• BIST 108.489
  • Altın 151,165
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Adıyaman 19 °C
  • Ankara 10 °C

KÂHTA DİYALOG GAZETESİNİN 3. YIL SEVİNCİ

KÂHTA DİYALOG GAZETESİNİN 3. YIL SEVİNCİ
İLKELİ VE ERDEMLİ BİR DURUŞ İÇİN: KÂHTA DİYALOG
            Gazetecilik Avrupa’da 1600’lü yılların başında,  Osmanlı topraklarında ise matbaanın kurulmasından ve ilk kitabın basılmasından tam 102 yıl sonra 1831’de başladı. Gazeteyi icat eden bilim insanları, gazetelerin siyaset, ekonomi, toplumsal yapı ve kültür üretimi üzerinde ne denli etkili olacağını belki tahmin bile edemezlerdi.  Onlara gazetelerin, hükümetleri devirip yeni hükümetleri iş başına getirdiğini, askeri darbelere zemin hazırladığını, toplumsal mühendisliği üstlendiğini söyleselerdi inanırlar mıydı? Ya da çıkar ve güç odakları karşısında, totaliter rejimlerde veya darbe dönemlerinde bazı gazetelerin ise her şeye rağmen halka doğru bilgi sağladığını, halkı gerçek bilgiden haberdar ettiğini; darbeciler, güçlüler karşısında eğilmediğini, dik durduğunu söyleselerdi inanırlar mıydı? Gazetenin bu birbirine tamamen zıt iki farklı görevi de üstlenebileceği bilinemezdi elbette.  
           
Gazetecilik toplumların vicdanı olmalıdır. Gazeteci; hakkın ve haklının yanında yer almalı. Bilgi çöplüğünden medet ummamalıdır. Yalan yanlış haberleri “iddia edildiğine göre” maskesi arkasına sığınarak vermemelidir. Bağımsız, özgür, tarafsız ve ilkeli olmalı; kamuoyunu doğru bilgilendirmelidir.  Ancak gerçek şu ki modern dünyada medyanın gücü, sermaye yapıları, siyaset ile olan ilişkisi, siyasetçilerin medyaya nüfuz çabaları, “özgür, bağımsız ve tarafsız gazetecilik” için de büyük bir riskli alan oluşturuyor.
            Çoğunlukla güçlüler ve çıkar çevreleri medyalarını kurdu ve güçlünün medyası ortaya çıktı ama unutulmamalıdır ki bir de güçlünün karşısında eğilmeyen, erdemli medyanın gücü var. Kısaca her iki alanda da gazeteciliğin çok güçlü bir etkisi mevcuttur. Gazetelerin bu etkisini fark eden piyasada kâr maksadı ile hareket eden büyük sermaye grupları, iktidarlar, şirketler, bankalar, yerel çıkar ve güç odakları medyayı kontrol altında tutmaya çalışır; dolayısıyla haberlerin seçimini etkileyecek ve gündemi belirleyecek ilk süzgeç bu sözü edilen güçler olmaya çalışır. Hal böyle olunca gündemi belirleyen “gücün medyası”  olur. Aslında olması, konuşulması gereken medyanın gücü değil midir? Gücün medyası oluşursa gazeteler de güç ve çıkar odakları için bir tür silaha döner.
            Özellikle asıl maksadı geniş kitlelere ulaşmak olan siyasi organlar ve reklam sektörü için medyadan daha kolay ve tesirli bir nimet bulmak çok zordur. Çıkar grupları bu imkânı zaman zaman kullanıp gazeteleri silah gibi kullanıp halkın iradesi ile iş başına gelen iktidarları alaşağı ettiler, halkın gerçek temsilcilerine söz hakkı vermediler.  Güçlü olanın sermayesine bekçilik ettiler. Onlar haklı çıkarıldı. Haklının gücü ise önemsenmedi. Böylece insanların doğru ve yanlışı ayırma kabiliyetleri elinden alındı. Bu durum, insanımıza yapılabilecek en büyük ihanettir.  İşte bu yüzden medyanın, özellikle gazeteciliğin ilkeli duruşu, erdemli yaklaşımı, kamuoyunu doğru bilgilendirmesi çok önem arz etmektedir.
            Kaba kuvvetten ziyade rızasının kazanılması gereken, denetim altında tutulması gereken bir kitle vardır ve güç ve çıkar odakları, bu kitlenin düşünce ve eylemlerinin, isteklerinin ve arzularının kendisininkiyle özdeşleşmesine ihtiyaç duyar. Var güçleriyle bunun için çalışır. Neticede belki kendi medyalarını oluşturabilir, bazı gazeteleri kendi çıkarları için kullanabilirler ama halkımız müsterih olsun ki ilkeli ve erdemli gazetecilik de bulunmaktadır.
            Kâhta diyalogun üç yıl boyunca gerek yaptığı haberleri, gerekse yazarlarının ilkeli duruşları, erdemli bakış açıları, haklının, hakkın yanında yer alışı, haksızlığa karşı haykırışı, öne sürdüğü projeleriyle, ileriyi görebilen bakış açısıyla kısa sürede halkımızın takdirini kazandı.
           
Kimsenin baskısı altında kalmadan, kimseye yaranmaya çalışmadan yaptığı haberler halkımız nezdinde güven kazanmıştır. Ayrıca bütün zenginliği ve renkliliğiyle hazırladığımız
            Kürtçe sayfamızla da hem duruşumuzu gösterdik hem de kültür taşıyıcılığı görevimizi
yerine getirdik.
            Değerli halkımızın engin teveccühü ve desteğiyle çalışmalarımıza daha da önem vererek gazetemizi nitelik ve nicelik açısından  ileriye taşıyacağımızı belirtmek istiyorum. Bu çerçevede iki haftada bir çıkan gazetemizi haftada bir çıkaracağımızı değerli okuyucularımıza müjdelemek istiyorum.
            Öte yandan aramıza yeni katılan yazarlarımızdan Yusuf Yavuz Yılmaz, Orhan Göktaş ve Mehmet Eken kardeşlerimiz, yürekten hoş geldiniz. Bu üç değerli kardeşlerimizle gazetemizi ve sitemizi inşallah daha ileri bir seviyeye uşlaştıracağız.
            Ayrıca bize destek veren sevgili okuyucularımıza, çok değerli yazarlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma minnettarım. Buradan onlara şükranlarımı sunar en güzel dileklerimle; ilkeli ve erdemli gazetecilik için nice yıllara Kâhta Diyalog!
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr