• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • İstanbul 28 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Ankara 34 °C

Mesire Alanlarımızın Akibeti

Abdullah YEKTA

Piknik alanlarımız utanılacak bir durumda. İnsanımızın, tatil gününü geçireceği doğru dürüst bir piknik alanı maalesef yok.  Bahardır, havalar ısınmakta, insanımız ailesiyle beraber haftanın yorgunluğunu atmak istemekte fakat gidip dinlenebileceği bir park, bir piknik alanı, gezilecek bir yer veya çocuklar için eğlence alanı bulunmuyor.   

Kâhtalıların gidebileceği yerler; Safvan bin Muattıla ziyareti, Kâhta’nın güneyinde üç km mesafede Halil İbrahim ziyareti, gölgelik bir yer istenmediği tekdirde baraj kenarı, Kâhta Çayının çevresi gibi yerler piknik alanı olarak düşünülebilir. Maalesef buraların hiçbirinde, insanların gölgelenebilecekleri doğru dürüst bir yer yoktur. Sahabe Safvan bin Muattal ziyaretinin çevresi, oraya gidenleri hiçbir zaman karşılayacak bir alan değildir. Yeşil alan maalesef yetersizdir. Hâlbuki var olan ağaçların bakımı yapılsaydı şimdiye kadar büyük oranda ihtiyaca cevap verebilirdi.

Aynı şey Halil İbrahim ziyareti için geçerlidir. Yıllardan beri piknik alanı olarak kullanılıyor fakat orada da çalılıkların haricinde bir şey yok. Bilinçli bir ağaçlandırma yok. Bir kişi veya iki kişinin ancak gölgesinde gölgelenebileceği dikenli ağaçlar. Sadece Mart ayının sonu ile Nisan’ın ilk, iki-üç haftasında gidilebilinecek bir alan. Onun da maalesef suyu yok, tuvalet ve lavaboları yok. Duyduğum kadarıyla yakın zamanda burası il özel idaresi tarafından düzenlenip hizmete sunulacakmış. Haberin doğruluk derecesini henüz bilmiyorum fakat inşaallah doğru çıkar.

 Baraj kenarı ile Kâhta Çayının çevresi ise maalesef düzenlenmiş herhangi bir alan yok. Çakılların üzerinde, gölgesi olmayan mekânlarda, ırgat işçilerinin tarlaların ortasında güneşin altında istirahat etmeleri gibi bir piknik. Piknik değil adeta işkence. Güneşin önüne kavrulmak üzere konulmuş sucukluk etler misali.

En son Adıyaman Valiliği il özel idaresi tarafından Kâhta’nın Ebusadık mevkiinde yapılan mesire alanı güzel yapılmış fakat orası da çok küçük bir alandır. İki seneden beri bu mesire alanı ile uğraşılıyor. İstenseydi şimdiye kadar başka yerlerde ağaç getirilip ekilebilirdi. İnsanlar kuru betonla tahtalardan yapılmış mekânlarla tatmin olmazlar. İllaki ağacı olacak, yeşilliği olacak. Yeşilliği olsa dahi kaç kişi oradan istifade edebilecek?

Bu Pazar( 19Martgünü) en azında iki bin insan belli aralıklarla, piknik alanı yapılmış diye oraya akın etti. Fakat gelenler üzüntüyle dönüp gittiler. Başka bir yer bulmak amacıyla ayrılmak zorunda kaldılar. Yapılan yer güzel olabilir. Diğer yerlerden farklı olarak tuvalet ve lavaboları olabilir. Her tarafında çeşmeler akabilir fakat kaç kişi buradan istifade edebilecek? Ona bakmak gerekir.

Ebusadık mevkiinde yapılan ve güzel olacağını düşündüğümüz bu parkın akıbetinden pek de emin değilim. Şimdiden buranın yapıldıktan sonra belediyeye devredileceği söylentileri dolaşmaktadır. Umarım bunlar doğru olmaz. Çünkü il özel idaresi tarafından yapılan bir yerin, Beşpınar mesire alanı gibi yine il özel idaresi tarafından ihale ile kullanıma verilmesi gerekir. Aksi takdirde belediyeye devredildiği zaman bir takım keyfi uygulamaların olmasından endişe ediyorum. Şehir ortasında bulunan İbni Mirza Parkı geniş bir alan olmasına rağmen bugüne kadar halkın gönül hoşluğu ile gidip istifade ettiği bir alan olmaktan çıkmış durumdadır. Fatih Parkı hakeza, birkaç sene Kâhta halkı tarafından amacına uygun bir şekilde kullanıldı. Şimdiki halı malum, belli bir kesim tarafından kullanıyor. Orası okey, iskambil ve kâğıt oyunlarının oynandığı bir alana dönüşmüştür. Oysaki herkese açık alanlarda bu tür oyunların olması uygun değildir.

Kâhtanın sorunu parkın yokluğu değil, bu parkların amacına uygun bir şekilde kullanılmamasıdır. Bu yeni yapılan yerin de belli bir kesimin elinde, gerçek amacından uzak bir şekilde kullanılacağı endişesindeyim.

Evet, her seçim döneminde verilen vaatlere bakıyor ve neler gerçekleştirildi, diye kendi kendime soruyorum. Aldığım cevap ikiyüzlülüktür, sözünden durmamaktır. Siyasetçilerin söz verip de yerine getirmediği sözleri gözlerimin önüne gelmektedir.

Yine bahar mevsimi geldi, ailemizle beraber bir hafta sonu nereye gidebiliriz diye düşünmeyin. Çünkü Kâhta’nın gönül hoşluğuyla gidebilecek bir yeri yoktur. Biz, şimdilik biçare durumundayız fakat söz verip de sözlerini yerine getirmeyenler bizden daha biçareler. Evet, asıl biçareler, söz verip de sözünü yerine getirmeyen siyasetçilerdir.

Selam ve dua ile. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr