• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Adıyaman 2 °C
  • Ankara 3 °C

Kur’an Ayı Ramazan

Abdullah YEKTA

‘’Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun…’’ (Bakara/184)

Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Günahlardan arınma, ihsan ve takva ayıdır. Bilinçlenme ve yeniden inşa olma ayıdır. Benliği kazanmanın, en iyi ürünlerin harman olduğu bir aydır. Mü’min Arafat’ta, tavaf’ta nasıl bir vecd halinde ise ramazanda da aynı atmosferi yaşar/yaşamalı. Her an bereketin yağdığı bir dönem. Cennetin yaklaştığı, cehennemin uzaklaştığı bir ay. Tek kelimeyle Kur’an ayı.

Bizim yeni bir misafirimiz var. Onu en güzel bir şekilde karşılamamız lazım. Önce tedarikimizi yapmamız gerek. Zihnen bu atmosferi yaşayacak hale gelmemiz gerek. Ben, ne kadar kendimi yenileyeceğim? Hangi sureyi okumalıyım? Bu ay Kur’an ayı ise, ondan ne kadar yararlanabilirim? Kur’an’a göre nasıl bir hayat yaşayabilirim?

Her ramazan, hayatımızda, yeni bir atılım olmalıdır. Bir inşa, bir yapılanma vakti. Yeniden kendimize gelme zamanı. Kur’an’a göre bir inşa, Kur’an’a göre bir hayat. Her ramazan Kur’an’ı baştan sona okuyan, sahabesinin de tekrar okumasını isteyen Peygamber (sav)’in bu konudaki sünnetini unutmamak gerekir. Çağımızda bu ümmetin en çok ihtiyacı olduğu şey, bu sünnete sarılmaktır. Bu sünneti ihya etmektir. İslam ümmetinin tekrar inşası bu sünneti ihya etmekle olur.

Günümüzde yeni gelişmekte olan bir dindarlık, bir muhafazakârlık var. Maalesef bu dindarlık-muhafazakârlık kaynağını Kur’an’dan alan bir Müslümanlık değildir. Dinin yerine kültür kaim olmuştur. Gelenek, an’ane ve atalar dini gerçek dinin yerine geçmiştir. Birçok tarikat, cemaat ve dernek din yerine yalan yanlış birtakım şeyler öğrenmektedirler/öğretmektedirler. İnsanımız kurtuluş yolu diye bazı şahıslara, merkezlere koşmaktadır. Kimi mehdisini aramakta, kimi mehdisini bulmuş başka bir şeye ihtiyaç duymamaktadır.

Evet, Müslüman Kur’an’dan bu kadar uzak ve bihaber bir şekilde İslam yaşayabilir mi? Kur’an’dan gayrı bir İslam mümkün mü? Hayatımız, geleceğimiz, cemaatimiz, geleceğe dair tasavvurlarımız, Kur’an’a ne kadar uygun? Hem dünyamızı ve hem de ahretimizi mamur hale getirecek bir geleceği Kur’an’dan gayrı düşünebilir miyiz?

Evet, öz kaynaklarımız Kur’an ve sünnet bizim için her zaman yeter kaynaklardır. İhlâsla, samimiyetle Kur’an’a yönelmeli ona uygun bir İslam yaşamalıyız. Hayatımızın merkezine Kur’an’ı yerleştirmemiz ve ona göre hareket etmeliyiz. Özellikle bu ramazan ayında Kur’an üzerine daha çok yoğunlaşmalıyız. Biz Kur’an’ı ne kadar öğrenmeye ve anlamaya çalışırsak, O da sırlarını, o kadar bize açar. Herhangi bir kitap, risale, dergi vs.yi yüzlerce defa okuyanlardan daha fazlasını okumamız gerekir. Farklı tefsirlerden Kur’an’ın açıklamasını okumalı ve öğrenmeliyiz.

Niyetlerimiz doğru olduğu gibi, amellerimiz de doğru olan niyetlerimize uygun olmalıdır. Amellerimiz ve niyetlerimiz Kur’an’a uygun olmalıdır. Ama sakın ha gidip de duymayacak ve anlayamayacaklara Kur’an okumayınız. Onu işitecek anlayacak, faydasını görecek olanlara okuyunuz. “(Bu Kur’an) diri olanları uyarıp korkutmak için ve küfre sapanların üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).’’ (Yasin/70) Bu kitap yaşayanlara gelmiştir. Bu yeryüzünde dolaşanlara nazil olmuştur. Onlara okuyalım.

‘’Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru olana iletir…’’(İsra/9)

En doğru olanı arayacağımız adres belli. İyi bir Müslüman olmak için Alinin, Mehmedin veya filan zatın kitapları değil, Allah’ın kitabını okumak gerek.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr