• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Mehmet Akif’i Anmak

Ahmet İNAN
Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyulayı da, er geç silecektir.
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma,
Sessiz yaşadım, kim beni, nereden bilecektir?  

Dizeleriyle kimsenin kendisini hatırlamayacağını düşünen İstiklal Marşının şairi büyük fikir ve dava adamı vefatından on yıllar sonra kendisinin rahmet ve minnetle anılacağını bilemezdi elbet! Zira 12 Mart, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü olarak ayrılmış. Biz de bu gün dolayısıyla Akif Bey’i rahmetle anıyoruz. Hayatını Hak yoluna adayan gerçek bir vatansever daha fazlasını hak ediyor bence.  

Hayatının önemli bir kısmını büyük zorluklar içerisinde geçirmişti merhum Akif Bey. Vatan topraklarının kurtuluşu için, mabedine namahrem eli değmesin diye yaşadığı sıkıntılara rağmen fikren de aklen de öz yurdundan tecrit edilmiş olması ızdırap olarak ona yeterdi aslında.

 Mısır’a gitmek zorunda bırakılan Akif Bey orda zor günler yaşadı. O sokaklar, çöller, yaşadığı evinin duvarları dile gelseydi ya da Akif’in içinden kopan fırtınalar yazıya dökülseydi eminim ki tarihimiz ve fikir dünyamız yeni bir şekil alırdı. Çünkü Mehmet Akif Bey tabiri caizse Osmanlının son dönemi ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinin ilk döneminin kara kutusu niteliğindeydi. Herkes sussaydı da o konuşsaydı.  Hayatını anlat bize denilseydi. Ya da yeni kurulan devletin kuruluş felsefesinde sen ne düşünüyorsun denilseydi.

Akif Bey fikir arkadaşlarıyla birlikte ülkenin kaderinde söz sahibi olsaydı henüz yüz yaşında dahi olmayan yeni bir ülkede onca askeri darbe yapılır mıydı? Onca karışıklıklar,  milliyet temelli kavgalar yaşanır mıydı.On binlerce insanın ölümüne sebep olan kavgalar yaşanır mıydı?

Akif Bey toplum ahlakını ve toplumsal ilerlemeyi önemsemiş ve bunun için her zaman çalışmıştı. Çok merhametli, vefakar ve yardımseverdi. Yanlış tevekkülü, tembelliği şiddetle eleştirmişti. Hakk’ın yolunda yaşamış gerçek bir vatanseverdi, yüreği insan sevgisi ile doluydu. Onun iman dolu yüreği ile vatanseverlik fikrinin ne denli coşkun olduğunu, hürriyetine ne denli düşkün olduğunu İstiklal Marşının şu dizeleri en iyi ifade eder:

“…..

Ulusun korkma nasıl böyle bir imanı boğar

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.

…..

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım” 

Birlik şiirinde de cesur bir Hak yolcusu olduğunu görüyoruz:

“Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;” 

Akif Bey ahlaklı bir toplumun oluşması için ömrü boyunca çalışmış ve bunu kendine hep dert edinmişti. Ahlakımız Yükselmeli şiirinde tek kurtuluşun ahlakın yükselmesinde görür. Aksi takdirde sonlarının korkunç bir hüsran olacağını anlatır:

“Sade bir sözdür fakat hikmetlerin en mücmeli:
Bir halas imkânı var: Ahlakımız yükselmeli,
Yoksa pek korkunç olur katmerleşip hüsranımız...
Çünkü hem dünya gider, hem din, eğer yapmazsanız.”

Birlik Bağı şiirinde ise Müslümanlığı düzgün yaşamadığımızı dile getirir. Bunun karşısında büyük ızdırap duyduğuna şahit oluyoruz:

“Müslümanlık nerde bizden geçmiş insanlık bile
Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile
Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir
Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir
.....


Irzımızdır çiğnenen evladımızdır doğranan
Hey sıkılmaz ağlamazsan bari gülmekten utan” 

Hayâ Sıyrılmış İnmiş şiirinde de hayânın kalmadığını, yüzsüzlüğün her yerde olduğunu, söze hürmetin, vefanın, dinin, imanın kalmadığını anlatıyor:

“Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde
Ne çirkin yüzleri örtermiş, meğer o incecik perde
Vefa yok, ahde hürmet hiç, lafe-i bi medlul
Yalan raiç, hiyanet mültezem, her yerde hak meçhul
Ne tüyler ürperir ya Rab, ne korkunç inkılab olmuş
Ne din kalmış ne iman, din harab, iman türab olmuş”

Özü sözü bir olan, şiirlerinde anlattıklarını hayatında fazlasıyla yaşayan büyük dava ve fikir adamı Mehmet Akf Bey’i tekrar rahmet ve minnetle anıyoruz. Ayrıca şunu da ifade etmek istiyorum. İlgili kaynakların dışında Merhum Mehmet Akif Bey’i bugüne kadar en iyi anlatan kişinin Mustafa İslamoğlu Hocaefendi olduğunu belirtmek istiyorum. Meraklılarına duyurulur.  

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr