• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 6 °C
  • Ankara -1 °C

Kur’an-I Kerim

Abdullah YEKTA

‘’Ey iman edenler! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, mü’minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.’’(Yunus-57)

‘’Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise ziyanını artırır.’’(İsra -82)

Evet, Kur’an bizim için bir rahmet ve şifa kaynağıdır, hidayet rehberidir. O bir öğüttür. Nasihat almak isteyen için bir mürşittir. Hidayete tabi olanlara yol gösteren bir kılavuzdur. Sahabe neslinin altın bir nesil haline gelmesinin yegâne kaynağı Kur’an’dır;  onların Kur’an’ı bir hayat kaynağı ve kitabı olarak okumalarıdır.

 ‘‘Şüphesiz ki  bu Kur’an en doğru olana iletir…’’(İsra-9)

   Sahabe dört elle ona sarılmıştı. Tane tane okuyordu, onu. Geceleri, onunla sabahlıyordu. Gündüzleri onun peşinden koşuşturuyordu. Yeni inen ayet var mı? Gökten bir haber var mı? Bir ruh  gibi onu takip ediyordu. Namazlarda saatlerce Kur’an okuyordu. Kur’an gece  gündüz onların zikri olmuştu. Onlar çağlara sirayet eden ruhu ondan almıştı. Onlar ’’ Kur’an nesli’’ unvanını bu yaptıklarına burçludur.

 Bu Kur’an şifadır, öğüttür, hidayet ve rahmettir. En doğru olana götürendir. Tabii ki onu okuyana, onu hayat kaynağı olarak belleyene. Evet, bu kitap, yaşayanlara bir hayat kaynağıdır; yaşayanlara bir rehberdir. Çünkü bu  dirilere inen bir kitaptır. Dirilere okunur. Diriler bununla amel edebilirler. Ancak  dirilere fayda sağlar.

O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’andır.(Bu), dirileri  uyarmak ve kafirlere de azap sözünün hak olması içindir.Yasin-69-70

Bil ki sen ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramasın.(Neml-80;Rum-52)

Bu Kur’an’ın ayetlerini değiştirmek mümkün değildir, çünkü Allah onun muhafazasını üzerine almıştır. Bugün Kur’an metni üzerine kimsenin bir ihtilafı söz konusu değildir;fakat onun içini boşaltmak suretiyle tahrifat yapılmaktadır. Kur’anı amacından saptırarak, okuma şeklini değiştirerek, insanlara değil de ölülere okuyarak tahrifat yapılmaktadır. Bu, kimi insanları ‘’Kur’an mezarlıklarda ölülere okunan bir kitaptır’’ anlayışına sürüklemektedir.  Bayram günlerinde, cuma gecelerinde, kandillerde hem belediyelerin hoparlörlerde Kur’an okutmaları hem de vatandaşların mushaflarını getirip mezarlıklarda okumaları bu yanlış anlayışın bir inanç haline gelmesine sebebiyet vermektedir. Duyarlı vatandaşların bu konuya dikkat etmeleri  gerekir.

 Evet bu Kur’an, sadece  mezarlıklarda,törenlerde, ses yarışmalarında okunan bir kitap değildir. Hayatı boyunca Kur’an’la bir diyalogu olmayan insanların arkasında hatim olarak okunacak bir kitap değildir. Dirilere okuyalım. Biz kendimize okuyalım. Dinimizi ona göre yaşayalım. Bu dünyada geçim kaynağı değil, hayat kitabımız, hayat kaynağımız olsun. Akif  ne güzel söylemiştir,ruhu şad olsun:

Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına

İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin
Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.

Kıyamet gününde, Ali’nin, Mehmed’in,Hasan’ın,Hüseyn’in, Said’in, Ahmed’in kitabından sorgulanmayacağız. Allahın kitabıyla amel edip etmediğimizden sorulacağiz.

 

 
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr