• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Kurban Etlerini Sosyal Medyadan Paylaşan Zihniyet

Şinasi İnan

Bir Kurban Bayramı daha geride kaldı. İnsanlar ibadetlerini yerine getirmek için hayvan pazarlarına akın edip en güzelinden ve bütçelerine uygun olanından hayvanlarını alıp kestirdi. İlk defa kurban kestirenlerin heyecanı tabiki farklıydı. Erkekler kurban kesimiyle uğraşırken kadınlar ise eti parçalara ayırdı. İslama uygun bir şekilde ibadetini yerine getirenler hiçbir yorgunluk hissetmeden akşamla birlikte kaynayan tencereden ailece etlerini yedi. Küçük şehirlerde hemen  hemen her eve kurban eti girdi peki ya büyük şehirlerde ne oldu. Orada da ibadetlerini İslami usule göre yapanlar çoğunluktaydı. Bununla birlikte kurbanın ne anlama geldiğini bilmeyen, dosta ve düşmana “Ben daha iyisini kestiriyorum” gösterişinde olanlar da yok değildi. Etin iyisi kendi paylarındaydı. Nede olsa diğerini başkalarına dağıtacaklardı. Bir de kestiği hayvanın etini hiç dağıtmayanlar vardı. Onlar için kurban bir adetti ve buzdolabına tıkıştırılacak etlerdi. Nitekim onlar da kendilerinden bekleneni yapıp kestiği kurbanın fotoğrafını sosyal medya hesaplarından paylaştıktan sonra bütün etleri kendi dolaplarında istifledi. Sevaplarını sosyal medya üzerinden paylaştıkları görsellerle yapmanın gururu içinde yorum yapmayı da ihmal etmediler!

 KAPIDA VİCDAN NÖBETİ

Yaşadığım şehirde dikkatimi çeken çok önemli bir şey vardı. Kurban kesmeye gücü yetmeyen insanlar ilk günü evlerinde geçirdi. Çoğu kadınlar akşama kadar evlerinin kapısında bekledi. Kucağında çocuğuyla kapıda kurban eti bekleyen o kadınların hali içimi darmadağın etti. Birilerinin gelip kurban eti vermesini bekledikleri açıkça ortadaydı. Çoğu akşama kadar beklemesine rağmen evine bir gram et bile koyamadı. Kimse onlara et vermedi. Çok şükür biz de bir kurban kestirdik. Etlerimizi ayırdıktan sonra usulüne uygun olarak seçtik. İçimiz rahat etmediği için kendi payımızdan olandan diğerlerine de aktardık. Allah’a şükür yıl içinde kasaptan da alabiliyorduk. Allah bizim hanımdan razı olsun. Mahallede gezerek ilk önce durumu iyi olmadığı için kurban kesemeyenleri belirledi. Daha sonra ise Allah’ın bize emaneti olan o etleri sahiplerine verdik. Bize et getirenlere de teşekkür edip kibarca reddettik ve kesmeyenlere götürmelerini istedik.

PERDE YERİNE BATTANİYE

Son olarak akraba ziyaretine giderken bir ev dikkatimizi çekti. Pencerelerine perde yerine battaniye asmışlardı. Suriyeli bir aile oldukları belliydi. Dağıtacağımız et bitmişti ama dolapta kendi payımız vardı. Oradan aldığımız bir kısım eti o eve götürdük. İçeri girdiğimizde Suriyeli ailenin gözleri yaşardı. Bayramın üçüncü günü olmasına rağmen sadece biz et götürmüştük. Çocuklar elimizdeki eti görünce içini açıp bakmaya başladı. Anne ise çocuklarına Arapça bir şeyler söyleyip duruyordu. “Size pişireceğim, biraz bekleyin” dediği belliydi. İnanın o an dolabımdaki eti bu saatten sonra nasıl yiyebileceğimi düşünmeye başladım. Allah bizim hanımdan razı olsun, benim o halimi görünce “ Sen merak etme, ben onlara biraz daha et veririm” dedi.

 İşte dostlar, bir yanda gösteriş için kurban kesenler, diğer yanda ise kapıda kurban eti bekleyenler. Bir bayram daha böyle geçmeli miydi, ama geçti. Allah herkesin ibadetini kabul etsin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr