• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • Adıyaman 9 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

"İtibarsızlaştırırken" İtibarını Kaybetmek!

"İtibarsızlaştırırken" İtibarını Kaybetmek!
Kürtçü-Sol Kemalizmin 'İtibarı'
İtibarsızlaştırma, önemsizleştirme bilinen ve çok eski bir psikolojik savaş tekniğidir. İtibarsızlaştırmak için başvurulan iftira, karalama, alay etmek, küçümsemek, küçük düşürmek ve yalan yanlış bilgilerle ters yüz etmek gibi yollar denenmiştir. Bu teknik demagoji üzerinden yürütülür. Bu teknik özellikle CİA tarafından modern araçlarla (kitle iletişim araçları üzerinden sözlü ve yazılı propaganda) etkili bir şekilde kullanılmıştır. Soğuk savaş döneminde bu yöntemler “Sosyalist Blok” diye tabir edilen devletlere, sol ve demokrat örgütlere karşı, CİA tarafından etkili bir şekilde kullanılmış ve işe de yaramıştır, psikolojik üstünlük elde edilmiştir.
İtibarsızlaştırma politikası ile hedeflenen şey yalnızlaştırılır, zayıflatılır ve önemsizleştirilir. Dezenformasyon bilgilerle gerçek gizlenir, yalan gerçekmiş gibi sunulur. Sahte belge, el yazısı, fotomontaj ve montaj filmlerle ve dedikodularla bilgi kirliliği yaratılır. Hedef alınan kişi veya kitlenin motivasyonu kırılır, yanlış hedeflere yönlendirilirler. Dezenformasyonla birlikte ispiyonlama devreye sokulur, manipülasyonlar yapılır.
Bu taktikler genellikle gizli harp misyonudur ve bu faaliyetler özel eğitimli elemanlar tarafından yürütülür. CIA’nin bu tür faaliyetleri yıllar sonra ortaya çıkmış olsa da iş işten geçmiştir artık. Yapılanların ahlaksızlık, yalan ve iftira olması sonucu değiştirmiyor. Türkiye’de, Kemalistler rejim muhaliflerini ortadan kaldırmak için veya itibardan düşürmek için bu yöntemi sıkça kullandılar.
Kürdlere karşı sistematik ve kurumsal bir çalışma yürütüldü, sivil görünümlü bu iş için özel örgütler kurduruldu. Kürdün tarihiyle, diliyle, kültürüyle ve ulusal değerleriyle oynandı. Bu faaliyetler “sol“ maske takmış örgütler ve “dinci“ maske giydirilmiş vakıf, dernek veya tarikatlar üzerinden yürütüldü. Kürdlerin ulusal değerlerinden uzaklaştırılması için her türlü yöntem ve teknik en etkin şekilde kullanıldı.
Burada PKK’nin kurucu kadrosu ve kuruluş sürecine iyi bakmak lazım.
Öcalan’ın Tapu memuru iken önce İstanbul Hukuk Fakültesine oradan da Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesine getirilmesi süreci iyi irdelendiğinde bu işin bir proje ile yürütüldüğünü görüyoruz. Önce Türk Solu içine monte edildiğini (AYÖD Bşk.Yard.), sonra da Kürd gençlik örgütlemesi olan DDKO içine girişi için bir operasyon yapılıyor, neyse ki bunu başaramıyorlar. Sonrası malum: “Birleşik Bağımsız Sosyalist Kürdistan” şiarı ile ortaya çıkıp, binlerce yurtseveri “ihanetçi-ajan” suçlamasına tabi tutup katletmek! Kürd aydın ve yurtseverlerini itibarsızlaştırmak için bunları “korkak-ilkel milliyetçi” olmakla suçlamak vs… Kürd tarihi ve millici Kürd isyan liderlerini “sol” jargonla karalamak itibarsızlaştırmak, Kürd gençlerini geçmişlerinden koparıp köksüz bir nesil yetiştirmeyi hedeflediler.
Öcalan’a “ulusal önder, serok“ payesi vererek merkeze koyup, tüm döngünün bunun etrafında seyretmesini dayattılar. Bu proje ile Kürd ulusal değerlerinin içi boşaltılmak ve önemsizleştirmek hedeflendi.
Üretim dışı bilinçten yoksun lümpen unsurlardan bir fedai ordusu oluşturularak fiili saldırılar dâhil her türlü yöntemle toplum baskı altına alındı, Öcalan’a biat/itaat etmeye zorlandılar. Buna karşı direnenleri “tırşıkçı” edebiyatı ile itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Bu yöntemlerin yetmediği yerde despotizmin şiddet yöntemini uygulamaktan geri durmadılar.
Bakıldığında bu örgütün Kemalizm’in Kürdistan’daki prototipini görüyoruz. Teori aynı, yöntem aynı, pratik aynı, taktik aynı. Paramiliter bir örgüt olarak kurulduğunu görüyoruz. Yeni Kürd neslinin köklerinden koparılması için kafa karışıklığı yaratmada teorik çarpıtmalarla “sol“ terminolojinin orijinini bile bozdular.
Asıl itibarsızlık, “sol” görünüp sağ vurmaktır!
Asıl itibarsızlık “sosyalist” görünüp Kemalist olmaktır!
Asıl itibarsızlık “Kürd” görünüp Türk kalmaktır!
Asıl itibarsızlık “demokrat“ görünüp despot davranmaktır!
Asıl itibarsızlık “barışçı“ görünüp kirli savaşta ısrar etmektir!
Asıl itibarsızlık asıl kimliklerinden utanıp “enternasyonalist“im demektir…
İtibar kimsenin tekelinde bahşedilen bir şey değil, hak edilir. Kısa vadede psikolojik bir kitlesel “üstünlük” aldatıcıdır, önemli olan; vicdan muhasebesinde asıl yargıç tarafından mahkûm edilmemektir. Halkının vicdanında mahkûm edilmek itibarsızlıkla kalmaz, en büyük ceza olan ‘ihaneti‘ de hak eder.

kaynak:NASNAME

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr