• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 28 °C
  • Ankara 22 °C

Mezarı Otların Arasında Kaybolan Alimimiz

Mezarı Otların Arasında Kaybolan Alimimiz
İslamın mesajları hiç bozulmadan esas şekliyle hak
Alimle beraber ilim bulunursa herkes ondan istifade eder. Âlimlerin olmadığı ve kitaplarının tam anlamıyla okunup öğrenilmediği bir yerde, ilimden söz edilemez. Alimin, dolayısıyla ilmin olmadığı milletlerde peşin hükümler, bid'atler, derme çatma bilgiler, devreye girer. Dînî bilgiler Peygamber efendimizden itibaren hiç bozulmadan esas şekliyle hakîki İslâm âlimleri tarafından günümüze kadar nakledilmiştir İşte bu hakiki İslam âlimlerimizden biri de hayatını ilime adamış Haci Üzeyir Efendi'dir.
Bu toprakların mayasını yoğuran âlimlerimize ne yazık ki bir fatiha okumayı bile çok görüyoruz. Yada sadece bir cadde ismini verip geçiyoruz. Oysaki onlar halkımız için ne çok çileler çekmiş, ne çok sürgünler yemişlerdir. İşte memleketimizin yetiştirmiş olduğu ender büyüklerimizden biri olan Haci Üzeyir Efendi ye bir Fatiha okumak için gittiğimiz Narince Mezarlığında mezarlığını bulamadık. Ama mezarının burada olduğunu biliyorduk. Köy sakinlerinden bir arkadaşın yardımı ile ancak bulabildik. Mezarlığın hiçbir çevre düzenlemesi yok.
Otların arasında kaybolan mezarlar.
 Haci Üzeyir Efendi'nin mezarında onu anımsatacak hiçbir emare yok. Mezar taşında ismi dahi yok. Burada akıllara şu soru geliyor. Bizler acaba bu toprakların mayasını yoğuran büyük âlimlerimize ne kadar değer veriyoruz.
Kahta'da bir cadde ismi verilmesinden daha iyidir.
Konu ile ilgili olarak görüştüğümüz Haci Üzeyir Efendi'nin oğlu Yahya Bozkurt '' Rahmetlik babam, benim mezarımdan kimse toprak götürmesin, türbemi yüksek ve ihtişamlı yapmasınlar, diğer türbeler gibi olsun diye bize vasiyet etmiştir. Yani babamın mezarını ziyaret yapsınlar istemiyoruz. Mermer taşları ile süsleyip püslesinler istemiyoruz. Ama Rahmetlik babamın bulunduğu mezarlıkta bir çevre düzenlemesi yapılmalı. Babamın bu mezarlıkta olduğunu yazan bir tabelanın olması gerekiyor. Ona bir fatiha okumak isteyen bir müslüman, sizin gibi gelip köyden bir vatandaşı alıp rahmetlinin mezarını göstermesin. Bu mezarlığa yapılacak olan çevre düzenlemesi ve Haci Üzeyir Efendi'nin bu mezarlıkta olduğunu anlatan bir tabelanın olması, toplum olarak ona karşı yapılacak bir vefa borcudur. Bu vefa borcunun yapılması, Kahta'da bir cadde ismi verilmesinden daha iyidir. Anlayacağınız cadde isminden önce, onun mezarının nerde olduğunu anlatan bir tabela ve mezarının bulunduğu köy mezarlığının çevre düzenlemesinin yapılması gerekiyor. '' şeklinde konuştu.
Haci Üzeyir Efendi
Hacı Üzeyir Efendi, (H.Üzeyir Bozkurt) İslami konularda yöre insanında iz bırakmış büyük bir İslami şahsiyettir. İnsanlar onu halen fikirleri ve fetvalarıyla anar.
Halk arsında Hacı Özer olarak ta bilinen Hacı Üzeyir Efendi, Kâhta'nın nahiyesi olan Narince'de 1900 lü yıllarda doğmuştur. Maddi durumları hiç iyi olmayan ve geçimini çobanlık yaparak sağlayan bir ailenin çocuğudur. Dini konulara olan merakı onu Akçalı köyündeki Hacı Efendi'nin müridi yapar. Burada ilk temel dini bilgilerini öğrenir.
El Ezherde Eğitimini Aldı.
1925 te şapka kanunu çıkınca H.Üzeyir efendi bunu kabullenmez Hacı efendiden izin alarak Mısır'a gider orada EL-EZHER'de eğitim alır ve dört mezhepten icazet alır. 19 yıl Mısır, diplomasını aldıktan sonra Mekke'ye gidip yerleşmeye karar verir. 12 yıl 6 ay Hicazda kalarak, dini eğitim yanında geçimini sağlamak için uzun bir süre tenekecilik işini yapar. Buradan da  Hacı Üzeyir Efendi artık memleketine dönmeye karar verir. Daha 1956 yılında Narince'ye gelip yerleşir. Evlenir ve 3 çocuğu olur ama eşi erken vefat eder. Bir daha evlenir ve ondan da 1 çocuğu olur.

Kahta'ya resmi vaiz olarak ataması yapılan Hacı Üzeyir Efendi, Kahta'ya yerleşir. Arapça'yı kendi anadilinden daha iyi konuşuyordu. İslami vaaz ve sohbetler verirken genelde halk dilinden Kürtçe yapardı
Halk arasında yerleşen yanlış ziyaret anlayışına dikkat çekerek bu yanlış bilgileri halka anlatmıştır. Ziyaretlere gidip kurban kesmek caiz olmadığını belirmiştir. Kurban sadece Allah için kesilmeli ve  bu kurbanın eti de fakirlere dağıtılmalıdır. Dilek sadece tek ve herşeye kadir olan Allah'a yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Türbelere gittiğinizde onlara Fatiha okuyunuz. Sadece Allah'a dua edin ve kesinlikle ölüleri aracı etmeyin.
Sağlık konularında bazı bilgilere vakıf olan Hacı Üzeyir Efendi, ilaçları kendi elleri ile yaparak hiç bir maddi karşılık beklemeden halka hizmet etmiştir.
Yerel güçlerin baskısına boyun eğmeyen onurlu bir şahsiyet.
Hacı Üzeyir Efendi Kahta'ya resmi vaiz olarak ataması yapıldıktan sonra Kahta'ya yerleşir.
İmam Tahir (Karaman), Çobanlı (Qıraş) köyüne imam olarak atanması için Hacı Üzeyir Efendi'nin resmi onayı gerekiyordu. İmam Tahir (Karaman), Hacı Üzeyir Efendi, tarafından dinlenir ve imtihan edilir. Fakat imamlık için donanımlı biri olmadığını ve daha yetersiz olduğu kanısına varır. Dolayısıyla ataması olmaz. Bunun üzerine Tahir Hoca, o zamanın Belediye Başkanı olan Ali Avni Turanlı'yı devreye sokarak baskılar yapar. Tahir hoca aynı zamanda Turanlı ailesini eniştesidir. Hacı Üzeyir Efendi'ye baskı yaparlar ama O, "Gerekirse Narince'ye gidip çobanlık yaparım" der ve yerel güçlerin baskısına boyun eğmez. Narince'ye tekrar yerleşir. Tahir Hoca'nın ataması ise daha sonra yapılır.

Hacı Üzeyir Efendi 1997 yılında ve 94 yaşında vefat etmiştir. Kabri Narince mezarlığındadır. Kabri ile ilgili olarak: ''Benim mezarımdan kimse toprak götürmesin, türbemi yüksek ve ihtişamlı yapmasınlar, diğer türbeler gibi olsun"  ifadelerinde bulunduğu için kendi kabri de sade bir şekilde yapılmıştır.
 
 
 
  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr