanma’yı aşamayan paralelliklerin tutarlılık olarak görülmesi abesle iştigaldir.

Elli sene önce zamanın ruhunu yansıtan bir yaklaşımın, yöntemin, duruşun bugün benzer bir ruh taşıyacağı anlamına gelmez. İstikamette kalma, istikametten sapmama adına hayatın değişebilen, yozlaşmaya açık yanlarını temel kaynakları referans alarak dikkate almamak istikametten sapmaya neden olur.

Mesele göründüğü kadar kolay değil. Peygamberimizin ’’ saçlarımı ağarttı’’  dediği Hud suresinde Allah(cc) şöyle buruyor:’’ Emrolunduğun gibi dosdoğru ol; seninle birlikte tövbe edenler de (dosdoğru olsunlar) ve aşırı gitmeyin. O, yaptıklarınızı görmektedir.’’(Hud Suresi112)

 Seyyid Kutub, ayeti tefsirinde şunları söylüyor:’’Ayette geçen istikamet kelimesi, itidal yani sağa sola sapmadan belirlenen metod doğrultusunda yol almak anlamına gelmektedir. Bu ise; sürekli uyanıklığı; tedbirli olmayı, yolun sınırlarını daima gözetmeyi, çeşitli yönlere az-çok eğilim gösterebilen insani tepkileri kontrol altında tutmayı gerektirir. Kısacası bu, hayattaki her harekette sürekli tetikte olmayı gerektiren bir durumdur.’’ diyor.

Elmalı Hamdi Yazır’ın konuyla ilgili yorumu dikkat çekicidir:’’ Hakk'a vasıl olmak için istikametten başka yol olmadığı gibi, her hususta istikamet kadar yüksek bir makam ve onun kadar zor hiçbir emir yoktur’’şeklinde ayeti yorumluyor.

O zaman bireyin ya da grubun bulunduğu kulvardan çok varoluş ilkelerine ne kadar bağlı kaldığı, varlık amacına ne kadar riayet ettiği önemlidir. Bu açıdan yeri geldiğinde, zamanın değişkenliğini dikkate alarak dinamik bir hayat tasavvuruna sahip olunması, ihtiyaçlara istikamette kalarak cevap verilebilmesinde hayati bir önem taşımaktadır.

Zaman, bugünün ihtiyaçlarını dikkate alarak eğitim ve benzeri sistem gerektiren her alanda köklü değişikliklerin yapılmasını gerekli kılabilmektedir. Bu değişiklik anlayışının bugün en kaliteli sistemi vermeye aday kurumlarca en fazla dikkate alınıyor olması bu anlamda dikkate değerdir.

Bu kadar önemli bir hususta statikliği önermek, bulunduğu mevziiyi kutsallaştırmak faydadan çok zarar verme potansiyeline sahiptir.

Kuran’da muhkem ayetlerin yanında müteşabih ayetlerin olması, mevzuu ile ilgili aklın sürekli hareket halinde olmasının, sorgulamasının bir gerekçesi olarak görmek mümkün.

İstikameti dosdoğru kılmada ve bu hal üzere sebatta, hem bilgilenmede hem de bilginin uygulamaya geçirilmesinde kesintisiz bir arayışı zorunlu kılmaktadır.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr