• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Makûs Talihimizi Değiştirebiliriz

Ziya TEPE

 Değişmesi imkânsız gibi görünen despot rejimler çok zor ve katı şartlar altında yaşamış olan onurlu halklar tarafından gün gelmiş alaşağı edilmiş ve bu halklar makûs talihlerini değiştirebilmiştir. İslam âlemi de içinde bulunduğu zor şartları ve sahip olduğu makûs talihini değiştirebilir. Ama asırlardır yaşayageldikleri çekişme, çatışma, güç kullanma, dar düşünerek hareket etme ile değil; eğitimle, siyasetle, büyük beyinler yetiştirmekle; erdem, emeğe dayalı ve insanlık âlemi tarafından ilgi ve takdir kazanma yöntemleri ile makûs talihimizi değiştirebiliriz.

            Ortaçağda, Hıristiyanlık âlemi, içinde bulunduğu katı yaşamlarından ve halkı her türlü insanlık dışı baskı ve zulme uğratan despot yönetimlerden bilim ve aydın beyinler vasıtası ile kurtulabilmişti.       Hassaten İslam âlemi de yüzyılı aşkın bir zamandır Batılı ve Doğulu sömürgeci güçler tarafından saldırılara uğramakta ya da işgal edilmektedir. Bir taraftan da Müslüman halklar,  sömürgeci güçlerin yerli işbirlikçileri tarafından despot yönetimlerle her türlü insanlık dışı muamelelere ve baskılara maruz bırakılmaktadır.

            Müslüman ülkelerin her türlü yeraltı ve yerüstü zenginlikleri sömürgeci güçler tarafından talan edilmektedir. Bu güçlerden arta kalan zenginlikler Müslüman ülkelerin başında bulunan krallar, diktatörler ve küçük bir azgın grup tarafından çar çur edilmektedir. Ülkenin imarında kullanılan kısmı da işgalci güçlerin bombaları vasıtasıyla yok edilmektedir. Örneğin Irak'ta bugüne kadar petrolde elde edilen trilyonlarca dolardan mazlum Irak halkına ne kalmıştır?  Kalan sadece ölüm, gözyaşı, açlık, sefalet, sürgün, işkence, horlanma, namuslarının kirletilmesi, kin ve nefrettir. Öte yandan İslam ülkelerinde de aşağı yukarı aynı akıbet yaşandı ya da yaşanıyor.

            Diğer taraftan İslam âleminde bir asırdan fazla bir zamandır aralıksız olarak Müslümanların kanları akıtılmaktadır. Ben de bu süreci otuz yıldır takip ediyorum ve Müslümanların katledilişlerine canlı olarak şahit olduk ve olmaya devam ediyoruz. Üç dört yıllık zaman zarfında İsrail Filistin'e saldırdı. ABD'nin Afganistan işgali devam ediyor. Beşşer Esed Suriye'de halkı katlediyor. Hindular Arakan’da Müslümanları katlediyor. Fransa Mali'de halkı katlediyor. Ve daha nicesi... Kısaca İslam âlemi emperyalist güçler ve işbirlikçi despot rejimler tarafından insanlık dışı muamelelere, zulümlere ve katledilişlere maruz bırakılmaktadır. İşte değiştirmemiz gereken makûs talihimiz budur.

            Türkiye'nin mevcut yönetiminin güç kazanmaya devam etmesi gerekiyor. Zamanla dünyada büyük güç haline gelebilecek olan Türkiye,  İslam ülkelerinin muhafızı ve yardımcısı olacaktır. Bu durum Müslümanların emperyalist güçlerin kıskacından kurtulmasına vesile olur. Gerçek özgürlüklerine kavuşacak Müslümanlar da dünyada kendilerini temsil edebilme imkânına kavuşacaktır. Bunun farkında olan güçler büyük tedirginlik içindedirler. Bu güçler Türkiye'deki gelişim ve değişimi akamete uğratmak için ellerinden gelen her türlü mücadeleyi veriyorlar ve vermeye devam edecekler.

            Siyaset açısından, Türkiye’deki mevcut yönetim, hem ülkemizin hem de İslam âleminin kaderinin değişmesinde tarihi bir fırsattır olabilir. Bu fırsatın değerlerinin bilinmesi, korunması ve yerinde değerlendirilmesi gerekir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr