• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

KUR’ AN-I KERİM NİÇİN İNDİRİLDİ?

Abdullah YEKTA

                

Neden Kur’an okuyoruz? Kur’an niçin indirildi? Kutsal bir metin olarak Kur’an nasıl muhafaza edilecek? Bizim Kur’an’a karşı görevimiz nedir?  Bu hususta biz neyle emredilmişiz? Okunup üflenmesi için mi indirildi? Ölülerimizin ruhuna okunması için mi indirildi?  Okuduğumuz hatimleri kime bağışlayacağız?  Peygamberimiz okuduğu Kur’an’ı kimin ruhuna okumuştu? Kime bağışlamıştı? Peygamber (sav) kimin kabri başında Kur’an okudu? V.s.

Peygamber(sav)in hayatında bu soruların cevabını elbette bulabiliriz. Fakat peygamberin de başvuru kaynağı olan Kur’an’da bu soruların cevabını aramamız gerekir. Tabii ki bu konularda bizim başvuru kaynağımız Kur’an ise bu soruların cevabını O’nda bulabiliriz.

Acaba Peygamber(sav) çok sevdiği eşi Hz. Hatice için hatim indirdi mi?  Ya da vefatından sonra kabri üzerine Yasin okudu mu? Peygamber(sav) kimseye böyle bir tavsiyede bulundu mu? Kur’an böyle bir şey emretmiyor. Bir takım zorlama yorumlar/te’viller belki olabilir. Fakat Kur’an’da böyle bir emrin olmadığını biliyoruz. Peygamber(sav)in böyle bir emir veya tavsiyesini bilen varsa söylesin.

             Sahabelerden hangisi, okuduğu Kur’an’ı başkasının ruhuna bağışladı? Hangi sahabe gidip peygamber(sav)in kabri başına Kur’an veya Yasin suresini okudu? Sahabenin böyle bir faaliyeti olmadığına göre günümüz Müslüman’ı bunu nerede öğrendi? Acaba Yahudi veya Hrıstiyan ilahiyatından mı öğrendiler? Yoksa Hint mistizim’inden mi öğrendiler?  Belki de ata kültünden öğrenmişlerdir.

           Ne gariptir ki ölülere en çok okunan sure Yasin suresidir. Halbuki bu surede, Allah Teâlâ Kur’an’ın ölülere değil, özellikle dirilere okunması için indirildiğini söylüyor:

         “ Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.”(Yasin suresi-5,6)

          Hikmetli olan Kur’an’ın bu ayetlerini anlamak için başka yerlere başvurmaya gerek var mı? Açıkça ve net olarak, gaflet içinde olan ve yaşayan insanların uyarılması için indirildiğini söylemektedir?

          Bu yetmiyor mu?   O zaman yine Yasin Suresinin 69 ve 70. Ayetlerine bakalım:

         “Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. Diri(hayatta) olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur’an’ı indirdik. “

          Kur’an açıkça diri olanları uyarmaktan bahsediyor. Kur’an’ın bütün ayet ve sureleri açıkça dirilere hitap etmektedir. Hiçbir yerde ölülere okunması emredilmiyor.  Hep dirileri muhatap almaktadır.

“Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada Salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.(Mu’minun Suresi -99-100)

   Ayetlerden de anlaşıldığına göre ölümle beraber geri dönüşü olmayan bir yola koyulmuştur, insanoğlu. Peygamber(sav)in de belirttiği gibi insanoğlu dua eden Salih bir evlat, sadaka-ı cariye ve faydalı ilim geride bırakmış ise, bunların kendisine faydası olabilir. Ölülerimize duadan başka yapabileceğimiz bir şey yoktur. Peygamber(sav) kabirleri ziyaret ederken de ölüler için duadan başka bir şey yapmamıştır. Elinde Kur’an, kabirleri gezip de kimseye Yasin, Tebâreke v.s.sureleri okumamıştır.

“Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.”(Rum suresi-52)

  “Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.  Sen, ancak bir uyarıcısın.”(Fatır Suresi-22-23)

  Bu ayetlerde  ‘kâfir kalbi’ mecazen ölüye benzetilmektedir.  Burada hakikat-gerçeklik ölüdür.  Ölü kim olursa olsun,(Bir Peygamber dahi olsa ) bizim duamıza muhtaçtır. Onun bu dünya hayatında bizzat kendisinin yapması gereken şeyleri bir başkası onun adına yapamaz. Peygamberimiz anne- babasının yerine hatim, Yasin v.s. okumamıştır. Çünkü ölü Kur’an-ı anlayamaz, duyamaz. Sen onlara bir şey işittiremesin. (Fatır Suresi-22-23) Bunca diri(hayatta olan) insan varken anlamayan, işitmeyen ve duymayan birine nasıl Kur’an okunacak? Anlamayan, duymayan birine ne anlatacaksın. Fudayl b İyaz ne kadar güzel söylemiş:

“Kuran insanlara hayatı ibadet kılmak için indirildi, insanlar ise kuranın tilavetini ibadet edindi.”  Doğru, Kur’an zikirdir. Okunması ibadettir fakat nihayetinde Kur’an da hayatı ibadet haline getirmek için bir araçtır. Araç amaç haline getirilemez. Kimi insanımız başkası adına hatim yapmayı bir geçim kaynağı haline getirmiş. Ramazan ayı bu işin hasat zamanı olmaktadır. Dolaysıyla para için hatim, para için mevlit ve para için Yasin, bir hayat biçimi haline getirilmiştir. Ne gariptir her kes bu Kur’an üzerinde parazit gibi geçinmekte fakat Kur’an’ın hakikatlerini anlatma ve ondan istifade etme noktasında maalesef üzerimize düşen görevi yerine getirmemekteyiz.

Bu konuyla ilgili olarak peygamberden nakledilen “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an-in da kalbi Yasin’dir. O halde O’nu ölmek üzere olan ölülerinize okuyunuz.”hadisi zayıf bir hadistir. Bu konu ile ilgili rivayet edilen hadisler içinde itibar edilecek olanı da yine bu hadistir. Yasin suresi aynı zaman da Kur’an-in bir özeti olduğu için ölmekte olan, sekeretul-mevt halinde olan insanlara okunması faydalı görülmüştür. Yoksa burada kabre konulmuş insan için Yasin ‘in okunması emredilmiyor.

                Akif’in dediği gibi: “İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin/ Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr