• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Kur’an Mevsimi

Abdullah YEKTA

          Bu mevsim Kur’an mevsimidir. Okulların tatile girdiği bu günler, bizim için bir fırsattır. Çocuklarımızı hem eğlendirmenin ve hem de onlara Kur’an öğretmenin tam zamanıdır. Mevsim üç aylar, zaman Kur’an öğrenme zamanıdır. ‘’sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir’’ hadisinin anlamını ve iklimini yaşamanın vaktidir, bu mevsim. Ayette ‘’ yorulduğun-boşaldığın zaman yeniden çaba göster, yeniden yorul’’(İnşirah-7) diyor.

        Modern çağa verebileceğimiz en büyük hediye bu olsa gerek. Karanlığı yaracak mesajı insanlığa sunmak.  Önce mesajın öğretilmesi gerek. Genç ve tertemiz olan zihinlere, daha kirlenmeden onlara Kur’an öğretmek. Her ebeveyn üzerine farzdır. Çocuğunu bu bilinçle yetiştirmek, her anne babaya düşen bir görevdir.  Mirasımızı devralacak olan çocuklarımızı İslami bir terbiye ile yetiştirip hayata kazandırmalıyız. Çocuklarımıza İslam kültürünü öğretmez isek kültürel olarak soyu kesiklerden oluruz. Bu da İslam açısından kültürel bir intihar olur.   

    Devlet çocuklarımıza Kur’an öğretmek zorunda değildir. Bu bizim görevimizdir.  Evlerimizi kabristana dönüştürmeyelim. Cennet bahçesi misali Kur’an okunan evlere-bahçelere dönüştürelim.  Çocuklarımız seslerini Kur’an’la güzelleştirsinler. Çocuklar önce Kur’an’ın okumasını öğrenecek ki sonra onun iklimini özlesin. Gerekirse çocuklarımıza Kur’an öğretecek özel hocalar tutmalıyız. Fizik, kimya, matematik, İngilizce v.s. dersleri öğrenmesi için öğrencilerimize özel dersler verdiririz. Niye Kur’an için bunu yapmayalım? Kur’an öğretmek gereksiz olan bir şey mi? Olsa da olur, olmasa da cinsinden bir şey midir? Sakın geleceğimizi boş bırakmayalım! Onlara karşı ilgisiz durmayalım.

    Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyunuz. Hem de yakıtı insan ve taş olan bir ateşten.(Bakara-24)  Kendi geleceğimizi kendi elimizle tehlikeye(ateşe) atmayalım.(Bakara-195)  Kim kendi eliyle yetiştirdiği bir ürünü, bir emeği ateşe atmaya rıza gösterir? En büyük yarışın Kur’an öğrenme ve öğretme konusunda olması gerekir. İmamlarımıza, öğretmenlerimize ve bu konuda üzerine sorumluluğu olan her kese iş düşüyor. Bu günlerde Taksim’de toplanan gençlerin ne istediğini tam olarak bilen var mı? Ne istediğini bilemeyen, belki de birilerinin yönlendirmesiyle hareket eden bir gençlikten kime ne fayda gelir?  Böyle bir gençliğin kendisine bir faydası olur mu?

        Gençlerimizi bir ideal sahibi olarak yetiştirmeliyiz. Rüzgârın esintisine göre hareket eden bir gençlikten, bir nesilden kime, ne fayda olur?   

“İnsanoğlu öldüğü zaman üç şey hariç amel defteri kapanır. Sürekli faydası olan bir sadaka(sadaka-ı cariye), kendisine dua eden salih bir evlat ve insanların kendisinden istifade ettiği bir ilim”  sanırım Kur’an’ı öğrenmek ve öğretmek hadiste bahsedilen üç hususu da kapsamaktadır. Önümüzde mübarek Ramazan var. Kur’an’ın en çok okunduğu, istifada edildiği bir aydır. Müslüman’ın bunu bir fırsat olarak değerlendirmesi gerekir.

      Tek parti cuntası döneminde, Türkiye insanına zorla dayatılan bir aydınlanmayı kendi elimizle çocuklarımıza, geleceğimiz olan gençlere yaşatmayalım. Kur’an’dan İslam’dan uzak nesiller arkamızdan  bize mirasçı olarak kalmasın.Bize dua eden, insanlığa faydası olan ve geleceği aydınlatacak olan bir gençlik yetiştirmek ümidiyle. Selam ve dua ile.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr