• BIST 118.617
  • Altın 162,375
  • Dolar 3,7785
  • Euro 4,6321
  • İstanbul 5 °C
  • Adıyaman 5 °C
  • Ankara 3 °C

KAYIP KENTİN ESMER ÇOCUKLARI

Şinasi İnan

Bazen Kahta’yı özlediğimde eski günler aklıma gelir. Biz bir avuç çocuktuk. Kendimize yitik kentin esmer çocukları derdik. Kalabalığın arasında hayata tutunmaya çalışırdık.

Elimiz kurşun kalemin siyahına boyanırdı. Yüzümüzde ise her zaman acının siyahı vardı.

Harçlığımızı Öncü Kırtasiyede, Sıktı Abinin yanında aldığımız kitap ve kasetlere harcardık.

Köşedeki çay ocağında çay içer, Ebu Sadıkta fırından aldığımız sıcak ekmekle öyle yemeğimizi yerdik. Acayip fiyakalıydık. Her gün başka bir camide namaz kılardık.

Sokakta yürürken 100 metrelik yolu bir saatte gider, karşılaştığımız herkesle sohbet ederdik.

Saçımıza tarak değmezdi. Cebimizde ise kumaş mendil vardı. Peçete neydi bilmezdik. Aşk nedir bilmez ama içimizde de büyük bir aşkla gezerdik.

Her gün bir kitabı yalar yutar, koltuk altımızda gazete ile dolanırdık. Gazetelerin kifayetsiz kaldığı yerde ise hayallerimizi kendimiz beyaz sayfalara çizerdik.

Cep telefonu yoktu ama birbirimizi nerede bulacağımızı iyi bilirdik.

Hiçbir zaman kendi acımıza ağlamazdık, her zaman başkalarının acısı gözyaşı olup süzülürdü yanağımızdan.

Biz Hikmet Kızıl’dık, Yahya Çiçek, Abdurrahman Çiçek, Yaşar Sivil, Şinasi İnan, Ali Duran, Ziya Durmuş, Aydın Okay, Ahmet Çevik, Mahmut Ak, Hüseyin Türkoğlu’yduk… Biz “Ben Kayserideykendik, Reistik, Bıxalteydik, İmamdık, Kerbelaydık, Brangdık, Mıhtardık, Alloyduk…

Biz bir avuç insandık. Dedim ya biz eskiden kayıp kentin esmer çocuklarıydık ama şimdi kentin kayıp çocukları olduk. Hepimiz büyüdük. Bir yerlere geldik. Başkalarının değimiyle adam olduk.

İş sahibi olduk, eşimiz ve çocuklarımız oldu. Para, araba, ev, yeni mekanlar, arkadaş sahibi olduk ama kendimiz olamadık.

Yitik kentin esmer çocukları olamadık. Gururla kabaran göğsümüz şimdi kibirle kabarmak üzere.

Tel kamyonlarla oynayan, çamurdan araba yapan, araba lastiği tokatlayan, sapanla şişelere nişan alan, bademleri etipuf kutusuyla tartan, gazoz kapağına taş atan, görleyi yani taş bilyeyi tükürükle ıslatıp cilalayan, saatlerce iki taşı birbirine vurup şekil vermeye çalışan, tezek çukuruna ğılç saplayan, arazide yer elması arayan çocuklardık.

Şimdi geride kaldı o günler.

Yine de elimizde yapabileceğimiz bir şey var. Yeni nesile kendimizi anlatmamız bile yeterli olacaktır. Esmer çocukları unutmamalı ve unutturmamalıyız.

sinasi-inan-2.jpg

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr