• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

Koalisyon Seçenekleri ya da Kar-Zarar Muhasebesi

Abdurrahman ÖZKAN

Ak Parti-CHP

Seçim hazırlıkları (konuşmalar, afişler, sloganlar vs.) nasıl ki gerçek ve bir o kadar da senaryolara dayanıyorsa, seçim sonuçları da en az o kadar senaryoya hazırlık yapmayı, o senaryolara göre pozisyon almayı gerektiriyor. Bu partiler için olduğu kadar seçmen için de böyledir. Partiler iktidar hesapları yapar, seçmen ise gelir, yatırım ve kariyer gibi konularda hesaplar yapar. 8 Haziran itibariyle partiler ve seçmen olarak bunu yaşıyoruz. Gerçekleri -koalisyonları da sonuçlarını da- zaman gösterecektir. İnsan geçmişin muhasebesini yapmak kadar gelecek senaryolarıyla da kendine yol yapar. Ben de aşağıda olası koalisyon seçeneklerini ve sonuçlarının bir analizini yapmak istiyorum.

AK Parti-CHP Koalisyonu: İki partinin bir araya gelmesi için CHP’nin ortaya deklare ettiği 14 şarttan özellikle bazılarında ya orta yolu bulması ya da tek başına iktidar olana kadar pazarlık konusu yapmaması gerekir. 17-25 Aralık operasyonları, Cumhurbaşkanlığı Sarayı, MİT tırları, gibi. En az üç konuda iki partinin iddiaları birbirine zıttır. CHP iddialarını tek başına iktidar olacağı bir zamana ertelemezse koalisyon da Ak Parti’nin vereceği cevaba bağlı olacaktır. Eğer AK Parti de uzlaşmayı kabul ederse, ve MİT tırları ve yolsuzluk iddiaları konusunda meclis komisyonunun kurulması gibi bir teklife evet der ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili olarak bir sonraki Cumhurbaşkanının kararı vermesini kabul ederse, CHP seçmenine verdiği sözleri tutmuş olur. Sözünü tutmadığı konularda da ‘koalisyon mazereti’ olur.

CHP ile koalisyon yapmanın Ak Parti için avantajları ve dezavantajları vardır. Özellikle Çözüm Sürecinin geleceği konusunda sürecin tüm yönleriyle mecliste tartışılmasını ve geleceğe dair tüm plan ve projeksiyonlarıyla kamuoyuna açıklanmasını isteyebilir. Şimdiye kadar istediği buydu. Ancak daha önce de görüldüğü gibi, Ak Parti sürecin hassas olduğunu ve kamuoyu önünde tartışmanın yanlış olduğundan hareketle, sürecin bir yönüyle gizli yürütülmesini yeğledi. CHP sürecin kamuoyuna açık yürütülüp tartışılmasını isterse, ciddi bir sorumluluk üstlenmiş olacak.  Daha önceki tecrübelerden yola çıkarak Ak Parti’nin CHP kadar bu konuda açıklık taraftarı olmayacağını ve iktidardaki ağırlığını da kullanarak sürecin bazı gizli yönlerinin olması gereğine ısrar edecektir. Ancak mecliste bir komisyonuna CHP’nin onay vermesi ve komisyona üye vermesiyle Ak Parti bu konudaki girişimlerinin meşruiyet kazanacağını ve bunun meyvelerini toplayacağını öngörmek mümkündür. Böyle bir durumda MHP’nin reaksiyonları da önemli oranda etkisiz kalacaktır. Tabi ki CHP’nin içinde de MHP’liler gibi Kürt sorununa bakan milletvekillerinin olduğunu unutmamak lazım. Cumhurbaşkanlığı konutu, MİT tırları ve dış politikada Suriye konusunun koalisyonda uyumlu olma adına, beklenenin aksine, pazarlık ve tartışma konusu olmayabilir.

Ak Parti’nin seçim öncesinde ve genel olarak CHP’ye yönelik çok sert eleştirilerinden sonra AK Parti-CHP koalisyonu CHP’nin değil ama Ak Parti’nin seçmeninde çokça eleştiriye sebep olabilir. Birbirlerine yönelttikleri onca sert eleştirilere rağmen, iki partinin, koalisyonu, kamuoyunda siyasi partilerinin köşeli ilkelerinin pek de olmadığı düşüncesini oluşturacaktır. Daha heterojen bir seçmen profiline sahip olan Ak Parti, koalisyonun çok kısa sürede başarısızlığının onaylanması sonucunda kendi seçmen desteğini CHP’den daha çok kaybedebilir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr