• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Koçi Bey Risaleleri Kabalcı Yayınları

Şevket TATAR

Çocuk yaşta devşirelerek İstanbul'a getirilen Arnavut kökenli devlet adamımız Koçi Bey hakkında çok az bilgiye sahibiz. Topkapı Sarayı'nın kalbinde, Enderunda eğitilip yetiştirilmiş bilim ve siyaset alanında bilgili, zamanın seçkin kişilerinden biriydi.Küçük yaşta tahta çıkan Sultan IV. Murad'a 1631 yılında sunduğu devlet idaresi ve saltanat işlerindeki sorunlara geçmişteki örneklere dayanarak önerdiği tedbirleri içeren ünlü risalenin sahibidir. Bu küçük ama değerli eserinde sunduğu açık sözlü ve dürüst öneriler sayesinde IV. Murad'ın yakın dostu olup onunla Bağdat Seferine çıkmıştır. IV.Murad'ın ölümünden sonra tahta çıkan I.İbrahime de devlet teşkilatı hakkında ikinci bir risale sunmuştur.Yüzyıllar öncesinden gelen bilgilerin ve önerilerin özetlendiği bu kitabı okuduktan sonra aradan neredeyse 400 yıl geçmiş olmasına rağmen Osmanlıdan günümüze devlet idaresindeki ana sorunlarda pek bir değişiklik olmadığı hissine kapılacaksınız.

Padişahımızın malumu olduğu üzere Osmanoğullarının ulu soylarından gelen padişahlar arasında, her şeyden önce memleketin genişliği hazinenin çokluğu ve ululuk yönünden en üstün mertebeye çıkanı merhum ve mağdur Sultan Süleyman Han'dı ve yine alemin bozulmasına sebep olan haller dahi onun zamanında ortaya çıktı ama devlet gücünün en üst mertebesinde olduğu için belirtileri o zamanda duyulmazsa da birkaç senedir ki artık görülür oldu...
 
Nedimler ve diğer yakınlar Padişahın huzur-i hümayununda kendilerine yer ve rütbeler bulup saltanat işlerine müdahale eder, vezir-i azamlara nice olmayacak telkinler eder oldular.Eğer onlar isteklerine müsaade etmezlerse hepsi gönül ve fikir birliği edip huzur-i hümayunda fırsat buldukça haklarında nice iftiralar edip, Padişahın gazabını hiç durmadan kışkırtarak günahsız yere kimini katl,kimini sürgün ettirdiler kimini de varını yoğunu aldırıp pek çok hakaretlere uğrattılar... Kendileri tamamen duyduktan sonra her biri mahiyetine nice tımarlar ve zeametler verdirip,kılıç erbabının dirliklerini kestiler.Müslümanların beytul malını ziyana uğratıp, alemi bu hale getirdiler... Rüşvet kapısını açarak sancaklara,beylerbeylerine ve diğer padişah mensuplarına karışmaya başladılar....

Hak sahibi olan bir alay iş görmüş ve emektar, yarar ve yiğit kollar itibarsızlık köşesinde namsız ve nişansız kalıp ayaklar altında çiğnenerek fakirlik ve hiçlik içinde kaldılar.Tımar ve zeamet erbabı tamamen yok oldu.Bu yüzden de yapılan savaşlar bir varıp bir gelmekten ve belki mamur memleketleri yakıp yıkmaktan ibaret kaldı. Fetih ve zafer yok oldu.Disiplin ve düzen alemden kalktı....Her ne kadar fitne ve fesat çıktıysa bu gibi insanlardan oldu....

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr