• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 27 °C
  • Adıyaman 32 °C
  • Ankara 26 °C

Kum Misali İnci Ol

Şerif Yetkin

Bir incinin nasıl oluştuğunu,hangi serüvenlerden geçtiğini bilir misiniz?...

Anlatayım o zaman.Aslında ilk önce bir kum tanesidir.Evet evet bildiğiniz,hepimizin bildiği kum tanesi.Fakat o bir istiridye kucağına attığı zaman kendisini harikulade kıymetli bir mücevhere dönüşüverir.O ilkel olan kum tanesinden böyle ehemmiyetli bir maden ortaya çıkıverir.Hakikaten insan hafsalasının alamadığı İlahi rahmetin tecellisi olsa gerek.Bunu niçin anlatma gereği mi duydum?Kıssadan hisse misali gibi  insanoğlu olarak kendi özelimize çektiğimiz zaman aslında kendimiz bulabiliriz bunun cevabını.Nereye baksanız insanla bağlantılı nice olaya şahit olabilirsiniz dolaylı ve dolaysız olarak.Bu tarz vakalar bize nice dersler çıkarmamız için ipuçları verir.

Bildiğiniz üzre insan denen varlık iki özden oluşur.Bedeni ve ruhu….Ruhunun farkına varmayan ve onu eğitme yoluna gitmeyen insan ilkel olmaya mahkumdur.İşte asıl az önce yukarıda değindiğim misal devreye girer ki tam da bizi ilgilendiren ,nasılımızı ve nasıl olmamız gerektiğini bize anlatan tespitler ortaya çıkarır.İnsan ilkel kum misalidir ancak inci olmaya değerli bir mücevher olmaya da adaydır.

Ruhunu eğitmeyen,gayelerini  ölümle noktalanacak geçici olan dünyaya serdederse kum misali inci olmaktan uzak, o ilkel haliyle kalacaktır.Bununla kalsa iyi, bu hesabın niçinini,nasılını ve nedenini de Hakim-i Mutlak’a vermekle mükelleftir.Yani değerli dostlarım, insan durağan olamaz.Olduğu takdir de bunun hesabı da mutlaka olacaktır.Bakınız dünya hayatının serüvenine:İnsanoğlu nasıl da dünya hayatını mamur etmek için çalıştı da ve  ne buluşlar, ne icatlar geliştirdi.Bu hayatta rahat etmek için her türlü gerek düşünsel, gerek de güç olarak imkanlarını nasıl kullandı.Ama burada şu kritik soru da bu insana sorulmaz mı?Hani sen dünyanı mamur ettin de ruhun için ahretin için ne yaptın?Bu soru bizi sessizliğe gömmesi gerekmez mi?...Bakınız Alemlere Rahmet Peygamber(S.A.V) birçok hadislerinde bu durumu bize bildiriyor.  ‘’Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyurmuştur. Dünya ve ahiretin birlikte değerlendirilmesi konusunda, Peygamber Efendimizin başka tavsiyeleri de vardır.

Mesela; “Sizin en hayırlınız, ahireti için dünyasını, dünyası için ahiretini terk etmeyip, her ikisini birlikte yürüteninizdir. Zira dünya ahirete ulaştırıcı bir vasıtadır. Sakın insanlara yük olmayınız.”

Yine Hz. Peygamber sadece ahiret için çalışmayı, dünyayı ve dünya nimetlerini terk etmeyi planlayan sahabîleri şiddetle azarlamıştır. Şöyle ki; Sahabîlerden bir grup, Peygamber Efendimizin zevcelerine gelir ve peygamberimizin nasıl ibadet ettiğini sorarlar. Aldıkları cevap üzerine, kendi amellerini azımsayarak; “Geçmiş ve gelecek günahları affedilmiş olan Peygamber (sas) böyle ibadet ederken bizler ne haldeyiz?” derler. İçlerinden biri;

- Bundan sonra ben, geceleri uyumayıp, devamlı namaz kılacağım, der. Öbürü;

- Ben de sürekli oruç tutacağım, der. Ötekisi de;

- Ben de kadınlardan (hanımlarımdan) ayrılacağım ve asla evlenmeyeceğim der. Böylece sözleşirler.

Bunların durumu Peygambere ulaşınca; bu kişileri çağırır ve onlara: “Şöyle şöyle konuşanlar sizler misiniz? Allah’a yemin ederim ki, ben Allah’tan sizden daha çok korkarım, daha çok sakınırım. Fakat ben bazen oruç tutarım, bazen iftar ederim. Namaz kılarım, uyku da uyurum. Kadınlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimi terk ederse, o benden değildir.” diyerek onları ikaz etmiştir.(Buhari)

İşte bizi kumdan bir inciye ulaştıracak bir vasıta ve bir mübarek aydayız.11 ayın sultanı Ramazan,Oruç ayı.Bizi kumdan bir inciye dönüştürecek rahmet membaı Kur’an- ı Kerimin nazil olduğu ay.Hayat serüvenin nihai hedefinin ,hakikatın oluk oluk fışkırdığı,yönümüzün,istikametimizin zuhur ettiği ay.Mübarek Ramazan.Nasıl ki istiridye kum tanesini inciye dönüştürüyorsa Ramazan da o kuma bulunan yüreklerimizi inci gibi parlak bir imana ve hatta kumun altındaki kafalarımızı çıkarmaya vesile ve  muktedirdir.Bu ayda kendimizi yenilemeli bilhassa bütün aylarda da yenilemeliyiz. Kâinat baştanbaşa, zerresinden kürresine varıncaya kadar cayır cayır çalışırken, Müslümanlara uyuşuk uyuşuk oturmak yakışmaz.

İslam Şairi M.Akif ERSOY diyor ya:

Bir baksana gökler uyanık, yer uyanıktır.

Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır.

Şunu iyi bilmeliyiz ki, Müslümanlar bugün içerisinde bulundukları tembellik ve uyuşukluktan vazgeçip, imanımızın ve Kur’an’ımızın emrettiği çalışmaya dönmedikçe, bu içine düştüğümüz kötü durumdan kurtulmamız mümkün olmayacaktır…

Selam ve dua ile…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr