• BIST 91.445
  • Altın 211,203
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 8 °C
  • Ankara 4 °C

Kıyamet Öncesi Kıyamet

Adem Ballı

Müslümanların özne değil nesne olduğu zamanlardan geçiyoruz. Bu zamanlar insanlığın en karanlık zamanları olarak tarihe geçmektedir. Çünkü bütünüyle küfür düzenlerinin yeryüzünü kuşattığı adeta kıyamet öncesi kıyamet senaryolarının yazılıp çizildiği ve uygulandığı bir dünya var.

Ve bu dünyayı değiştirip İslam nizamını insanlığa soluk olsun diye getirmesi gereken Müslümanlar derin bir buhran yaşıyor. Öyle ya bir yerde hak ve batılın savaşı varsa orada kim daha çok çalışırsa o üstünlüğünü ele geçirir.

Bugün maddi üstünlüğü elinde bulunduran küfür düzeninin sahipleri adeta insanlığa kan kusturmakta… Hiroşima’ya atılan bombanın yıl dönümü olan 9 Ağustos’u geçirdiğimiz bugünlerde o bombanın atıldığı günden bugüne dünya daha güvenilir değil maalesef. Bugün resmi olmayan verilere göre yaklaşık olarak 15 bin nükleer başlığın varlığından bahsediliyor.

Her bir başlığın bir ülkeyi yok etme gücüne sahip olduğunu düşündüğümüzde kıyamet öncesi kıyamet vurgumuz abartılı olmasa gerek.

Silah gücü ile dünyayı bu şekilde tehdit eden emperyalist güçler diğer yandan; Zengini daha da zengin fakiri daha da fakir yapan küresel kapitalist sistemleri ile son dönemde yine can yakmaya devam ediyor.

Brezilya, İran, Malezya, Endonezya ve Türkiye benzeri ülkeler kur üzerinden dizayn edilmeye terbiye edilmeye çalışılıyor.

Düşünün bir ülke iç dış ekonomik verileri genel anlamda iyi olmasına rağmen “kur” denilen ucube ile bütün kazanımları kaybedebilmektedir. Bir iki tane taşeron kredi derecelendirme kuruluşu ile hemen ayar veriliyor. Başkan Erdoğan’ın BIRCS toplantılarında milli paralar ile alış veriş yapma teklifi makul ama uluslararası düzeyde ne kadar kabul görür bilinmez. Kabul görse bile bunun için çok zaman gerekli fakat gidişata bakıldığında insanlığın çok zamanı yok.

Bilhassa son on günde ülkemizde Psikolojik bütün sınırları yıkan dövizdeki yükseliş acil çok acil önlemler gerektirmektedir. Yoksa vahşi kapitalizm bütün vahşiliği ile bizi yutmak için uğraşıyor.

“Müslümanların gerilemesiyle dünya neler kaybetti” diyen üstad Nedvi’nin sorusuna cevap bu anlattıklarımızda kendini buluyor. Peki, Çözüm ne? Çözümü yine üstat Nedvi’den okuyalım

“Müslümanların kendi öz değerlerinin bozulmalarına sessiz kalmaları yetmiyormuş gibi bir de modernizm adı altında her türlü ahlaki değeri hiçe sayarak değişikliklere gidilmesi durumun daha da vahamete dönüşmesinin açıkça delilidir. Yenilik ebette olacak fakat İslami kaideleri bozmadan ve batıya boyun eğmeden !...

Zira İslam da reform olmaz! İslam dünyasının bunun bilincinde olarak hareket etmesi ve kendi içinde çatışmadan birlik olması gerekmektedir. Bu bilinç kazanılıp bir İslam birliği sağlandıktan sonra atılacak adımların daha belirgin olacağı ve hataların daha asgari düzeyde kalacağı da muhakkaktır.1”

Evet, çözüm net İslam birliği sağlanmalı. Burada bahsettiğimiz birlik bugün islam ülkelerinin başında bulunan despot kukla yöneticilerinin eliyle elbette olmaz. Burada birlik halklar düzeyinde olmalı.

Rabbimiz ne diyor ” Bu, Allah'ın bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten, her şeyi bilendir. Enfal 53”

Kur’an’ı Kerim bizlere geçmiş kavimlerden bahseder. Bu kavimlerin azgınlıkları sebebiyle helak oluşlarını anlatır. Yani bizlerin bugün karşı karşıya kaldığımız durum tarihte defalarca vukuu buldu. Vuku bulma sebebi toplumların kendilerinde olanı değiştirmemelerinden kaynaklanıyordu.

 Bizler dalga dalga insanların islam’a girdiği dönemleri yaşadık. Rabbimizin fetih müjdeleri oldu. Bu müjdeler verilirken Müslümanlar o günlerde yapması gerekenleri yaptıklarından dolayı veriliyordu.

Rabbim bu ümmete selamet versin. Versin ki insanlığa da selamet gelsin.

Kaynak: Müslümanların gerilemesiyle dünya neler kaybetti. NEDVİ Kayıhan yayınları

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr