• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Kurbanlarımız

Abdullah YEKTA
İbrahim (as), rüyasında ‘oğlunu kurban ettiğini’ görür. Bu rüya İbrahim’in (as) zihninde tam netleşmediği için, fikrini (rüyasını) oğluna açar.

Ey oğulcuğum, rüyamda seni ‘kurban ettiğimi’ görüyorum, ne diyorsun? Diye fikir danışır. Babası gibi teslimiyet sahibi olan İsmail (as): ‘Babacığım nasıl emir olunduysan öyle yap, beni sabredenlerden olduğumu göreceksin’, der.

İbrahim(as) ve İsmail (as) her ikisi de Allah’a teslimiyetlerini gösterirler.  Allah da onların imtihanı başarmalarına karşılık, onları bir kurbanlıkla mükâfatlandırır.

           

Allah Teâlâ İbrahim ile İsmail’in (as) hikâyelerini boşuna bize anlatmıyor, İbret ve öğüt almamız için anlatmaktadır.  Bugün biz insanlara ve çocuklarımıza nasıl bakıyoruz? İnsanlarla ilişkilerimiz nasıldır. Çocuklarımızla olan ilişkilerimiz hangi boyuttadır. Allah’ın emrine amade çocuklar mı, yoksa son derece isyankâr çocuklar mı yetiştiriyoruz?  Kurban, en çok sevdiklerimizi gerekirse feda edebilmektir. En güzel bir şekilde yetiştirdiğimiz mallarımızı; kendi canımız kadar sevip, yetiştirdiğimiz çocuklarımızı yeri geldiğinde Allah için feda edebilmektir.

           

Bugün kendimize bakalım, yakınlarımıza ve çevremize bakalım, İslam dünyasına bakalım. Feda edebilecek bir şeyimiz var mı? Bizimdir, diyebileceğimiz bir kurbanlığımız var mı? Yoksa mallarımız ve evlatlarımız, bizim efendilerimiz mi olmuştur? Yoksa Allah’ın yerine mabud olarak mallarımızı ve çocuklarımızı mı koyduk?  Oysaki mal ve çocuklar dünya hayatının birer süsüdürler. Allah bunları imtihan için bize bağışlamaktadır.

           

İbrahim (as) şefkat ve merhamet sahibiydi. İnsanlara acırdı. Yolda geçenleri ve misafiri yemek yedirmeden bırakmazdı. Lut (as)un kavmini helak etmekle görevli olan meleklerle tartışıyor. Çünkü O, Lut’un (as) kavmine acımaktaydı. Biz Müslümanlar olarak, bir birimize karşı olan tavırlarımız nasıldır? Şefkat, rahmet ve merhamet üzere mi, yoksa firavunun tabiatı üzere mı?

           

Bugün, canlı yayınlarda, dünya kamuoyuna nasıl adam öldürdüklerini gösterenlerin eylemleri dolaylı da olsa bizim günahlarımız. Düşünmeyen, akletmeyen İslam ümmetinin günahları. Düşünen insanları mahkûm eden, onları olmadık bahanelerle İslam dışı olmakla itham eden Müslümanların günahıdır.  Bugün binlerce Müslüman, yine Müslüman olduğunu iddia eden caniler tarafından katledilmektedir.

           

Birkaç gün sonra bir kurban bayramını idrak edeceğiz. Bu kadar ölüm, bu kadar kan ve gözyaşının akıtıldığı bir dünyada bayram. Evet bu kimin bayramı olacak? Allah için her şeylerini feda edecek kimselerin mi? Yoksa İsrail ve CIA ajanları tarafından eğitilen canilerin bayramı mı? Bugün “İslam Devleti” veya İŞİD denilen örgüt kimdir, kimler tarafından besleniyor? Bilen var mı? Bunlar hangi eğitimle bu hale getirildiler?  Bunların yaptıkları Bosna-Hersek de Sırp canilerinin Müslümanlara karşı işledikleri cinayetlere ne kadar da benzemektedirler. 

           

Evet, Ebu Cehil gibi, Fir’avun gibi, Nemrut gibi Müslümanlara kan kusturanların cirit attıkları bir dünya. Müslümanın hayvan gibi boğazlandığı bir dünya. Bu dünya da bayramı yaşamak nasıl bir duygu acaba?

           

Evet, bayramsa,  bayramınız mübarek olsun! 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr