• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Kâbe’den Birlik Modeli

Emine İDE

Şehirlerin anası,(ummul kura), kâinatın incisini, kutsal Kâbe’yi bağrında barındıran emin belde Mekke’den; sevdiklerimi bağrında bulunduran, doğup büyüdüğüm şehir sevgili Kahtama sevgi ve saygılarımla…

İlkokula giderken sık sık sınıfta söylediğim bir ilahim vardı: Dinlerken duygulandığım, okurken duygulandığım…

 Karanlığın ortasında parlayan bir güneş gibi. Mekke Mekke kutsal şehir. Bir kuş olsam uçsam sana, süzülsem sokaklarında. Çiğdem olsam, çiçek açsam, kavrulan o toprağında. Mekke Mekke geleceğim sana bir gün döneceğim. Hatırladınız değil mi? Ve bugün Mekke’de bir Türk okulunda bu şehrin çocuklarına öğretmenlik yapmanın sonsuz mutluluğu ve gururu  içindeyim.

Yurt dışında da çalışabilme olanaklarını sunan ülkeme ve bakanlığıma müteşekkirim. Evim ve okulum harem bölgesinde. Harem bölgesi bereketin zirvesi, amellerin, yaptığın iyiliklerin, ibadetlerin bin katıyla kabul edildiği kutsal mekân.(inşallah) Doğuya bakan penceremin tam karşısında Hıra Nur Dağı var.(Kur’an ayetlerinin ilk indiği mekân).Kalbimde huzur, içimde ferah… Nurun yağdığı havayı solumak bu olsa gerek. 

Biraz önce Kâbe’den geldim. Okul saatleri ( saat 7.45-13.30 )dışında umre yapma, Kâbe’yi tavaf etme, Kâbe’de namaz kılabilme imkânına sahibiz elhamdülillah. Kâbe muhteşem bir şey. Öyle televizyonda göründüğü gibi değil. Hani bir insanın fotoğrafına bakmak ile kendisiyle yüz yüze konuşmak arasında fark var ya. Onun gibi bir şey. Baktıkça bakasın geliyor. Gözün, gönlün, ruhun, bedenin doyuyor sanki. Tüm hislerin, duygu dünyan serin bir sabahın ürperti ve heyecanıyla uyanışa geçiyor.  Bir yandan pişmanlığına karışan tövben, bir yandan isteklerine kavuşuyor ya da kavuşacak olmanın sevinci yayılıyor içine insanın… Dua dua yükselen aşk, nur nur dökülen sevgi. Dosta kavuşmanın dinginliği ve esenliği… Kâbe kalplerin aşkın, Kâbe sığınmanın, arınmanın, kavuşmanın, iyileşmenin kaynağı, Kâbe arşa açık yol, umutsuzluğun yeniden umuda tutunduğu     umut diyarı, Kâbe birçok zamanın aynı anda yaşanabildiği yer. 

Her renkten her dilden her yaştan her cinsten insanın tek  bir duyguda can bulduğu mekân. Allah’ım bu kadar canlılık, bu kadar renkli bir mozaik, bu kadar çeşitlilik… Rabbim isteseydi elbette tek düze, tek renkte, tek bir dilde bu vazifeyi gördürürdü. Ama öyle değil işte… Bu resimde yıpranmış yüzler de var, güzel yüzler de. Siyahıyla, beyazıyla, küçüğü ile büyüğü ile.  Bu mozaik, bu zenginlik, bu çeşitlilik bu merkezden dünya yüzeyine dağıldığında neden sorun oluyor diye acımsı bir soru içimi sızlatıyor. Neden hazmedilemiyor bu farklılık, bu birliktelik? Neden, ötekileştirme, sindirilme, yok edilme yarışı, savaşı? Belli ki birileri planlı bir şekilde ayrıştırmayı kendine amaç edinmiş. Bu üst akıl efendileri insan kanıyla beslendikleri için, bu farklılıklarla beraber, bir olabilme ruhunu parçalamayı ilke edinmiş.

Ümmet olmanın karşısına ırkçılığı çıkararak, insan topluluklarını küçük küçük lokmalara ayırdılar, ayırıyorlar önce tabi…. Eee  büyük lokmalar boğazda kalır, zor yutulur. Küçük kıtalara bölününce sömürmek daha kolay olur efendim. Siz eyalet eyalet birleşedurun, benden emin olun kafanız rahat olsun efendim, ben sizinle uğraşamam. Benim işim başımdan aşkın… ben Türküm, ben Kürdüm, ben Arabım, ben Çerkezim, ben Aleviyim, ben Sünni’yim, ben ...  Vay be! Ben ne de çok şucu bucuyum. Bu kadar parçalanmak hayra alamet mi? Bu kadar olmak,  olmamaya götürüyor olmasın beni. Bu kadar boğazlamak birbirimizi, topyekûn bir hiçliğe sürüklemesin bizi.

Bugün kan ağlayan tüm coğrafyalar için dua ettim içim sızlayarak. Cennet vatanım için planlar kuranların, bozguna uğraması için dua ettim. Bugün her zamankinden fazla muhtaç olduğumuz birlik ve beraberlik için dua ettim.   Yarın tekbir düşünce tarafından yönetilen patron üst akıl devletin misyonerlerinin başarısızlığı için dua ettim. Bugünkü hâkimiyetin yeterli değil efendim. Haklısın bu daha iyi bir yöntem. Savaşmadan, didişmeden, nefret edilmeden satın al. İnsanların dini duygularını kullanarak al. Efendilerini memnun eden okullar açarak al. Yetiştirdiğin mankurtlaşmış elemanlarını devletlerin en etkin birimlerine yerleştirerek al. Kültür elçileriymiş izlenimine bürün ve sömür devletin tüm imkânlarını. Yumuşak yumuşak, kötü olmadan efendim… Geleceğimizin bu kan emicilerin elinde olmaması için diye dua ettim. Ve bu  dua için açılan ellerimin, yarın kardeşimi boğazlamaması için dua ettim.

 Dünyanın her neresinde olursam olayım sesimi, düşüncelerimi paylaşmama ortak olan Kâhta Beyan gazetesine teşekkür ediyorum. Okulumuzda sadece kız çocuklarının eğitimi var. Anasınıfı, ilkokul,ortaokul ve lise hep bir arada. Yaklaşık yüz öğrenci kadar. Kız okulundan ayrı bir de erkek okulu var. İlkokul ve ortaokuldan oluşan. Erkek okulunun da doksan kadar öğrencisi var. Öğrencilerimiz Arap, Özbek, Türk çocuklarından oluşuyor. Sadece İngilizce konuşan öğrencilerimiz de var. Hepsi birbirinden tatlı ve masum. Uyum içinde eğitim faaliyetlerini sürdürmenin gayreti içinde tüm öğretmen arkadaşlarımız.

Yurt dışında çalışmak isteyen arkadaşlarım mailim aracılığı ile sormak istediklerini sorabilirler: (ideemine02@gmail.com). Ayrıca Mekke’de yapabilecek tüm işler için Kâhtalı kardeşlerimin hizmetine hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Gazetemizin mutfağında çalışan tüm arkadaşlara, köşe yazarlarına, değerli annem ve tüm aileme sevgi ve saygılarımı sunarım. Bu sevdiğim kutsal yerde, tüm sevdiklerimi ağırlamayı nasip et Allah'ım.

Hoşçakalın sevgili dostlarım…

emine-ide-001.jpg

 

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr