• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Madımaktan Başbağlara

Adem Ballı

Türkiye’nin kozmopolit yapısı kaos şakşakçılarının her zaman ilgi gösterdikleri ve bin bir plan ile faydalanmak istedikleri bir yapı… Kimi zaman Alevi-Sünni kimlikleri üzerinden, kimi zaman Türk Kürt kimlikleri üzerinden kaos yaratılmak istenmiştir.

Tarihimizde bunun örnekleri oldukça fazladır. Biz Burada birkaç tanesini hatırlatalım ki benzer durumlarla karşılaştığımız da aynı oyuna gelmeyelim. Bu tarz oyunları unuttuğumuzda ödeyeceğimiz bedeller her zaman bir öncekinden daha fazla olmaktadır.

1990 lar 80 ler kaosun bil fiil devlet organları tarafından organize edildiği yıllar. 2 Temmuz 1993'te Sivas'taki Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri ‘ne gelenlerin konakladığı madımak Oteli'nin toplumu kutuplaştırmak üzere provokatif biçimde karanlık eller tarafından ateşe verilmesi sonucu hayatını kaybeden 33 aydın ve 2 otel görevlisi hayatını kaybetmiş neticesinde Sivas karıştırılmak istenmiştir.

Olayın öncesine baktığımızda ortada ciddi bir organizenin olduğu görülecektir.

Mesela normal şartlarda Sivas’ın Banaz köyünde kutlanan şenlikler Bu olayın gerçekleştiği yıl olan 1993 te Sivas merkeze alınmıştır. Bununla birlikte ilde ki komando taburu karanlık eller tarafından güya gelen bir terörist ihbarına karşılık vermek için il dışına çıkartılmıştır. Aynı zamanda sol örgütlerde bu şenliklere davet edilmiştir.

Sonuçta halkın arasına karışa provokatörlerinde yönlendirmesi ile madımak oteline doğru büyük bir kitle harekete geçirilmiştir. İşte bu anlar puslu anlardır. Bu zamanlarda akıl devre dışı duygular egemendir. Zaten karanlık ellerin istediği de budur. Evet, istenilen gerçekleşmiştir. Sonradan öğreneceğimiz kadarıyla otelin yakılması da içerden çıkartılan yangın neticesinde otel küle dönmüştür. İçinde ki canlarla beraber…

 Sivas katliamının nedenlerini, bu olayın vuku bulduğu dönemin özel koşullarında aramak gerekir. 1990'lı yıllar Türkiye'nin karanlık yıllarıdır. Komünizmin çöktüğü, soğuk savaş döneminin sona erdiği, komünizm tehdidinin yerine İslam'ın ikame edildiği yeni dönemin başlangıcıdır. Doksanlı yıllar, faili meçhul cinayetlerin zirve yaptığı yıllardır. Bu dönemde, resmi kayıtlara göre 1.700 gayrı resmi kayıtlara göre ise 17.000'den fazla kişi kaybolmuş, öldürülmüştür. (1)

Bu menfur olayın üzerinden çok geçmemiştir. Ülke kaynıyor Bu olayla alakası olmayan daha önceden hazırlanan ve cumhuriyet gazetesinde de çarşaf çarşaf ifşa edilen listeler ile masum insanlar mahkemeye çıkartılıyor ve çok geçmeden hapse atılıyorlar.

 Bu katliam neticesinde toplumun bütün gerginliği üzerinde iken benzer bir vahşet (Alevi –Sünni çatışması) Başbağlarda gerçekleştirilmiştir.

Sivas'ta 2 Temmuz 1993'teki Madımak Oteli katliamından 3 gün sonra Erzincan'ın Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünde, akşam ezanı sonrası camiye giden 22 kişi ve araziden köye gelen 4 kişi kurşuna dizildi. Köydeki 191 ev, cami ve okul, içindeki insanlarla birlikte yakıldı. 1'i kadın 4 kişi yandı, toplam 33 kişi şehit oldu. Jandarma telefonla aranmasına rağmen olaydan 14 saat sonra sabah 10.10'da köye gitti. Katliamda ölenlerin otopsisi dahi yapılmadı. İş makineleri evleri delil bırakmamak için dozerle dümdüz etti.(2)

Evet, madımaktan sadece üç gün sonra gerçekleşen bu katliam toplum da oluşturulmak istenen kaosun büyüklüğünü de bize net olarak göstermektedir.

Bu iki katliamın toplum üzerinde ki ayrıştırıcı etkisini bugün dahi görebiliyoruz. Buda bize bu katliamların planlayıcılarının ne kadar başarılı olduğunu göstermektedir.

İletişim araçlarının gelişmediği o zamanlarda bu oyunların sergilenmesi daha kolay olmaktaydı. Ki var olan iletişim araçları da bu katliamları planlayan derin devlet mekanizmasının elinde idi.

Bugün en son teknolojiye sahip iletişim araçları var elimizde yani karşı imkânlara sahibiz. Fakat basiret olmazsa hiçbir anlamı yoktur araçların.

Hatırlayın Uludere katliamını ve oluşturulmak istenen kaosu…Hrant Dink olayı, Rahip Santoru cinayeti, Malatya da ki zirve yayınevi cinayetleri, Kobani olayları, gezi eylemleri…Hepsi ya aynı ellerin yada aynı emele hizmet eden zihniyetlerin provokasyonları…

Asıl soru şu: Baktığımız da gerçekleştirilen bu olayların senaryolarının hepsi neredeyse aynı Peki aynı olmasına rağmen kaba tabir ile bu zokayı niye hep yutuyoruz.

Onlar oyunlarını oynar. Bu onların işidir. Mühim olan yukarda da ifade ettiğimiz gibi bizim basiretli olmamızdır. Tarih niye tekerrür eder. Çünkü ders alınmamıştır.

Bizler hangi düşüncede olursak olalım bu topraklarda yaşıyoruz. Ve birbirimize göbekten bağlıyız. Birbirimize düştüğümüzde “onlar” ellerini ovuşturarak bizi seyrederler. Onlara bu fırsatı vermeyelim.

Selam ve dua ile

Kaynak

1-http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/07/02/yildonumunde-madimak-olaylari-ve-cevapsiz-sorular

2-http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/07/05/24-yildir-dinmeyen-aci-basbaglar-katliami

 

Kaynak

1-http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/07/02/yildonumunde-madimak-olaylari-ve-cevapsiz-sorular

2-http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/07/05/24-yildir-dinmeyen-aci-basbaglar-katliami

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr