• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Adıyaman 15 °C
  • Ankara 7 °C

Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu

Şevket TATAR

Ortadoğu kavramı birçok siyasi kavram gibi ilk olarak 20. Yüzyılın başlarında İngilizler tarafından kullanılmaya başlanır. Yakındoğu kavramının (Near East o dönem için Osmanlı İmparatorluğunu kapladığı coğrafya) yetersiz kaldığını düşünen İngilizler, Osmanlı İmparatorluğuyla Hindistan arasında kalan bölgeyi kapsayacak yeni bir kavram arayışına girişir. Batı merkezli düşünce yapısının yansıması olan Ortadoğu (Middle East) kavramı böyle doğar. Kavramın kullanılmaya başlamasının temelinde yatan sömürgeci kaygılar bu bölgenin geleceğinin şekillenmesinde etkin rol oynar.

Günümüzde “Ortadoğu” olarak adlandırılan coğrafya; Türk-İran Havzası, Türkiye, İran, Afganistan, Arap yarımadası (Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman, Katar, Yemen) Bereketli Hilal(Hilal-i Mümbit) diye tabir edilen bölge(Irak, İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye) ve Afrika kıtasındaki Mısır’dan müteşekkildir.

300 milyon kişinin yaşadığı 7.9 milyon kilometrekarelik bu alanda irili ufaklı on altı devlet bulunmaktadır. Aralarında Türkiye, İran gibi köklü devlet geleneğine sahip olanlarında bulunduğu ülkelerin çoğu (Irak, Ürdün, Suriye, Suudi Arabistan) 20. Yüzyılın ilk yarısında, o döneme yön veren sömürgeci Avrupa devletlerinin çizdiği suni sınırlarla kurulmuştur.

“Bugün Ortadoğu’da halen geçerli olan siyasal sınırlar ve buralara egemen olan karanlık odaklar, Batılı güçlerin saldırılarıyla yıkılan Osmanlı İmparatorluğunun tasfiyesinin acı birer sonucudur. Batı, kendi çıkarları için olabildiğine zorlayarak bugünkü statükoyu kabul ettirmişti. Günümüzde de yine kendi çıkarlarını ön planda tutarak mevcut statükoyu bir kez daha değiştirmek niyetinde. Bir önceki yüzyılın emperyal hesaplarının en büyük mağduru olan Türkiye, bu defa da benzer emperyal hesapların oyuncağı yapılmak isteniyor. Daha adil bir dünya için Türkiye’nin Ortadoğu’da yeniden ön plana çıkmasına ihtiyaç var.”

Kanada-Quebec Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu araştırmacı-yazar Ömer Turan’ın on yıllık çalışmasının ürünü olan bu eser, Yeni Şafak’ın “Seçkin okurlarına seçkin kitaplar” geleneğinin yepyeni bir halkasını oluşturuyor.

Uygarlığın emekleme dönemlerinden günümüze dek uzanan son derece geniş bir tarihsel süreç içinde Ortadoğu Bölgesini inceleyen yazar, bizlere sunduğu ilginç siyasal ve kültürel verilerle de birçok soru işaretine ışık tutmakta. Elimizde bulunan eser sayesinde, tarih boyunca yakasını karanlık güçlerin müdahalelerinden bir türlü kurtaramamış olan bu sıkıntılı coğrafyayı çok daha yakından tanırken, bölgede yaşanan çağdaş sorunların köklerinin de aslında ne denli derinlere uzandığını fark edeceksiniz.

Ömer Turan, Yeni Şafak Gazetesi Kültür Armağanı

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr