• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

Koalisyon Çıkmazları

Adem Ballı

Seçim öncesi bir anket firmasının yapmış olduğu  araştırmaya göre halkın yaklaşık yüzde yetmiş altısı koalisyon istemiyor. Halkın bu eğiliminin elbet tarihsel bir arka planı vardır.Bu arka planda yer alan en temel gerekçe tabiî ki Türkiye cumhuriyeti tarihindeki koalisyon uygulamalarının genelde başarısız olması ülkeye istikrarsızlık getirmesidir.

Peki koalisyon durumuna bu kadar yoğunlukta karşı olan bir halk bugünkü tablonun oluşmasına nasıl olanak verdi?

Bu sorunun cevapları oldukça bir yekün tutar.Katı siyasi ayrışmalar mı dersiniz  ideolojik yaklaşımlar mı dersiniz.Bilimum seçime giren  partilerin büyük bir yüzdeliğinin Ak Partiyi ne pahasına olursa olsun devirme gayretleri mi dersiniz? Sarı kart gösterelim biraz silkelensinler diyenlerin kırmızıya dönüşen kart rengini mi dersinz?

Hasılı kelam ne derseniz deyin sonuç ortada…

Öncelikle şunu çok net belirtmemiz gerekmektedir.Bu tablo halkın psikolojik alt yapısında aslında  tahmin ettiği bir tablo değildi.

Gelgelelim oluşan siyasi tablo hiçbir partiye tek başına iktidar şansı vermiyor.Ak Partinin 13 senelik iktidarında hep muhalefet hep muhalefet durumundan sıkılan partilere hükümet olma şansı doğdu.

Fakat bir de baktık ki birileri halkın bu kararını okumamış olacak ki başladılar mızıkçılığa…Daha seçim gecesinde HDP eş başkanı  Demirtaş çok net bir şekilde :

-Asla Ak Partili bir koalisyonda yer almayacağız…. Diyordu.

Bu tutum bir siyasi tecrübesizlik hali ya da seçim  gecesi istediğini almış olmanın vermiş olduğu zafer sarhoşluğu…Tabi bu tarz davranışlar sonrasında tükürdüğünü yalama hallerini ortaya çıkarır ki bu da bir siyasi parti liderinin düşmek istemeyeceği bir hal olsa gerek.

CHP lideri Kılıçdaroğlunun tutumununda Demirtaşınkinden çok farklı bir hali yoktu. O da %41 almış bir partiyi devre dışı bırakarak iş çevirmenin peşinde idi.

Bahçelinin hali pür melal Ya adam akıllı koalisyon kuru(n) (kendisini muhalefete koyarak) ya da erken genel seçime gidelim dedi…

Daha baştan gösterilen bu refleksler işin sarpa saracağının işaretiydi.Nitekim muhalefet bloğu! daha baştan kendi arasında sorun yaşayacağını gösteriyordu.

Kılıçdaroğlunun Bahçeli’ye Başabakanlık teklifi ( bahçelinin ifadesiyle kimden aldıysa yetkiyi) %60’lık blok lafına Bahçelinin gösterdiği sert tepki meclis başkanlığı seçimlerine gelmeden aslında bağları koparmıştı.

Ve meclis başkanlığı seçimleri geldi.MHP’nin HDP ile aynı yörüngede gözükmek istememesinden dolayı geçersiz kullandığı oyların da neticesinde Ak Parti’nin adayı İsmet Yılmaz meclis başkanı seçildi.

Ve blok çöktü.Aslında hiç yoktu bu Kılıçdaroğlunun hayalinde (ama gerçekleşmesi mümkün olmayan hayal) olmasını istediği bir şeydi.Bu durum Ak Partisiz bir hükümetin kurulamayacağının da bir işareti tabi…Kolisyon çalışmaları böyle “çıkmazlar” ile başladı dileriz sonuç milletin hayrına olur.

Burada ilginç ve ironik olan bir iki durumu ifade etmeden geçemeyeceğim.Herkesin malumu MHP’nin HDP’ye karşı olan tutumu.En son bahçelinin:

-Biz HDP’ye bakınca fluu görüyoruz.Onları yok sayıyoruz.

Tavrına rağmen Demirtaşın:

-MHP ile Türkiyenin her meselesini konuşmaya hazırız.

Yapıcı siyasetini kendi içinde doğru bulurken; aynı doğrucu ve yapıcı siyasetin Ak Parti için neden geçerli olmadığını merak ediyorum doğrusu.Bu ülkede Kürt sorunu ile ilgili devrim gibi kararlar ile çözme iradesi gösteren ve birçok alanda ilerleme sağlayan bir parti iken Ak Parti…

Düşündürücü bir durum elbet.

Bir diğer düşündürücü durum ise …Tarafsız kalabilme durumu varken HDP’nin Laik Kemalist partinin Laik Kemalist adayına meclis başkanlığı seçiminde oy vermesi…o parti ki Kürt sorunun reddin inkarın faili meçhullerin kısacası bugün karşımızda duran devasa sorunların yegane kaynağı bir parti.Ve bu partinin bu zulümlerinin en büyük mağduru Kürtler…

Merakımız mazurdur. HDP’ye oy veren Kürt seçmen nasıl bir duyguya kapılmıştır acaba bu durumda…

Selam ve dua ile…

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr