• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 0 °C

Kahraman, Gazi, Şanlı Adıyaman

Şinasi İnan

Birinci Dünya Savaşında İtilaf Devletleri Osmanlı İmparatorluğu’na saldırdıklarında İngilizler Antep, Urfa ve Maraş’ı işgal etti. Daha sonra ise bu illeri Fransızlara bıraktı. Düzenli askeri birlikleri olmayan Osmanlı, çaresizce beklerken halk kendi mücadelesini verecek ve düşmanı topraklarından atacaktı. Uzun süre işgal altında kalan bu iller, sonunda halk ayaklanması (Batılılara göre) başladı. Artık her sivil bir askerdi. Nüfusu sadece binler olan Antep, Urfa ve Maraş’ta milli mücadele ruhu başladı. Milli mücadele başladığında Adıyaman’dan Antep’e, Maraş’a ve Urfa’ya bir çok sivil savaşmak için gitti. Birçoğu da savaşta şehit oldu. Eskiler buna “Sefere gitti, dönmedi” diyorlardı. Biz de savaşın çirkin yönünü ve mücadelenin onurlu duruşunu böyle öğrendik. Bu üç ilin verdiği mücadele sona erdiğinde düşman arkasına bakmadan kaçmıştı. Savaş sona erince 8 Şubat 1921’de Antep’e Gazi’lik unvanı verildi. Maraş’a 7 Şubat 1973 tarihinde Kahraman’lık unvanı verildi. Urfa’ya ise 12 Haziran’da Şanlı unvanı verilmesi meclis tarafından kabul edilmiş, 22 Haziran 1984’te ise resmi gazetede yayımlanarak Şanlı unvanı verilmişti. Son olarak 11 Nisan 2016’da Bakanlar Kurulu Şanlıurfa’da toplanarak İstiklal Madalyası verdi. Şanlıurfa, düşman işgalinden kurtuluşunun 96. yıl dönümünü, tarihte eşine bir daha pek rastlanmayacak kadar şanlı bir şekilde kutladı. Hükümet, devlet ve meclis Şanlıurfa’ya geldi. Şanlıurfa bir günlüğüne Türkiye’nin başkenti oldu. Programda Başbakan Ahmet Davutoğlu Şanlıurfa’nın, Kahramanmaraş’ın, Gaziantep’in düşman işgalinden nasıl kurtulduğunu anlattı ve bu illerin mücadelesi hakkında övgüyle bahsetti. Bakanlar da aynı şekilde bundan sıkça bahsetti. Gaziantep’ten, Kahramanmaraş’tan yüzlerce yetkili, milletvekili, belediye başkanı ve vatandaş bu programa katıldı. Adıyaman’dan kimse bahsetmedi. Zaten bizden kimse de yoktu orada. Antep işgal edilirken, ülke zor durumdayken Adıyamanlım orada savaşırken, Urfa işgal edildiğinde kazmayı, küreği alan Adıyamanlım şehit olmaya giderken, Maraş işgal edildiğinde dağları yürüyerek aşan ve orada savaşan Adıyamanlım maalesef İstiklal Madalyası verildiği gün orada değildi. Ne dilde vardı ne de kalpte vardı. Çanakkale’de mezar taşında Adıyaman yazan şehitler toprakta yatarken, Allah-u Ekber Dağlarında soğuktan donup şehit olurken İstiklal Madalyası verildiğinde orada kimse yoktu. Urfa’ya, Maraş’a, Antep’e, Çanakkale’ye, Kars’a şahit olanlar 11 Nisan’da İstiklal Madalyası verildiğinde de şahit oldular ama onların şahitliğini görmeyenler o gün orada yoktu.

Tabi bizim gücümüz Bakanlar Kurulu Toplantısını Adıyaman’da yaptırmaya yetmez. İstiklal Madalyası da alamayız ama neden o gün orada değildik. Neden Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş ismi anılırken Adıyaman ismi de anılmadı. Biz Kurtuluş Savaşında hiç mi mücadele etmedik, hiç mi şehidimiz, şahidimiz yok? Var, var ama maalesef memleketin sahibi yok. Ne diyelim, biz de Kahraman, Şanlı, Gazi Adıyaman’ın yöneticilerine buradan selam yollayalım. En azından Adıyaman’ın ismi burada Kahraman, Şanlı, Gazi isimleriyle yan yana gelir. Oturup biraz düşünün, eğer vicdanınız kabul ediyorsa sorun yok, eğer etmiyorsa şehitlerimizin, şahitlerimizin bıraktığı yerden elinizden geldiği kadarıyla devam edin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr