• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

 Kuzey Irak Referandumu Üzerine

Bilal AKGÜL

Kuzey Irak Bölgesel yönetiminin bağımsızlık referandumu kararından sonra kararı doğru bulan kesimlerin başvurdukları gerekçelerden biri Arapların sahip oldukları devlet sayısıdır. Bilhassa “Kuveyt bile bir devlet iken” delili nerede ise istisnasız başvurdukları kıstaslardan biridir.

Yine Kuzey Irak’ın bağımsız bir Kürt devleti olmasını arzulayanların dile getirdikleri bir diğer husus ise emperyalizmin bölge üzerinde yaptıkları taksimde Kürtlerin haklarının ihmal edildiğini, söz vermelerine rağmen Kürdistan’ın kurulmasına izin vermediklerini, tersine Kürt coğrafyasını dört devlet arasında bölerek sorunu daha da içinden çıkılamaz hale getirdiklerini dile getiriyorlar. Bu görüş sahiplerine göre kangrenleşen etnik sorunun çözümüne götürecek bir adımdır Kuzey Irak’taki referandum.

Emperyalizmin yüzyıldır bölge üzerinde yaptığı taksim ve bugüne kadar bundan nemalanmanın ortaya çıkardığı-beslediği birçok problemin olduğu açıktır. Özellikle etnik kimliklerin yok sayılmasının, farklılıkların ortadan kaldırılıp, çoğu kez azınlık bir elit tabakanın, elindeki sopa ile toplumu dizayn etme çalışmalarının köklü travmatik sorunlara yol açtığı izahtan varestedir.

Yakın zamana kadar, bu satırların yazarı dahil, ülkemizde de benzer tepeden inmeci yaklaşımlarla toplumu tek tipleştirme, kendi değerlerinden uzaklaştırma yaklaşımlarına şahit olduk. Görünen o ki benzer yönetim anlayışı birçok İslam coğrafyasında da uygulanmıştır-uygulanmaktadır.

Bunları ifade ederken mevcut Irak yönetiminin sahip olduğu yönetim anlayışını tasvip ettiğimiz, bu yönetimin mevcut sorunu çözme istidadı gösterdiği anlamı çıkmasın. Mevcut Irak yönetimi, maalesef, emperyalizmin bölgeyi küçük parçalara bölüp yutma planlarının isteyerek veya istemeyerek uygulayıcısı durumuna düşüren bir siyaset uygulamakta, Batı’nın desteklediği örgütlerin Irak’ta Saddam dönemini aratır bir kaosa neden olmalarına engel olamamaktadır.

Süreci değerlendirirken iki noktanın özellikle dikkate alınmasını isterim: Birincisi, bağımsızlık kararıyla Kuzey Irak’ın emperyalizmin bölge üzerindeki oyunlarına, özellikle kendi coğrafyasında ne kadar direnebileceği… İkincisi, bağımsızlık kararının ümmet bilinci, şuuru üzerindeki etkisi…

Ulusalcı refleksleri aşırı uyarılmış bir kesimin “Olsun da nasıl olursa olsun” yaklaşımına sahip olması bulunduğu kulvar açısından çok da yadırganmaz. Yine diğer İslam ülkelerinin Batı bağımlılığını kendi bağımlılıklarının gerekçesi olarak sunmak bu talebe meşruiyyet kazandırmaz.

Üstad Sezai Karakoç, zamanımızda bir devletin “devlet” vasfı kazanması için 5-10 milyon kilometrekare yüzölçümüne, 250 milyon nüfusa, nükleer silaha ve güçlü bir ekonomiye sahip olması gerektiğini, bunlara sahip olmayan bir ülkenin “devlet” vasfı kazanmasının zor olduğunu dile getirir.(Çıkış Yolu 2, Sezai Karakoç, Diriliş Yay.sh.109)

Görünen o ki mevcut şartlarda kurulacak bir devletin emperyalizmin oyunlarına karşı ayakta kalması mümkün değildir. Yani tıpkı Kuveyt gibi Batı’nın içimizdeki bir karakolu-taşeronu-eyaleti olma riski yüksektir.

Osmanlı’nın Batı’nın uzun süren çabaları sonucunda yıkılması, Batı’nın “Biz”i daha kolay yönetmesine neden olurken, her parçalanmanın emperyalizme karşı gücümüzü daha da böldüğü açıktır. Öyle ki gün geçtikçe (Türkiye’nin son onbeş yılda gösterdiği birleştirici çabaların dışında)  coğrafyamız daha bir bölünmekte, coğrafyamızda Batıl’ın eli daha bir güçlenmektedir.

Son yüzyılda örülen her duvarın içine yeni bir duvar örülmüş, yeni çatışma alanları oluşturulmuş, belki fiziksel ayrılmışlığın çok daha ötesinde zihinsel ayrılıklar-kopmalar meydana gelmiştir.

Kuzey Irak, birçok boyutu ile diken üstünde olan,  güvenlik riskinin yüksek olduğu bir yerdir. Ekonomik kaynak çeşitliliği-alternatifi az, coğrafi olarak kapalı bir bölgededir. İdeolojik karşıtlığın egemen olduğu komşularla çevrili bir coğrafyada bu çıkışın ciddi riskler taşıdığı kanaatindeyim.

Yeni bölünmelere mahal vermeden, etnik ve kültürel sorunları aşacak, özgürlük alanlarını genişletecek bir ufukla ancak aydınlık yarınların oluşturulması mümkündür.

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr